Etiket: Tedavi

  • Profesyonel Araştırma: Wall Street Alnylam Pharmaceuticals’ı araştırıyor

    Profesyonel Araştırma: Wall Street Alnylam Pharmaceuticals’ı araştırıyor

    Yakında InvestingPro abonelerine özel olarak sunulacak olan bu ProResearch makalesi ile Wall Street’in uzman görüşlerini keşfedin . S&P 500’den %700’e kadar daha iyi performans gösteren stratejileri içeren en yeni ürünümüz ProPicks ile yatırım stratejinizi geliştirin. Bu Siber Pazartesi, %60 ‘a varan indirimin yanı sıra ilk 500 hızlı aboneye özelresearch23 koduyla 2 yıllık abonelikte ekstra %10 indirim den yararlanın. Bunun gibi değerli içeriklere sürekli erişim sağlamak için InvestingPro ile yatırım oyununuzu hızlandırın.

    Biyofarmasötik alanında Alnylam Pharmaceuticals, ciddi hastalıkların tedavisi için RNA interferans (RNAi) terapötiklerine olan bağlılığıyla ilgi çeken bir şirket olarak öne çıkıyor. NASDAQ:ALNY olarak işlem gören şirketin hisseleri, şirketin beklentileri, performansı ve potansiyeli hakkında zengin bilgiler sağlayan çeşitli analistlerin merceği altında.

    Ürün Segmentleri ve Klinik Çalışmalar

    Alnylam, nadir hastalıklar için FDA/EMA onaylı ilaçları ve geliştirilmekte olan birkaç umut verici adayı içeren bir portföye sahiptir. En çok konuşulan ürünlerden biri, hipertansiyonu tedavi etmeyi amaçlayan zilebesiran. Analistler, sistolik kan basıncında önemli düşüşler gösteren Faz II KARDIA-1 çalışmasından elde edilen olumlu sonuçları vurguladılar. Zilebesiran’ın standart hipertansiyon ilaçlarıyla birlikte inceleneceği Faz II KARDIA-2 verilerinin 2024’ün ilk yarısında açıklanması bekleniyor. Ayrıca, daha yüksek riskli hastaları hedefleyen KARDIA-3 çalışmasının da 2024 ortalarında yapılması planlanıyor.

    Bir diğer kritik odak noktası, kardiyomiyopatili ATTR amiloidozunda AMVUTTRA için HELIOS-B Faz 3 çalışmasıdır ve 2024’ün başlarında üst düzey veriler beklenmektedir. Şirketin Roche ile önemli bir ön ödeme ve potansiyel kilometre taşları içeren stratejik ortaklığı, Alnylam’ın teknolojisine ve boru hattına olan güvenin altını daha da çizmektedir.

    Finansal Sağlık

    Mali açıdan Alnylam, operasyonlarını ve araştırma girişimlerini destekleyen 2,51 milyar dolar olarak tahmin edilen güçlü bir proforma nakit pozisyonuna sahiptir. Bununla birlikte şirket, yatırımcıların göz önünde bulundurması gereken 1,02 milyar dolarlık önemli bir borç yükü de taşımaktadır.

    Rekabet Ortamı ve Pazar Eğilimleri

    Biyofarmasötik sektörü, benzer hastalıkların tedavisinde pazar payı için yarışan çok sayıda şirketle son derece rekabetçidir. Alnylam’ın RNAi terapötiklerine odaklanma stratejisi, ciddi hastalıkları ele almak için benzersiz bir yaklaşım sunarak onu rekabetten ayırıyor. Şirketin Roche ile yaptığı gibi ortaklık anlaşmalarını güvence altına alma becerisi, finansal destek sağlamakta ve teknolojisini daha da geçerli kılmaktadır.

    Düzenleyici Ortam ve Riskler

    Düzenleyici ortam, ilaç sektöründeki tüm şirketlerde olduğu gibi Alnylam için de doğal riskler oluşturmaktadır. Klinik çalışmalar ve onay süreçleri öngörülemez olabilir ve herhangi bir aksaklık şirketin görünümünü önemli ölçüde etkileyebilir. ATTR-CM’de Onpattro için yakın zamanda alınan Tam Yanıt Mektubu (CRL) belirsizlik yaratmış olsa da, şirket HELIOS-B deneme sonuçlarına güvenmeye devam etmektedir.

    Yönetim ve Strateji

    Alnylam’ın yönetimi, değer katan ortaklıklara girerek ve yakın vadeli katalizörlerle bir boru hattını koruyarak stratejik zekasını göstermiştir. Şirketin 13 Aralık’ta düzenleyeceği Ar-Ge gününde karaciğer dışı RNAi programlarını sergilemesi ve gelecekteki yönü hakkında daha fazla bilgi vermesi bekleniyor.

    Analistlerin Hedefleri

    • Barclays Capital Inc: Overweight notu ve 236,00 USD fiyat hedefi (10 Ekim 2023 itibarıyla).
    • BMO Capital Markets Corp: Outperform notu ve 234,00 ABD Doları fiyat hedefi (11 Ekim 2023 itibarıyla).
    • RBC Capital Markets: Outperform notu ve $235,00 fiyat hedefi (11 Ekim 2023 itibarıyla).
    • Piper Sandler: Overweight notu ve $210,00 fiyat hedefi (30 Kasım 2023 itibarıyla).
    • H.C. Wainwright & Co: Satın alma derecesi ve 395,00 $ fiyat hedefi (6 Kasım 2023 itibarıyla).

    Ayı Vakası

    Alnylam Pharmaceuticals önemli ruhsatlandırma riskleriyle karşı karşıya mı?

    Alnylam için ruhsatlandırma ortamı, ATTR-CM’de Onpattro için son CRL ile vurgulanan zorlu bir ortam sunmaktadır. Olumlu bir Danışma Komitesi oylamasına ve sağlam bir güvenlik profiline rağmen bu beklenmedik ruhsatlandırma engeli, şirketin yakın vadeli beklentilerine gölge düşürdü. FDA’nın katı standartları ve denemelerdeki klinik anlamlılığın yüksek ölçütü, gelecekteki ürün onaylarını etkileyebilecek bir öngörülemezlik unsuru ortaya çıkarmaktadır.

    Rekabet ortamının Alnylam’ın büyümesi üzerindeki etkileri nelerdir?

    Alnylam, çok sayıda oyuncunun benzer koşullar için tedavi geliştirdiği rekabetçi bir sektörde faaliyet göstermektedir. Rekabet sadece diğer RNAi terapötiklerinden değil, aynı zamanda Alnylam’ın pazar payı ve fiyatlandırma gücüne zorluk çıkarabilecek geleneksel tedavilerden de kaynaklanmaktadır. Şirket ürünlerini ticarileştirme yolunda ilerledikçe, biyofarmasötik endüstrisinin dinamik yapısı stratejik konumunu ve uyum yeteneğini test etmeye devam edecektir.

    Boğa Vakası

    Yaklaşan klinik çalışmalar Alnylam Pharmaceuticals için büyümeyi katalize edebilir mi?

    Özellikle AMVUTTRA için HELIOS-B denemesinin merakla beklenen sonuçları ile şirketin boru hattı potansiyel ile dolup taşıyor. Bu denemeden elde edilecek olumlu veriler, önemli bir katalizör görevi görerek potansiyel olarak hisse senedinin performansını artırabilir ve şirketin pazardaki konumunu güçlendirebilir. Analistler, denemenin tasarımı ve başarı olasılığını artırabilecek stratejik ayarlamalar konusunda iyimser.

    Alnylam’ın Roche ile ortaklığı teknolojisini nasıl doğruluyor?

    Alnylam’ın Roche ile önemli bir ön ödeme ve potansiyel kilometre taşları içeren stratejik ortaklığı, RNAi teknolojisinin güçlü bir onayıdır. Bu işbirliği sadece finansal destek sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Alnylam’ın araştırma ve geliştirme çabalarının güvenilirliğini de artırıyor. Bu tür ortaklıklar, yenilikçi tedavilerin pazara sunulmasında çok önemlidir ve yatırımcıların şirketin uzun vadeli potansiyeline olan güvenini önemli ölçüde artırabilir.

    SWOT Analizi

    Güçlü yönler:

    • FDA/EMA onaylı birkaç ilaç ile sağlam RNAi terapötik boru hattı.
    • Roche gibi endüstri devleri ile stratejik ortaklıklar.
    • Araştırma ve geliştirmeyi finanse etmek için sağlam nakit pozisyonu.

    Zayıflıklar:

    • 1,02 milyar dolarlık önemli borç yükü.
    • Onpattro için son CRL ile vurgulanan düzenleyici riskler.
    • Biyofarmasötik sektöründe benzer tedaviler için rekabet.

    Fırsatlar:

    • Hisse senedi değerini olumlu etkileyebilecek yaklaşan klinik veri açıklamaları.
    • Başarılı deneme sonuçları ile potansiyel pazar genişlemesi.

    Tehditler:

    • Ruhsatlandırma onay sürecindeki belirsizlikler.
    • Biyofarmasötik endüstrisindeki yoğun rekabet ve fiyatlandırma baskıları.

    Bu analiz için kullanılan zaman dilimi Eylül ile Kasım 2023 arasını kapsamaktadır.

    InvestingPro Insights

    Biyofarmasötik sektörünün önemli oyuncularından biri olan Alnylam Pharmaceuticals, son on iki ayda %79,37’lik bir oranla kayda değer bir gelir artışı göstermiştir. Gelir artışındaki bu hızlanma, şirketin RNAi terapötikler pazarındaki genişleyen varlığının bir göstergesidir ve ürün hattının potansiyelini yansıtmaktadır. InvestingPro Verilerinde belirtildiği üzere, şirketin hisse senedi de geçtiğimiz hafta %7,67’lik bir artışla önemli bir getiri elde etti ve bu da son gelişmelerin ardından yatırımcı güvenine işaret ediyor.

    Son on iki ayda kârlı olmamasına rağmen, Alnylam’ın finansal sağlığı, kısa vadeli yükümlülüklerini rahatça karşılayan likit varlıklarıyla güçlü olmaya devam ediyor. Bu finansal istikrar, şirket rekabetçi ve düzenleyici ortamlarda gezinirken kritik önem taşıyor. Ayrıca, InvestingPro Tips’e göre, altı analistin önümüzdeki dönem için kazançlarını yukarı yönlü revize etmesiyle, Alnylam’ın yakın gelecekteki performansı hakkında iyimser bir hava var.

    InvestingPro aboneleri, yatırım kararlarını daha fazla bilgilendirebilecek ek içgörülere ve ölçümlere özel erişime sahiptir. Şu anda Alnylam Pharmaceuticals için 9 InvestingPro İpucu daha mevcut ve bunlar abonelik yoluyla ayrıntılı olarak incelenebilir. Özel Siber Pazartesi indirimi ile yatırımcılar artık %60’a varan indirimden yararlanabilir ve research23 kupon kodunu kullanarak 2 yıllık InvestingPro+ aboneliğinde ekstra %10 indirim alabilirler.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Bakan Koca bizzat duyurdu! SMA’lı çocuklara umut olacak gelişme

    Bakan Koca bizzat duyurdu! SMA’lı çocuklara umut olacak gelişme

    SMA Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın başkanlığında toplandı. Toplantıda SMA taramalarının sonuçları, tedavisi devam eden hastaların tedavi süreçleri ve tedavi yöntemlerindeki son gelişmeler ele alındı.

    Bakan Koca, toplantının ardından yaptığı açıklamada SMA hastalığında iki ilacın tedavi rehberinde olduğunu söyledi. Bakan Koca, “SMA Bilim Kurulumuz toplandı. Evlilik öncesi ve yenidoğan taramaları önemli tedaviye erken başlanmasını sağladı. Bu sayede yükleme dozunu alanlar için 6 aylık sağ kalım %100. Artık iki ilaç tedavi rehberinde.” ifadelerini kullandı.

    “NUSİNERSEN TEDAVİSİNİ 1024 HASTA ÜCRETSİZ ALIYOR”

    Bakan Koca, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bilindiği üzere SMA kalıtsal, ilerleyici, kronik, nörolojik bir hastalıktır. 2016 yılına kadar dünyada bilinen bir tedavisi olmayan bu hastalık dolayısıyla hastalığın tip 1 formu görülen bebeklerin %90’ına yakınını 2 yaşına gelmeden kaybediyorduk. 2016 yılında Nusinersen etken maddeli ilacın dünyada uygulanmaya başlanmasından sonra bu bebekleri hayatta tutmak için bir imkan oluştu. Bu gelişmenin hemen akabinde ülkemizde pek çok dünya ülkesinde örnek olabilecek şekilde Nusinersen tedavisi tüm hastalarımıza ücretsiz olarak verilmeye başlandı. Şu anda 1024 hastamız bu tedaviyi ücretsiz olarak alıyor.

    “753 BİN 350 BEBEK SMA AÇISINDAN TARANDI”

    Zaman içerisinde bilimsel veriler bu tedavinin daha etkin olması için mümkün olan en erken zamanda uygulanmasının gerekli olduğunu gösterdi. Bunu sağlamak için yenidoğan döneminde hastalığın taranarak tedavinin mümkünse bulgular gelişmeden verilmesi önemlidir. Sağlık Bakanlığı olarak bilim kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda ülkemizin her köşesinde doğan tüm bebekleri kapsayacak şekilde Mayıs 2022’de SMA yeni doğan tarama programını başlattık. Bu kapsamda bugüne kadar 753.350 Bebek SMA açısından tarandı. Bu bebeklerden ilaç tedavisi alması gerektiği hekimlerince tespit edilenlere en kısa sürede tedavilerini ulaştırdık. Yenidoğan tarama programında tanı alarak Nusinersen tedavisinin yükleme dozu tamamlanan bebeklerimizde ilk 6 aylık süreçte sağ kalım oranımız %100 olarak gerçekleşti.

    “EVLİLİK ÖNCESİ TARAMA PROGRAMINI HAYATA GEÇİRDİK”

    SMA konusundaki bilimsel gelişmeler sadece tedavi ile kısıtlı kalmadı. Hastalığın önlenmesi konusunda da son 5 yılda önemli gelişmeler oldu. Bilim Kurulumuzla birlikte bu gelişmeleri titizlikle takip ettik ve dünyada çok az ülkenin yapabildiği evlilik öncesi tarama programını hayata geçirdik. Bu program hem yeni evlenecek çiftleri hem de istemeleri halinde bu uygulama başlamadan önce evlenen çiftleri kapsıyor. Bu taramada SMA taşıyıcılığı saptanan çiftlere genetik danışmanlık ve sağlıklı bebek sahibi olmalarını sağlayacak seçici gebelik uygulaması ücretsiz olarak sağlanıyor. Ülkemiz bunu dünyada yapabilen birkaç ülkeden biridir.

    “YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

    İlk ilaç tedavisinin hastalarımıza ulaştırılmasının ve verilerinin takip edilmesinin yanı sıra SMA’da kullanılmak üzere geliştirilen diğer ilaçlarla ilgili bilimsel gelişmeler de Bilim Kurulumuz vasıtasıyla yakından takip edilmektedir. Bu bağlamda Nusinersen ile birlikte Risdiplam etken maddeli ilaç ve Zolgensma isimli ilaçlarla ilgili tüm veriler de izlenmektedir.

    “İLAÇ RUHSATLANDIRILMASINDA SON AŞAMAYA GELİNDİ”

    Bu tedavilerin üçü de gen temelli tedavilerdir. Her üç tedavinin de birbirlerine üstünlüğü gösterilememiştir. Bunlardan Risdiplam etken maddeli ilacın ülkemize girmesi için gerekli yasal prosedürler ilgili firma tarafından tamamlanarak başvurusu yapılmıştır. Hastalarımıza solüsyon şeklinde oral yolla verme olanağı da sunacak bu ilaçla ilgili bilimsel veriler değerlendirilmiş, ilgili ilacın ruhsatlandırılması için son aşamaya gelinmiştir. Bilim kurulumuzca yapılan bugünkü toplantımızda ilacın ne şekilde hazırlanıp, hastalarımıza nasıl ulaştırılacağına kadar Sağlık Sistemimizin üzerine düşen tüm detaylar titizlikle değerlendirilmiştir. Bu ilaçla ilgili ruhsat sürecini önümüzdeki günlerde sonuçlandırmış olacağız. Bu ilacın etkinliği bilinen Nursinersen tedavisinin uygulanmasının güç olduğu hastalar için seçenek olarak sunulmasına karar verilmiştir. Ülke verileri arttıkça Bilim Kurulu tarafından uygulama esasları yeniden gözden geçirilecektir.

    “ZOLGENSMA TEDAVİSİNDE CİDDİ ÇEKİNCELER OLUŞMUŞTUR”

    Ayrıca hastalarımız için üçüncü seçenek olan Zolgensma tedavisi ile ilgili tüm bilimsel verileri ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Daha önce de ifade edildiği üzere, Bakanlığımız için esas olan Bilim Kurullarımızın değerlendirmesi ve hastalarımızın global aktörlerin vereceği zararlardan korunmasıdır. Bu anlamda adı geçen ilaçla ilgili gerek bilimsel veriler, gerekse hastalar üzerine uygulamalar konusunda ciddi çekinceler oluşmuştur. İlacın Amerika Birleşik Devletlerinde Ruhsatlandırılmasına esas teşkil eden deneyin sonuçlarında tutarsızlıklar görülerek bu verilerin yer aldığı bilimsel yayın çok prestijli bir bilimsel dergiden kaldırılmak zorunda kalmıştır.

    “YARDIM KAMPANYALARININ HİÇBİRİSİNE ONAY VERMİYORUZ”

    Etkisiz olduğu açıkça bilinen solunum cihazına bağımlı Tip1 ve bazı Tip 2 hastalar ile semptomları ilerlemiş çocuklara, ailelerinin hayalleri ile oynanması pahasına, yurt dışında bazı hekimler tarafından belli bazı ülkelerde ilaç uygulamaları yapılmaktadır. Bu noktada ülkemizde doğan her SMA’lı bebeğin etkinliği bilinen bir tedaviyi aldığını ve yapılan SMA yardım kampanyalarının hiçbirisine Sağlık Bakanlığı olarak onay vermediğimizin bilinmesini isteriz. Zolgensma tedavisinin semptomlu hastalara fayda göstermediği bilinmektedir. Ancak semptom gösteren, hatta cihaza bağlı ve tedaviden hiçbir fayda görmeyecek bu hastalar için dahi kampanyalar yapılmaktadır. Hatta onayımız dışında, bu tür kampanyalarla yurt dışına götürülerek Zolgensma tedavisi alan ve yarar görmeyince tekrar Nusinersen tedavisine devam etmek için Bakanlığımıza başvuru yapılan çok sayıda bebeğimiz mevcuttur.

    “BİLİM KURULUMUZ EN KISA SÜREDE DEĞERLENDİRMEYİ YAPACAK”

    Tüm bu tabloya rağmen hastalarımıza ek bir fayda sağlayabileceği ihtimalini gözardı etmemek için ilgili firma yetkilileri ile Ülkemize ilacın girişi için yasal bir başvuruları olmamasına rağmen görüşülmüş ve bilimsel kanıtları temin edilerek Bilim Kurulumuza bu veriler yeniden sunulmuştur. Bilim kurulumuzca yapılan değerlendirmede Zolgensma isimli ilaçla tedavinin diğer tedavilere üstünlüğünü gösteren karşılaştırmalı bir bilimsel çalışmanın halen bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca Avrupa İlaç Ajansı Zolgensma tedavisinde ortaya çıkan yan etkiler nedeniyle 12 aydan büyük çocuklara yakın zamanda kısıtlama getirmiştir. Bu durum Bilim Kurulumuz tarafından yakından takip edilmektedir. Ancak, Zolgensma isimli ilacın 0-6 hafta yenidoğan taramasından gelen semptomu olmayan SMA Tip 1 bebekler üzerinde diğer ilaçlara benzer etkinliği olduğunu gösteren son 5 ay içerisinde yayınlanan çalışmalar bulunmaktadır. Yeni bir inceleme yapılması için ilgili firmadan gerçek yaşam verileri talep edilerek yeni bir değerlendirme yapılmasının uygun olacağı düşünülmüştür. SMA Bilim Kurulumuz en kısa sürede bu değerlendirmeyi yapacaktır.

    “UMUDUN SUİSTİMALİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    SMA tedavisinde dünyada kullanılan üç ilaçtan Nursinersen ülkemizde ruhsatlandırılmış, Risdiplam ruhsat müracaatını yapmış ve son aşamaya gelmiştir. Zolgensma ise ruhsatlandırmaya esas hiçbir girişimde bulunmamıştır. Tedavinin izlenebilir ve güvenli uygulaması açısından ruhsatlandırma son derece önemlidir. SMA hastalarımız ve aileleri için gerçekçi beklentilere dayalı sağlık hizmeti ve bakımını, standart bakım kurallarına uyarak en üst düzeyde sürdürmeyi hedefliyoruz. Özellikle belirtmek isteriz ki, umudun suistimaline şimdiye kadar izin vermediğimiz gibi bundan sonra da izin vermeyeceğiz. Ailelerimizin umudunun ticari amaçlara alet edilmesine rıza göstermeyeceğiz. Daha önce çocuklarımızın denek olarak kullanılmasına izin vermeyeceğimizi beyan etmiştik. Bu konumumuzu koruduğumuzun bilinmesini isteriz. Ancak bilimsel kanıtla etkinliği ispat edilmiş her tedavi için ise gereken kolaylığı sağlamaya hazırız.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Muğla Büyükşehir Hasta ve Hasta Yakınlarını Misafir Ediyor

    Muğla Büyükşehir Hasta ve Hasta Yakınlarını Misafir Ediyor

    Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne tetkik ve tedavi için gelen ve bu tedavileri birkaç gün sürecek gereksinim sahibi hasta ve hasta yakınlarını konuk ediyor.

    Muğla’nın 13 ilçesinden vilayet merkezi Menteşe’de bulunan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne tetkik ve tedavi için gelen ve tedavileri birkaç gün sürecek gereksinim sahibi hasta ve hasta yakınları Büyükşehir Belediyesi tarafından mutabakatlı otellerde konuk ediliyor.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir günden daha fazla tedavi göreceğini belgeleyen hasta ve hasta yakınları Muğla Büyükşehir Belediyesi 444 48 01 Davet Merkezi üzerinden Sıhhat Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne başvurabiliyor. Sıhhat kuruluşunda tedavi gördüğünü beyan eden bireyler tedavileri mühletince Büyükşehir Belediyesi’nin mutabakatlı olduğu otellerde konuk ediliyor. Konaklama hizmetinden yararlanan vatandaşlar otelin tüm hizmetlerinden de yararlanabiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Her 4 Kadından 1 ‘inde Görülen Miyomlar Hakkında Merak Edilenler

    Her 4 Kadından 1 ‘inde Görülen Miyomlar Hakkında Merak Edilenler

    Bayanlarda epey sık görülen miyomlar, bir öteki ismiyle halk ortasında “iyi huylu tümör” olarak da isimlendirilirler. Miyomlar, asıl olarak bayanların doğurganlık periyodunda rahim bölgesinde meydana gelen olağanın dışındaki dokulara verilen isimdir. Şiddetli ağrı, adet düzensizlikleri, sık idrara çıkma gibi belirtilerle kendini gösterebilen rahim içi miyomlar, kısırlıktan rahmin alınmasına kadar farklı sonuçlara neden olabilmektedir. Bayan hastalıkları ortasında en sık cerrahi operasyonlar ile tedavisi yapılan miyomlar günümüzde kapalı ameliyatlar ile bayan hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından başarılı bir formda tedavi edilebilmektedir. 

    Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Bayan Hastalıkları ve Doğum kısmından, Dr. Ört. Üyesi Kübra Bağcı ‘miyomlar hakkında merak edilenleri’ cevapladı

    1.Miyom nedir?

    Miyomlar halk ortasında ‘ur’ olarak bilinen rahmin kas katmanından gelişen güzel huylu tümörlerdir. 18-45 ortasındaki her dört bayandan birinde görülmektedir. 

    2.Miyomlar daha çok kimlerde görülür?

    Miyomlarda genetik yatkınlık mevcuttur; annesinde yahut kız kardeşinde myom saptanan bayanlarda görülme ihtimali daha yüksektir. Beden kitle indeksi yüksek bayanlarda, birinci adetini erken yaşta görenlerde ve hiç doğum yapmamış bayanlarda daha sık görülmektedir. 

    3.Miyomun belirtileri nelerdir?

    Çoğu hastada rastgele bir şikayet yoktur ve rutin muayene sırasında saptanırlar.  Miyomun oluşturacağı semptom miyomun rahimdeki yerleşim yerine ve boyutlarına bağlıdır.  Sıklıkla kasık ağrısı, sık ve çok adet kanamaları, anemi yani kansızlıkla kendini göstermektedir. Bunun yanı sıra şayet miyom oluşturduğu bası ile komşu organları etkilemişse sık idrara çıkma, idrar kaçırma yahut kabızlığa neden olabilirler. Cinsel bağlantı sırasında ağrı oluşturması ise çiftlerin cinsel ömrünü değerli ölçüde etkilemektedir.

    4.Miyomlar kısırlık yapar mı?

    Rahim içinde yerleşim gösteren miyomlar, rahim iç duvarını bozarak kısırlığa, tekrarlayan düşüklere sebep olurlar. Miyomu olan bir bayan hamile kalmışsa gebelik sırasında miyom büyüyebilir, bebekte gelişim geriliği ve erken doğum riski görülebilir.

    5.Miyomlar kansere dönüşür mü?

    Miyomlar uygun huylu tümörler olsa da 1000’de 2 ile 5 ortasında kansere dönüşme ihtimali vardır. Hastanın yaşı arttıkça kansere dönüşme ihtimali de artar. Ameliyat edilmeyen miyomlar 3 ile 6 ay aralıklarla yapılacak denetimlerle takibe alınmalıdır.

    6.Hangi testlerle miyom tanısı konulur?

    Muayene sırasında ultrason ile miyom tanısı konulabilmektedir. Bazen miyomun yerleşim yerini ve boyutlarını tam olarak kıymetlendirmek için MR görüntüleme yapılması gerekir.

    7.Miyomlar nasıl tedavi edilir? 

    Miyomu besleyen damarların kapatılması, kanama, ağrı üzere semptomları hafifletilmesi yahut miyom boyutlarının küçülmesini sağlayacak ilaç tedavileri olsa da miyomların en kesin tedavisi ameliyattır. 

    8.Miyom ameliyatı sırasında rahmi korumak mümkün müdür?

    Miyomların tedavisi için iki tıp ameliyat yapılır. Birinci seçenek rahim korunarak miyomların çıkartılması ikinci seçenek ise rahmin alınmasıdır. Hangi ameliyat tipinin seçileceği hastanın yaşı, çocuk istemi yahut çocuk sayısı üzere parametrelere nazaran değişmektedir. Hastalar, ferdî olarak değerlendirildikten sonra tedavi seçenekleri belirlenmelidir.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Migren botoksu ile kronik baş ağrılarından kurtulmak mümkün

    Migren botoksu ile kronik baş ağrılarından kurtulmak mümkün

    Kronik baş ağrılarının hastaların ömür kalitesini bozarak günlük hayat aktivitelerini etkilediğini ve şahısların toplumsal ömürden çekilmelerine neden olduğunu belirten Medical Park Gebze Hastanesi Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. His Özer, “Bu durum vakitle psikiyatrik semptomların gelişmesine de neden olur. Migren botoksu ile bireylerin ağrı sıklığı, şiddeti azalmakta ve hastalar daha çok toplumsal ömürde kalabilmektedirler. Bunun yanı sıra, bu tedavi ile baş ağrısı için alınan ağrı kesici tedaviler azalacağı için buna bağlı gelişebilecek sistemik yan tesirler de ortadan kalkacaktır” dedi.

    Migren botoksunun ne olduğundan bahseden Medical Park Gebze Hastanesi Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. His Özer, “Botoks olarak bilinen botulinum toksin enjeksiyonu, kronik migren baş ağrısı olan kişilerde ağrı iletiminde rol oynayan kimyasalların tesirini engelleyerek santral hudut sisteminin ağrı hassaslığını azaltan ve buna bağlı olarak baş ağrılarında azalmaya neden olan bir tedavi yöntemidir” diye konuştu.

    KRONİK BAŞ AĞRILARINA ÂLÂ GELEBİLİR

    Migren botoksunun avantajlarına değinen Uzm. Dr. Özer, “Kronik baş ağrıları hastaların hayat kalitesini bozarak günlük ömür aktivitelerini etkilemekte ve şahısların toplumsal hayattan çekilmelerine neden olmaktadır. Bu durum vakitle psikiyatrik semptomların gelişmesine de neden olur. Migren botoksu ile şahısların ağrı sıklığı, şiddeti azalmakta ve hastalar daha çok toplumsal hayatta kalabilmektedirler. Bunun yanı sıra, bu tedavi ile baş ağrısı için alınan ağrı kesici tedaviler azalacağı için buna bağlı gelişebilecek sistemik yan tesirler de ortadan kalkacaktır” formunda konuştu.

    GEBELER VE EMZİREN ANNELERE UYGULANMAZ

    Migren botoksun, kronik baş ağrısı olan baş ağrısı nedeniyle günlük hayat aktiviteleri bozulan 18 yaş üzeri bireylere uygulanabileceğini lisana getiren Uzm. Dr. Özer, “Gebeler, emziren anneler, kas kavşak hastalığı olan bireylere botoks tedavisi yapılmamaktadır” dedi.

    İĞNELERLE UYGULANAN BİR TEDAVİ

    İşlem hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Özer, “Botoks uygulaması baş ağrısına neden olan şakaklar, alın, uzunluğundaki muhakkak kaslar ve baş art kısmına küçük iğnelerle uygulanan bir tedavi yoludur. Standart tedavide 31 noktaya uygulama yapılır. Yapılacak doz hastanın semptomlarına nazaran tabip tarafından belirlenmektedir. Süreç mühleti uygulayıcı doktora nazaran değişmekle birlikte 15-30 dakika ortasında sürmektedir” sözlerini kullandı.

    ETKİSİ 10-14 GÜN CİVARINDA BAŞLAR

    Botoks tesirinin uygulama sonrası 10-14. günde başlamakta olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Özer, şu bilgileri paylaştı: 

    “Baş ağrısı tedavisinde kimi hastalarda aktiflik birinci doz sonrası başlarken kimi hastalarda 12 hafta sonra 2. dozun yapılması sonrasında aktifliğe karar vermek gerekebilir. Tedaviden yarar gören hastalarda aktif tedavi için birinci yıl 3 yahut 4 seans uygulanması önerilir. Sonraki süreçte hastanın gereksinimleri doğrultusunda 6 ay ya da daha uzun aralıklarla süreç tekrarlanabilir.”

    CİDDİ YAN TESİRLERİ YOKTUR

    Migren botoksunun önemli yan tesiri olmadığını tabir eden Uzm. Dr. Özer, “Uygulama sonrası enjeksiyon bölgesinde süreksiz ağrı kızarıklık, süreksiz sırt ve baş ağrısı görülebilir. Migren botoksu uygulamasının önemli yan tesirleri bulunmamaktadır. Uygulamanın konusunda uzman ve bu hususta tecrübeli hekimler tarafından yapılması önemlidir” diyerek kelamlarını noktaladı.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı