Gram Altın cephesinde son günlerde sıkışma dikkat çekiyor. Dün gün içinde yaşanan ataklara rağmen 800TL direncinin altında kapanan Altın’da kısa ve orta vadeli göstergelerde güç kayıpları dikkat çekiyor.
Bu yüzden önümüzdeki birkaç gün içinde her iki yönde de sert hareketlerin yaşandığı bir süreç görebiliriz. Bu nedene destek ve direnç seviyelerini yakından izlemek ve hızlı hareket edebilmek bu dönemde yararlı olacaktır.
DESTEK: 777 / 747 / 705
DİRENÇ: 795 / 813 / 830
Bu yüzden önümüzdeki birkaç gün içinde her iki yönde de sert hareketlerin yaşandığı bir süreç görebiliriz.
Bu nedene destek ve direnç seviyelerini yakından izlemek ve hızlı hareket edebilmek bu dönemde yararlı olacaktır.
Gram altında geçtiğimiz haftanın son işlem gününde özellikle kurda yaşanan hareketler gram altında etkili olmaya devam edecektir. Ons fiyatında yaşanan sınırlı hareketlerin gram altında 800₺ psikolojik sınırını zorladığını görüyoruz.
Bugün küresel anlamda veri akışı zayıf. Bu nedenle kurda yaşanan fiyat hareketleri gram altın için de belirleyici olacaktır.
Şimdilik 800 TL seviyesi üzerinde tutunması önemli.
Piyasalarda yaşanan dalgalanma ve yüksek volatilite sonucunda dolar kuru Türk Lirası karşısında %3 civarında değer kazandı. Bu da altın fiyatlarını doğal olarak yükseltti. Merkez Bankasının dolar kuruna doğrudan olarak müdahalesi sonucu kurlar bir miktar dengelendi. Sabah zikrettiğim 815 ara direnç noktası üzerinde dört saatlik kapanışlar gerçekleşirse sonraki psikolojik eşik olan 850 seviyesi yeniden gündeme gelebilir.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak yetkili kurumlarca kişiye özel sunulmaktadır.
Altın fiyatları son zamanlarda yeniden hareketlendi. Bunun sonucu olarak yatırımcıların zihninde Mayıs ayında altın fiyatları hakkında sorular belirmeye başladı.
Dünyayı etkisi altına alan pandemik korona virüs salgınından ötürü dünya piyasaları çok da sağlıklı işlemiyor. Geçen sene salgının ilk dalgasında ortaya çıkan fiyat hareketleri neredeyse tüm ekonomilerin istikrarını dinamitlemişti. Bunun sonucu olarak yatırımcılar için kadim bir güvenli liman olan altın hatırı sayılır bir miktarda değerlenmişti. Salgına karşı başlayan çalışmalar ve yapılan açıklamaların ardından bir miktar gerileyen altın fiyatı Mayıs ayı başı itibari ile tekrar bir ivme yakalamış görünüyor.
Geçen haftayı 485₺ ve 1830$ seviyelerinde kapatan değerli metal şu saatlerde Asya piyasalarında ilk verilere göre 486₺ ve 1835$ civarında fiyatlanıyor.
Peki bu hareketleri grafik üzerinde incelediğimiz zaman mayıs ayında altın fiyatları ne olur sorusuna nasıl bir cevap bulabiliriz? Yazının başında da belirttiğim üzere altın fiyatı uzunca bir süre kayda değer hareketler yerine küçük kanal hareketlerinde bulundu. Bir süre 400-420₺ civarında seyreden hareketlerini Nisan ayında bir miktar yukarı taşısa da önemli bir psikolojik eşik olan +480₺ bandına bir türlü yerleşemedi.
Pandeminin uzaması ve Hindistan gibi önemli talep piyasalarında yaşanan sıkıntılar sonucu Ons fiyatı, Türkiye’de kurulmaya çalışılan istikrar ortamının gecikmesi sonucu da Dolar kuru yükselmekte ve bu altın fiyatını iki taraflı beslemektedir.
Sözün özü; Ciddi bir gelişme olmadığı ve Türkiye tarafından da kayda değer bir müdahale oluşmadığı takdirde Altın fiyatı için yarın gündüz paylaşacağım direnç noktaları bu hafta sonuna kadar ciddi bir baskı yaşama potansiyeli taşımaktadır.
Yasal Uyarı
Burada paylaşılan bütün yorumlar teknik analiz amacı taşımaktadır ve kesinlikle yatırım tavsiyesi ve yatırım danışmanlığı niteliği taşımamaktadır. Yatırım kararlarınız tümüyle sizi bağlamaktadır. Aksi durumda kuyumcularindunyasi.com hiçbir surette sorumluluk kabul etmeyecektir.
Yeni bir yazıya başlarken herkese selamlarımı ve sevgilerimi sunuyorum. Bu yazımda sizlere vitrin kuyumculuğu ustalık belgesi başvuru tecrübemi paylaşacağım.
Bildiğiniz üzere Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan “Kuyum Ticareti Yönetmeliği” şartlarından biri de “Yetki belgesi” zorunluluğu. Bu belgeyi almak için ustalık belgesi olan en az bir kişinin istihdamı şartı neredeyse tüm kuyumcularda “ustalık belgesi nasıl alınır” merakı oluştu.
Geçtiğimiz cuma günü kısa adı MEM olan Mesleki eğitim merkezlerinden birine başvurumu gerçekleştirdim. Bu başvuru esnasında bazı hususları ilk defa öğrendim. Bu hususları madde madde aşağıda paylaşıyorum.
Ustalık belgesinden önce kalfalık belgesi alma zorunluluğu var. Bu sebeple hemen ustalık belgesine başvuramıyorsunuz. Önce kalfalık belgesi için başvurup kalfalık sınavına girmemiz gerekiyor.
Kalfalık belgesi için tecrübe aranmıyor, meslekte iştigal eden bir firmada bir günlük dahi olsa sigortalı çalışan olmanız yetiyor. Halihazırda sigortalı çalışan olmasanız bile geçmişteki çalışma dökümünü alıp kaç gün olursa olsun bir kuyumcuda çalıştığınızı belgelemeniz gerekiyor.
Kalfalık ve ustalık sınavları yılda 4 kere yapılıyor. Kalfalık belgesini alan kişi bir sonraki adım olan ustalık belgesi için sınava başvurabiliyor.
Ancak ustalık belgesi için iş biraz değişiyor. Ustalık için sektörde 5 yıl (1800 gün) hizmet vermiş olmanız gerekiyor.
Bu 1800 gün için SGK hizmet dökümünüze bakılıyor.
Bu dökümde meslek kodu olarak kuyum ticaretinin işaretli olması gerekiyor.
Bu şartları yerine getirenler sınava girip, sınav sonucuna göre ustalık belgesi alabiliyor.
Benim tecrübe ettiğim kadarıyla süreç bu şekilde yürüyor. Benim SGK dökümümde meslek kodu görülmediği için SGK merkezine gidip bir yazı aldım. Bu yazı için Mesleki eğitim merkezi resmi bir yazışma mektubu yazıp bana verdi ve ben bu resmi mektuba istinaden sgk dökümü alabildim. Sanırım bu belgenin adı izli hizmet dökümüydü.
Bir sonraki yazımda sınavlarda çıkan sorularla ilgili bir makale yazıp sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.
Uzun bir ara olduğunun farkındayım ama maalesef Covid-19 belası yüzünden alışkanlıklarımız ve çalışma tarzımız çok değişti. Bir anda bütün dünyanın düzenini alt üst eden bu pandemik hastalığın bir an önce yok olmasını dileyerek altın takılarda işçilik nedir başlıklı yazıma başlıyorum.
Değerli dostlar biz mağazalarımızda ürün satarken bu kavramı çok sık kullanıyoruz. İşçilik nedir, altın takılarda alınan işçilik hangi anlama gelir biraz da teknik bir konu ve bu teknik detayların da izaha muhtaç olduğunu hissettiğim için bu yazıyı kaleme alıyorum.
Kısaca İşçilik altın veya başka bir değerli madenin takı halini alırken emek sarf eden üretim ve satış elemanlarının bütününün emeğinin karşılığıdır. Bu üretim aşaması altının külçe halinden önce başlar ve kuyumcu vitrinlerinden sizlerin kullanımına sunulur.
Üretim aşaması
Altın veya değerli bir takının üretim aşamasını sıralayacak olursak
Tasarım
Tasarımcıların özel programlar kullanarak çizdikleri çok boyutlu çalışmalardır.
Kalıp
Sektöre özel programlar kullanılarak hazırlanan çok boyutlu tasarımların kalıbının çıkarılma aşamasıdır. Bu kalıplar çoğunlukla özel bir mum kullanılarak çıkarılır.
Döküm
Özel kalıplara önceden belirlenen saflıkta sıvı hale getirilmiş altın dökülür.
Sadekâr
Kalıp sonrasında oluşan fazlalıkları törpüleyen, ürünü son formuna getiren ustalara sektörde sâdekâr denir. Bu uzmanlar büyük titizlikle bir takının son haline gelmesini sağlarlar.
Mıhlama
Taşlı ürünlerde bu taşların ürüne monte edilmesine mıhlama denmektedir.
Cila ve İstim
Bir ürünün kullanılabilecek son hali ise cila ve istimden sonra otaya çıkar. Kuyumcu vitrinlerinde gördüğünüz o ışıl ışıl takıların parlaklığı cilacı ustaların maharetli ellerine borçludur.
Üretim aşamasından sonra
Üretim aşamasından sonra bir de bu ürünlerin dağıtımını yapan büyüklü küçüklü firmalar ürünlerin kuyumcu vitrinlerine ulaşmasını sağlar. Üretimden son kullanıma kadar ciddi bir emek ürünü olan altın takıların, işçilik farkları işte böyle ortaya çıkar. Sattığınız zaman zarar ediyorsunuz deyimini kullanmayı sevmiyorum; daha çok zevk işi bir takıyı bir süre kullandıktan sonra bile önemli bir değer elde edebiliyorsunuz.
Bir üründe ne kadar işçilik alınır?
Geldik herkesin merak ettiği bir sorunun cevabına. Değerli dostlar hemen bütün tüketim ürünlerinde olduğu gibi değerli madenlerle veya taşlarla yapılmış ürünlerin de standart bir işçiliği olamaz. Basit bir anlatımla özel bakım gerektiren sebzelerin dahi aynı türden sıradan üretimle elde edilmiş sebzelerden daha farklı fiyatlara satıldığı malumunuzdur. Bazı takılar da yukarıda zikrettiğimiz aşamalarının büyük bölümü makinalarca tamamlandığı gibi bazılarında ise büyük kısmı el emeği ile sizlere ulaşıyor ve haliyle işçilikleri farklı olabiliyor.
Umarım faydalı bir yazı olmuştur, saygılarımı sunuyorum.
Bu sitenin adına bakarak sadece kuyumculara yönelik yayın yapan bir portal olduğunu sanmayın, burası tüm İnternet kullanıcıları için kuyumculuk sektörüne ve altın piyasasına dair tüm merak edilenlere ışık tutmak için açıldı. Kuyumcuların Dünyası ailesinde yer almaktan dolayı mutluyum. Bundan böyle haftada 2 yazı ile sizinle birlikte olmaya çalışacağım. Bu yazılarda bazen sizlere pratik bilgiler verecek, bazen ekonomik ve finansal veriler üzerinden tahminlerde bulunacak bazen de gündeme dair yorumlar yazacağım. Madem bu ilk yazım ben de sizlere ilk yazımda çok merak edilen bir sorunun cevabını vermeye çalışayım.
İşçiliksiz bilezik var mıdır? Varsa bunlar hangileridir?
Şunu açık yüreklilikle söylemem gerekir ki takılarda “sıfır işçilik” diye bir durum söz konusu değildir. Size altının eritilerek çeşitli formlarda ulaşan bütün takıların ve hatta devlet tarafından üretilen sarrafiye dediğimiz tasarruf altınlarının tamamında belli bir işçilik vardır. Takdir edersiniz ki bu takılar kendiliğinden ortaya çıkmıyor illa ki bir zanaatkar, usta, çalışan tarafından üretiliyor. Tabi hemen de üzülmeyin işçiliksiz ürün yok derken işçiliği çok düşük ürün de yok demedik. Hem takı olarak kullanabileceğiniz hem de tasarruflarınız için koruyucu olabilecek onlarca uygun işçilikli bilezik modeli var ve bu modeller kuyumculuk sektöründe işçiliksiz diye adlandırılır ki bu modeller çok düşük işçilik oranları sayesinde bu tanımlamayı gerçekten hak ediyorlar. Şöyle ki altının gram fiyatının 350 liraları dahi aşan günümüzde bu bileziklerin işçilik oranı gramda bazen 5 liralara denk gelmektedir.
Bugün piyasada işçiliksiz diye satılan çoğunluğu makine üretimi, az çaba ve personel gerektiren, üretim aşamaları çok uzun olmayan takılar mevcut. Özellikle sürekli değişen altın fiyatları göz önüne alındığında bunlara ödenen işçilik yok denecek kadar az bir tutara denk geliyor. Kuyumculuk sektöründe çok düşük işçiliğinden ötürü işçiliksiz adı ile bilinen ve bu nam ile satılan bilezikler ile ilgili semtinizdeki kuyumculardan bilgi alabilirsiniz ama biz yine de kısaca değinelim;
İşçiliksiz bilezikler hangileri
Burma bilezik bunların en çok bilineni. Yöreye göre adı ve tipi değişse de kısaca 22 ayar altından üretilen, üzerinde herhangi bir toka veya kelepçe bulunmayan, direkt bilekten geçen, tellerin burulması neticesinde imal edilen bileziklere en yaygın adıyla Adana burması deniyor. Bu bileziğe üç telli, iki telli, Erzurum, Antep, burgu ve benzeri isimler de verilebiliyor. Ben aşağıda birkaç örnek paylaşayım:
Üçlü burma
İkili burma
Noktalı Üçlü Burma
Tabi işçiliksiz olarak niteleyeceğimiz bilezikler bu modellerle sınırlı değil. Özellikle son yıllarda kuyumculuk sektöründe üretim teknolojileri çok gelişmiş ve daha kolay üretilen bileziklerin modelleri epeyce çoğalmıştır. Sayfalara sığmayacak kadar çok olan bu modeller ile ilgili müşterisi olduğunuz meslektaşlarımızdan bilgi alabilirsiniz.
Bu yazının size faydalı olduğunu umuyor, sorularınız için aşağıda bulunan yorum alanını kullanabileceğinizi hatırlatmak istiyorum.