Blog

  • Kayıp inekten sahibine büyük sürpriz! Olaya vali de kayıtsız kalamadı

    Kayıp inekten sahibine büyük sürpriz! Olaya vali de kayıtsız kalamadı

    Jandarma Komutanlığı ekipleri, Doğanca köyünde bir gebe ineğin kaybolduğu ihbarını değerlendirerek, bölgede arama çalışması başlattı. Ekipler yaklaşık 3 saatlik arama sonucunda ineği ormanlık alanda buzağılamış halde gördü. İnek ve buzağısı bölgeden alınarak ağıla götürüldü.

    VALİ DE DUYARSIZ KALAMADI

    Kırklareli Valisi Birol Ekici, Twitter hesabından jandarma personelinin buzağıyı severken çekilen fotoğrafı ile “Jandarmamız vatandaşımızın kaybolduğu için gelmediğini zannettiği ineğini yeni doğmuş buzağısıyla birlikte buldu. Çok şükür yavrumuzu soğuk havada bırakmadık.” paylaşımında bulundu.

    İşte Vali Ekici’nin o paylaşımı;

    Kaynak: AA / Güncel
  • Son Dakika! Bakan Dönmez: Elektrik ve doğal gaza mart ayında indirim olabilir

    Son Dakika! Bakan Dönmez: Elektrik ve doğal gaza mart ayında indirim olabilir

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, ‘Enerjide Türkiye Yüzyılı Zirvesi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “KARADENİZ’DE 33 ÜNİTE DENİZ TABANINA İNDİRİLDİ”

    Karadeniz gazının şu anki yaklaşık rezerviyle Türkiye’nin 30 yıllık ihtiyacını karşılayacağını, yeni keşiflerle birlikte sürenin daha da uzayacağını söyleyen Bakan Dönmez, “Karadeniz’de deniz tabanına yerleştirilecek toplam 42 ünitenin 33’ünü deniz tabanına indirdik. Denizden gelecek gazı karada işleyecek Doğal Gaz İşleme Tesisimizin inşaatını da yüzde 90’ını tamamladık. Tesisin devreye alınması için gerekli fonksiyon testlerine de aşama aşama başlıyoruz.

    “FİYATLARDAKİ DÜŞÜŞ SEYREDERSE MART AYINDA İNDİRİM OLABİLİR”

    İnşallah bu müjdelerin devamı geldikçe ve dünyadaki fiyat oynaklığı azalmaya başladıkça bunları indirim olarak vatandaşlarımıza da yansıtacağız. Fiyatlardaki düşüş seyrederse elektrik ve doğal gazda mart ayı içerisinde bir indirim olabilir. Üçüncü FSRU gemimiz de gelecek. İnşallah bir hafta içinde ülkemizde olacak” diye konuştu.

    Bakan Dönmez’in açıklamalarından satır başları şu şekilde;

    “İnsanoğlu kimi zaman geçmişini muhasebe eder. Doğrularını, yanlışlarını masaya yatırır. Kimi zaman pişmanlıklar, kimi zaman da “iyi ki yapmışım” dediği zamanlar olur. Aslına bakarsanız devletlerin, milletlerin kaderleri de bundan çok farklı değil. Sistemler, düzenler, devletler hiçbir zaman doğru bir hat üzerinde ilerlemiyor. İnişler, çıkışlar, krizler, zirveler sürekli bir değişim halindeyiz. Böylesi bir hercümerçte bizleri güvenli limana ulaştıracak iki şey var. Bir, size gideceğiniz yolu gösterecek bir yol haritanız. İki, sizin önünüzü açacak, sizi yeni ufuklara taşıyacak bir liderin varlığı.

    “TÜRKİYE’Yİ GÜVENLİ LİMANA TAŞIYACAK YOL HARİTAMIZ BELLİ”

    Hamdolsun, Türkiye bugün ikisine de sahip. Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi kararlılığı ve vizyonu ile Türkiye’nin kangren olan pek çok meselesi çözüme kavuştu. Türkiye, hızlı karar alabilen, dinamik ve kendini sürekli güncelleyebilen bir yapıya kavuştu. Türkiye’yi güvenli limana taşıyacak yol haritamız da belli: Türkiye Yüzyılı. Türkiye Yüzyılı, geleceğin Türkiye’sinin vizyon belgesidir. Büyük ve Güçlü Türkiye’nin kızılelmasıdır. Çocuklarımıza, gençlerimize miras bırakacağımız müreffeh Türkiye’nin ayak sesleridir. Geçmişimize kilit vuranlara, ipotek altına alanlara inat, geleceğimizin, gelecek yüzyılımızın başarı anahtarıdır.

    “YÜZYILIN ENERJİSİ İLE YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ”

    Bu büyük hedeflere bizleri taşıyacak ana unsur ise enerjidir. Enerjinin büyük oranda yerli kaynaklar, yerli teknoloji ve yerli insan kaynağıyla üretimi olmazsa olmazımız. 6 yıl önce Milli Enerji ve Maden Politikamızı açıklarken güçlü bir niyet beyanında bulunmuştuk. Bugün geldiğimiz noktada açıkladığımız strateji belgesindeki pek çok hususu hayata geçirdiğimizi görüyoruz. Şimdi ise artık Yüzyılın Enerjisi ile yeni bir sayfa açıyoruz.

    Karadeniz gazı, nükleer enerji, doğal gaz depolama, LNG, FSRU tesisleri, gaz merkezi, yenilebilir enerji, nadir toprak elementleri, bor ve diğer madenlerde uç ürün üretimi gibi her bir konu aslında bugünün ya da yarının meselesi değil, gelecek 50 yılın, 100 yılın meselesi. Nükleer enerji diyoruz mesela kullanım ömrü 60 + 20 yıl. Konvansiyonel santrallerin yanı sıra SMR’ları yani küçük ve orta ölçekli nükleer santralleri de gündemimize aldık. Arkadaşlarımız şu an yönetmelik üzerine çalışıyorlar. Tabi bu santrallerin nispeten maliyetleri daha düşük, inşa süreçleri daha hızlı. Mobilitelerinin olması tabi ki ihtiyaç duyulan yerde hızlı bir şekilde inşa edilmelerini de kolaylaştırıyor.

    “YENİ KEŞİFLERLE İNŞALLAH BU SÜRE DAHA DA UZAYACAK”

    Karadeniz gazı şu anki rezerviyle 30 yıllık ihtiyacımızı karşılayacak büyüklükte. Yeni keşiflerle inşallah bu süre daha da uzayacak. Doğal gaz iletim, dağıtım, depolama işleri en az 50 yıla hatta daha fazlasına tekabül ediyor. Yenilenebilir enerji hakeza her bir tesisin en az 30-35 yıllık kullanım ömrü var. Bizler işte bu anlayıştan yola çıkarak Türkiye Yüzyılı’nın enerjisini gelecek yüzyıla taşıyacak vizyonun adına Yüzyılın Enerjisi dedik. Hani tarihimizden ilham alarak bir benzetme yapacak olursak, enerji, çınar ağacı gibidir. Kalkınmanın, üretimin sırtını yasladığı güçlü bir yapısı vardır. Kökleri en derindedir ama dallarıyla büyük bir alanı kaplar. Ömrü de oldukça uzundur. Enerji yatırımlarımızın da mantığı budur. Kısa vadeli değil uzun vadeli düşünüyoruz. Tıpkı bir çınar gibi kökleri derinde ama yapraklarıyla geleceğe uzanıyoruz. Sağlam, sarsılmaz yapısıyla Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini, kalkınmasını sırtlıyoruz.

    “KARADENİZ GAZININ İLK FAZI MART AYINDA DEVREYE GİRECEK”

    Türkiye Yüzyılı, enerjide bağımsızlığın yüzyılı olacak. Bunun için bütün plan ve programlarımızı hazırladık. İşte Karadeniz gazı… İnşallah ilk fazı Mart ayında devreye girecek. Tam kapasite üretimde inşallah gaz ihtiyacımızın dörtte birini buradan karşılayacağız. Bu ne demek? Türkiye’nin gaz ithalatının dörtte bir oranda azalması demek. Bu, Türkiye’nin gaz müzakeresi yaparken elinin daha güçlü olması demek. Gaz merkezi olma hedefine yürüyen Türkiye’nin piyasada daha fazla kaynak çeşitliliği oluşturması demek. Bu nedenle Türkiye’nin enerjide bağımsızlık hedefinin en önemli argümanlarından biri yerli gazımız. Biliyorsunuz doğal gazda dışa bağımlılık oranımız yüzde 95’lerin üzerinde. Karadeniz gazı bu yükü zaman içerisinde hafifletecek inşallah.

    “KARADENİZ GAZI, TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİN KENDİNİ KANITLADIĞI BİR ALAN OLDU”

    Karadeniz gazında deniz tabanının 2.200 metre altına boru yerleştirme işlemlerini geçtiğimiz yıl tamamlamıştık biliyorsunuz. Çalışmaların hangi zorlu ve teknolojik ekipmanlarla yapıldığının zihinlerde canlanması için şöyle ifade etmek istiyorum. Denizin 2.200 metre altı canlı yaşamının dahi olmadığı bir alan. Oradaki bütün iş ve işlemleri uzaktan kumandalı robotlarla, yazılımlarla, gelişmiş su altı kameralarıyla yapıyoruz. Üstelik şunu da büyük bir gururla ifade etmek istiyorum. Su altı robotundan kullandığımız yazılıma kadar ekipmanların büyük bir kısmı yerli teknoloji ürünü. Karadeniz gazı, Türk mühendisliğinin derin deniz sondajcılığında kendini kanıtladığı bir alan oldu. Biliyorsunuz Karadeniz’de bunlar açtığımız ilk kuyular değil. Daha önce uluslararası şirketlerle kiralama usulüyle çalışıyorduk.

    “KARADENİZ’DE DENİZ TABANINA YERLEŞTİRİLECEK TOPLAM 42 ÜNİTENİN 33’ÜNÜ DENİZ TABANINA İNDİRİDİK”

    Şimdi ise büyük oranda kendi imkânlarımızla faaliyet gösteriyoruz. Bu da bize ne sağlıyor? Hareket kabiliyeti esnekliği sağlıyor. Daha önceki faaliyetlerimizin takvimlendirmesini şirketlerin uygunluk durumuna göre yapıyorduk. Ama şimdi öyle değil. Arkadaşlarımız verileri okuyor, işaretliyor, analiz ediyor, diyorlar ki şu bölgeye yoğunlaşacağız. Hızlı bir iş takvimi oluşturuyoruz ve o bölgede arama ya da sondajlarımıza başlıyoruz. Karadeniz gazını örnek alırsak enerji bağımsızlığımıza önce yerli ekipman, yerli teknoloji ve yerli insan kaynağıyla başladık. Bu gelişmeler beraberinde kaynak bağımsızlığını getirdi. Karadeniz’de deniz tabanına yerleştirilecek toplam 42 ünitenin 33’ünü deniz tabanına indiridik. Bu ekipmanların en önemlilerinden biri olan toplama ve dağıtım haznesi, Peçenek ve Çepni adını verdik onlara, bu ekipmanları deniz tabanına başarıyla indirdik. Derin deniz ana kordon hattını deniz tabanına döşemiştik. Ocak ayı başlarında da nihai etütlerine başladık.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez.

    “FATİH SONDAJ GEMİMİZ TÜRKALİ-11 KUYUSUNDAKİ SONDAJINI TAMAMLADI”

    Denizden gelecek gazı karada işleyecek Doğal Gaz İşleme Tesisimizin inşasının da yüzde 90’ını tamamladık. Tesisin devreye alınması için gerekli fonksiyon testlerine de aşama aşama başladık. Yine ocak ayında deniz tabanındaki montaj çalışmaları tamamlanarak, orada da ilk test çalışmalarına başladık. Fatih Sondaj Gemimiz Türkali-11 kuyusundaki sondajını tamamladı. Böylece Faz-1 için gereken bütün kuyuların sondajını tamamlamış olduk. Yavuz, Türkali- 5 kuyusunda üst tamamlama, Kanuni de Türkali-10 kuyusunda yakın zamanda alt tamamlama operasyonlarını bitirecek. Çaycuma-1 kuyusundaki keşfin ardından o bölgede de yeni sondaj çalışmalarımız olacak. Bölgeye komşu benzer yapıdaki diğer jeolojik sahalarda yapacağız bu sondajları. Oralardan da inşallah milletimize yeni müjdeler vermeyi umut ediyoruz.

    “MÜJDELER DEVAM ETTİKÇE İNDİRİM OLARAK VATANDAŞLARIMIZA DA YANSITACAĞIZ”

    İnşallah bu müjdelerin devamı geldikçe ve dünyadaki fiyat oynaklığı azalmaya başladıkça bunları indirim olarak vatandaşlarımıza da yansıtacağız. Geçtiğimiz hafta sanayinin kullandığı doğal gaza yüzde 13,10; elektrik amaçlı doğal gazda da yüzde 16,67 oranında indirim yaptık. 2022 Kasım’dan bu yana sanayinin kullandığı doğal gazda toplam yüzde 24,5 ila yüzde 38 oranında bir indirim oldu. Bu durumun tabi önce üretim maliyetlerinde ve en niayetinde de enflasyonda da bir düşüşe yol açmasını bekliyoruz.

    “FİYATLARDAKİ DÜŞÜŞ SEYREDERSE MART AYI İÇERİSİNDE BİR İNDİRİM OLABİLİR”

    Bir diğer indirimde elektrikten geldi biliyorsunuz. Serbest piyasadaki elektrik tavan fiyatını 2021 Aralık’ta 4.800 TL/MWh’den 4.200 TL/MWh’ye indirmiştik biliyorsunuz. Geçtiğimiz hafta da yeni bir düzenlemeyle tavan fiyatını 4.200 TL’MWh’den 3650 L’MWh’ye düşürdük. Böylece serbest piyasadan elektrik alan büyük sanayi kuruluşlarımızın maliyetlerinde %15’e kadar bir düşüş olacak. Fiyatlardaki düşüş seyrederse mart ayı içerisinde bir indirim olabilir.

    “ÜÇÜNCÜ FSRU GEMİMİZ DE GELECEK”

    Doğal gazla ilgili son zamanlarda sadece üretim değil FSRU ve doğal gaz ihracatı konularında da önemli gelişmeler yaşıyoruz. Üçüncü FSRU gemimiz de gelecek. İnşallah bu hafta sonu ülkemizde olacak. Gemimizi, Saros FSRU terminalimizde kullanmak üzere orada demirleyeceğiz. İnşallah, Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla Türkiye’nin yeni FSRU gemisini hizmete alacağız. Saros FSRU ile tüketimin yoğun olduğu Trakya bölgesine yeni bir giriş noktası daha kazandırmış olacağız. Daha da önemlisi, gaz ticaret merkezi hedefimiz doğrultusunda başta Balkanlar olmak üzere bölgesel gaz ticaretinde daha etkin bir oyuncu olacağız. Biliyorsunuz gaz ticareti merkezi için uzun süredir yoğun bir enerji diplomasisi yürütüyoruz. Son 1 yılda Avrupa’dan Orta Asya ve Körfez’e kadar 15 ülkeyi ziyaret ettik. Kaynak ülkelerin büyük bir kısmıyla görüşmeler yürüttük. Bunlardan bazıları daha önce gaz tedariki yaptığımız ülkelerdi. Bazılarıyla ise daha önce hiç gaz ticaretimiz olmamıştı. Bunların yanı sıra tüketim tarafında da bölgemizdeki ülkelerle de görüşmeler, müzakereler yürütmüştük. İlk adımı geçtiğimiz aylarda Bulgaristan ile attık. Bulgaristan ile 2035’e kadar sürecek yıllık yaklaşık 1,5 milyar metreküplük gaz tedarik anlaşması imzaladık. Bu kapasite Bulgaristan’ın yıllık gaz tüketiminin yaklaşık yüzde 30’una denk geliyor. 13 yıllık sürede Bulgaristan’a toplam 20 milyar metreküplük bir gaz akışı olacak. Bulgaristan’ın yanı sıra Kuzey Makedonya, Romanya ve Moldova ile de benzer süreçleri yürütüyoruz. Gerek gaz tedariki gerekse de ülkelerin iletim kapasitelerini artırmak için vereceğimiz mühendislik ve servis hizmetleri gibi pek çok hususu müzakere ettik. Görüşmelerimiz devam ediyor.

    “UMMAN İLE YENİ BİR GAZ ALIM ANLAŞMASI İMZALIYORUZ”

    Yeni yatırımlarla bölge ülkelerine çok kısa bir sürede 3 kata kadar doğal gaz tedariğinde artış potansiyelimiz var. Az önce de bahsettim bunun için yeni kaynak ülkelerle görüşmeler yaptık. Ve buradan ilk kez ilan edeceğim yeni bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu an BOTAŞ Genel Müdürümüz Umman’da. Umman ile yeni bir gaz alım anlaşması imzalıyoruz. Umman’dan yıllık 1,4 milyar metreküplük gaz tedarik edeceğiz ve anlaşmamız 10 yıl geçerli olacak. Daha sonra yine uygun şartlar oluşursa anlaşmayı uzatma imkânımız da var. Başta Avrupa olmak üzere dünyanın gaz tedariki sıkıntısı çektiği bir dönemde, Türkiye, gaz ticaret merkezi olmak için bütün adımları atıyor. 20 yılda doğal gaz alanında yerli gaz, doğal gaz depolama, LNG, FSRU, uluslararası boru hatları, organize toptan doğal gaz satış piyasası gibi bizi gaz ticaret merkezi yapacak yatırımları hayata geçirdik. Bir karşılaştırma yapacak olursak Türkiye gaz pazarı önümüzdeki dönem büyük bir süpermarket gibi çok farklı seçeneklerin yer aldığı bir yapıya kavuşacak.

    “HEDEFİMİZ REFERANS GAZ FİYATININ BELİRLENDİĞİ GAZ TİCARET MERKEZİ HALİNE GELMEK”

    Ticaret merkezinin mantığı olan çok oyunculu, çok kaynak girişli, çok kontrata ve yüksek bir hacme sahip piyasa varlığına ulaşacak. Doğal gazın üretilmesi, ithal edilmesi, ticaretinin yapılabilmesi ve ihraç edilebilmesi için yeterli altyapıya, teknik donanıma, mental yönetim felsefesine, uluslararası bilgi ve birikime sahibiz. Bundan sonraki hedefimiz üretici ve tüketici ülkeleri bir araya getirmek ve bölgesinde referans gaz fiyatının belirlendiği gaz ticaret merkezi haline gelmek. Bu kapsamda, İstanbul’da 14-15 Şubat tarihlerinde İstanbul Gas Summit düzenleyeceğiz. Orta Doğu, Akdeniz, Hazar ve Orta Asya’nın kaynak ülkeriyle, Avrupa’nın tüketici ülkelerini bir araya getireceğiz. Zirvemizin mottosunu yani sloganı da yine ilk kez buradan açıklıyorum, “Securing the Future Together” yani “Geleceği Birlikte Güven Altına Almak” olarak belirledik. Özellikle şu çalkantılı dönemde daha fazla güven ve iş birliğine vurgu yapmak için böyle bir sloganla yola çıktık. Türkiye olarak bizler bu konuda her zaman üzerimize düşeni yerine getirmeye hazırız.

    “İSTANBUL, ENERJİNİN DE BAŞKENTİ, YENİ MERKEZİ OLACAK”

    Zirvede Enerji Bakanlarının yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarının, özel sektörün ve uluslararası enerji örgütlerinin üst düzey temsilcilerini ağırlayacağız. Zirvede, küresel gelişmelerin enerji sektörüne etkilerini, arz-talepteki değişimleri, fiyatlandırmaları ve küresel arz güvenliği konularını ele alacağız. İstanbul, inşallah yeni dönemde önemli bir misyon daha üstlecek ve enerjinin de başkenti, yeni merkezi olacak. Zaten İstanbul’un tarihsel bir birikimi var. Şimdi bu birikimden daha güvenli bir gelecek inşa etmek adına faydalanacağız. Diğer yandan enerji iş birliğimizi daha fazla ülkeyle daha farklı konularda geliştirmek için Enerji Forumu mekanizmaları tesis ediyoruz. Azerbaycan ve Almanya ile bu mekanizmayı tesis ettik. Her bir toplantıda ülkelerimiz adına önemli çıktılar elde ettik. Bu mekanizmayı ABD ve Japonya ile de yakın zamanda işleteceğiz. Bu sene içerisinde inşallah her iki ülkeyle de ilk toplantıları yapmayı planlıyoruz.

  • Son Dakika! Sağlık Bakanı Koca: Temininde zorluk yaşanan bazı ilaçların üretimi artırıldı

    Son Dakika! Sağlık Bakanı Koca: Temininde zorluk yaşanan bazı ilaçların üretimi artırıldı

    Son zamanlarda gündeme gelen ilaç teminindeki sıkıntılar, Sağlık Bakanlığı’nı da harekete geçirdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, güzel haberi vererek yaşanan sıkıntının kısa sürede giderileceğini açıkladı.

    “KISA ZAMANDA PEK ÇOK İLAÇ PİYASAYA VERİLECEK”

    Koca’nın Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Temininde zorluk yaşanan bazı ilaçların üretimi artırıldı. Şu an mevsimsel hastalıklara bağlı talep artışı, dünyada hammadde üretimi kaynaklı sorunlar var. Kısa zaman zarfında eksikliği hissedilen antibiyotikler, çocuk şurupları dâhil olmak üzere, pek çok ilaç piyasaya verilecek.” ifadeleri yer aldı.

    “ECZANEDEN ALINAN RUHSATLI İLACIN SAHTE OLMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

    “Her bir ilaç kutusunun, onu diğer kutulardan ayıran bir kimlik numarası var.” diyen Koca şöyle devam etti: “Kutuyu, üretimden reçete edildiği hastaya kadar takip ediyoruz. Eczane raflarındaki tüm ruhsatlı ilaçlar bu İlaç Takip Sistemine kayıtlı. Eczaneden alınan ruhsatlı ilacın sahte olması söz konusu değil. Az sayıda hastaya özel olarak getirilen, başka ülkelerde ruhsatlı, Türkiye’de ruhsatı olmayan ilaçlar var. Bunlardan biri için ileri sürülen iddiaların gereği yapılmıştır. Kısa zamanda, bizde ruhsatlı olmayan ilaçların ülkeye girişinde İlaç Takip Sistemine kaydını sağlayacağız.

    “ŞUBAT AYINDA ÜRETİM MİKTARINI DAHA DA ARTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Çocukluk çağı enfeksiyonlarında kullanılan, temininde sıkıntı yaşanılan ŞURUP FORMLU ANTİBİYOTİKLERDEN 2022 Aralık ayında piyasaya 1,8 milyon kutu, bugün itibariyle Ocak 2023’te ise piyasaya 3,1 MİLYON KUTU arz edildi. Şubat ayında üretim miktarını daha da artırmaya çalışıyoruz.”

  • Şentürk: Emperyalizm adam sömürme yöntemidir

    Şentürk: Emperyalizm adam sömürme yöntemidir

    Büyükşehir, gazeteci-yazar Erem Şentürk’ü “Türkiye’nin Teknoloji Atılımı ve Sonuçları” söyleşisiyle Kılavuz Gençlik Akademi Lise öğrencileriyle buluşturdu

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen “Türkiye’nin Teknoloji Atağı ve Sonuçları” konulu söyleşide gazeteci-yazar Erem Şentürk, toplumda yapılan yanlışları kıymetlendirdi. Büyükşehir’in Çıpalı Konak Ereğli Millet Kıraathanesi’nde düzenlenen söyleşide bilhassa İslamiyet’in yanlış yorumlanması üzerine çarpıcı örnekler sunan Şentürk, liseli genç iştirakçiler tarafından ilgi gördü.

    BİR KUŞAĞI ÖTEKİ ÇOCUKLARLA KIYASLAYAMAK

    Anne ve babaların çocukları büyütme çağındaki yanlışlara değinen Şentürk, “Bu millet tarihini bilmiyorsa, kendi kavramlarını kullanmıyorsa, kendi hayatını kendi üzere yaşamıyorsa hayatta savrulur. Anne ve babalar bir kuşağı başka çocuklarla kıyaslayarak büyüttü. O çocuklar artık Amerika’ya, İngiltere’ye bakıp kendilerini kıyaslıyorlar. Zira aşağılık kompleksi oldular. Allah’ın her kulu özgündür. Her kul benzersizdir. Eşsiz ve yepyeni şeyler birbirleriyle kıyaslanamazlar. Bir Müslüman, iki insanı birbiriyle kıyaslayamaz. Allah isteği için, evlatlarınızı öteki çocuklarla kıyaslayarak büyütmeyin” dedi. 

    GEÇMİŞTEN BUGÜNE BÜTÜN VERİMSİZ NUMARALAR

    Gazeteci-Yazar Erem Şentürk, ayrıyeten geçmişten bugüne bütün verimsiz numaralarda çok kolay bir sebep olduğunu belirterek, “Seni verimsiz hale getirmek, kendinle hengame ettirmek, telaşla bütün hayatını ele geçirmek istendi. İki tane hal vardır. Birincisi ‘yaparım, sorunumu kapatırım’. İkincisi ‘yaparım satarım daha büyük bir şey yaparım’. Yani dünyada şu anda bildiğiniz dahi çocukların % 98’i yaparım satarım dedi. Evvel WhatsApp’ı yapar, Meta’ya Facebook’a satar ve yoluna devam eder. Yapmayı istemek verimli çalışmak, hakikaten odaklanmak, dikkat bozan ögelerden temizlenmek, rastgele bir duyguya bilhassa korku, tasa, kaygı üzere hislere teslim olmadan aklımızla yapacağız. Bu kadar kolay. Zira sizi birisi kullanmak istiyorsa ya olmadığınız halde övecektir ya da sizi kendinizle hengame ettirecektir. Bu Emperyalizmin adam sömürme yöntemidir” değerlendirmesinde bulundu.

    KILAVUZ GENÇLİKTEN ÇİZGİ SANATI TABLO

    Söyleyişi sonrası Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Lideri Şemsettin Yıldırım ve Gençlik Eğitim Şube Müdürü Cumhur Kadıoğlu, gazeteci-yazar Erem Şentürk’e Kılavuz Gençlik Akademi Lise öğrencilerin tarafından sanat atölyelerinde sınır sanatıyla hazırlanan tuğra motifli tablo takdim ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Kışın Cilt Kuruluğuna Karşı 10 Etkili Önlem!

    Kışın Cilt Kuruluğuna Karşı 10 Etkili Önlem!

    Kış aylarında bilhassa soğuk hava ve rüzgar cilt sıhhatimizi olumsuz etkiliyor. Ciltte kuruluk, bu mevsimde en sık görülen cilt meseleleri ortasında birinci sıralarda yer alıyor. Soğuk ve rüzgarlı hava cildimizin kollayıcı bariyerinde hasar oluşturuyor. Bunun sonucunda cildimizin su tutma kapasitesi azalıyor. Cildimizde oluşan sıvı kaybı nedeniyle de cildimiz kurumaya başlıyor. Ciltte kuruluk bedenin çabucak her bölgesinde görülse de, kış aylarında en sık soğuk havaya maruz kalan ellerde, yüz bölgesinde ve dudaklarda oluşuyor. Cildimiz kuruduğunda yaygın olarak pul pul dökülmeler, gerilme hissi ve kaşıntı üzere meseleler gelişerek hayat kalitemizi olumsuz etkiliyor. Tedbir alınmadığı takdirde ise kuruluğun artmasıyla birlikte ciltte geniş ve derin çatlaklar, egzama, enfeksiyon ve alerjik tepkiler üzere daha önemli tablolar ortaya çıkabiliyor! 

    Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, bu nedenle ciltte oluşan kuruluğun hafife alınmaması gerektiğini belirterek, “Kuru cilt tedavi edilmezse egzama gelişebildiği üzere, daha evvelden egzaması olan bireylerde de hastalık etkinleşiyor. Önemli kuruluklar cilt bariyerinin yıkılmasına neden olarak enfeksiyonlar için bir odak olabiliyor. Bunların yanı sıra alerjenler hasar görmüş olan cilt bariyerinden bedene çok daha rahat girerek alerjik tepkileri tetikleyebiliyor. Hasebiyle alınan tedbirlere karşın ciltte oluşan kuruluğun şiddeti artıyorsa, vakit kaybetmeden bir tabibe başvurmak büyük değer taşıyor” diyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, kış aylarında ciltte oluşan kuruluğa karşı almamız gereken tedbirleri anlattı; kıymetli teklifler ve ihtarlarda bulundu! 

    Günde 2 sefer nemlendirin

    Cilt kuruluğuna karşı nem esirgeyici tedbirler almanız ve cildinizi sık sık nemlendirmeniz büyük kıymet taşıyor. Nemlendirici eserleri günde 2 sefer ve banyodan çabucak sonra, cildinizin gözenekleri şimdi açık iken sürmeye itina gösterin. Üre, seramid yahut alfa hidroksi asit içeren nemlendirici eserleri ılık banyonun akabinde kullanabilirsiniz. Ayrıca kış mevsiminde cildi nemli tutan yağ oranı yüksek nemlendirici eserleri tercih edin. 

    Cildinizi sabunla temizlemeyin

    Cilt paklığında sabun kullanımından kaçının. Çünkü bu eserler cilde nem veren yağ katmanını ciltten uzaklaştırarak kuruluğun şiddetini artırabiliyorlar. Cildinizi kurutmayan, yani alkali olmayan temizleyici eserleri tercih edin. Yüzünüzü, ciltteki esirgeyici yağ katmanı azalacağı için günde iki defadan fazla yıkamaktan kaçının.  

    Çok sıcak suyla duş almayın

    Çok sıcak su ciltte kuruluğu arttırdığı için ılık suyla duş almayı alışkanlık edinin. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, “Ayrıca uzun müddetli ve sık banyo yapmayın. Günde en fazla bir kere duş almanız kâfi gelecektir. Duş alımından çabucak sonrasında cildinize uygulayacağınız nemlendiriciler de cilt kuruluğunu denetim altında tutmanızda yarar sağlayabiliyor.” diyor.

    Odanın nem oranına dikkat! 

    Hava kuruluğunu önlemek için odaların nem oranına dikkat edin. Böylelikle ciltte gelişen kuruluğun şiddetlenmesini engelleyebilirsiniz. Odalardaki nem oranının yüzde 50- 60 ortasında olması öneriliyor. Ayrıyeten sıcak ve soğuk hava da cilt kuruluğunu şiddetlendirdiği için oda sıcaklığını 21-25 derece ortasında tutmayı alışkanlık edinin. 

    Cilde ‘nefes aldıran’ kıyafetler giyin!

    Kış aylarında gerçek kıyafet seçimi cilt sıhhatimiz açısından da ehemmiyet taşıyor. Cildinizi soğuk ve rüzgardan korumak için bere, eldiven ve atkı takmayı ihmal etmeyin. Naylon şekli kumaşlar cildin nefes almasını önlüyor. Bu nedenle hava sirkülasyonunu sağlayan ve ter emen pamuklu kıyafetleri tercih edin, eldivenlerinizin içine de tekrar pamuklu eldivenler giyerek cildinizin nemini müdafaaya çalışın. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, cilt kuruluğuna karşı pamuklu giysiler giymenizin transepidermal su kaybını önlediğini belirterek, “Cildin bütünlüğünün korunmasında; cildin bariyer işlevi, terleme, yağ hücreleri ile enflamasyonun denetim altında tutulması kıymet taşıyor. Hasebiyle kış aylarında pamuklu kumaşlar üzere hava alabilen kumaşları tercih edin.” bilgisini veriyor.   

    Aşırı baharatlı besinler tüketmeyin

    Aşırı baharatlı besinler terlemeyi arttırarak ciltte kuruluk oluşturuyor. Bilhassa kırmızıbiber ile karabiber kaçınmanız gereken baharatlar ortasında birinci sıralarda yer alıyor. 

    Sıcak içeceklere dikkat!

    Kış aylarında içecekleri ekseriyetle sıcak tüketmeyi tercih ediyoruz. Lakin sıcak içeceklerin sinirsel yolaklar üzerinden cildin bariyer işlevini bozduğu ve iltihaplanmayı arttırdığı, bu tesirleri nedeniyle de ciltte kuruluğu şiddetlendirdiği düşünülüyor. 

    Çok dar kıyafetler giymeyin

    Şiddetli cilt kuruluğu probleminiz varsa çok dar kıyafetler giymeyin. Aksi halde sürtünmeden ötürü cilt kolay kolay hasarlanabiliyor. Bunun sonucunda enfeksiyon ve alerji tetiklenerek daha büyük meseleler gelişebiliyor.

    Bol bol su için

    Sağlıklı bir cilt yapısı için nem istikrarını sağlamak son derece kıymetli. “Dıştan nem kaybını önlemeye yönelik önlemlerimizin yanı sıra günlük gereksinimimiz olan su ölçüsünü tüketmeye itina göstermeliyiz” diyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, “Günlük tüketmeniz gereken su ölçüsünü; beden yükünüzü (kg) 33 ml ile çarparak basitçe hesaplayabilirsiniz. Mesela 60 kilo iseniz 1980 ml, yani yaklaşık 2 litre su tüketmeniz gerekiyor” diyor.

    Alkol ve kahveyi kısıtlayın

    Alkol, kahve ve çay diüretik tesirleri nedeniyle bedenden su atılımına yol açıyor. Ciltte kuruluğun artmaması için bu cins içecekleri hudutlu tüketmeli, çabucak akabinde kesinlikle bir bardak su içmeyi ihmal etmemelisiniz.  

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Toyota, ‘en çok satan’ araba üreticisi unvanını korudu

    Toyota, ‘en çok satan’ araba üreticisi unvanını korudu

    Toyota Motor Corp., tedarik zincirindeki aksamalara karşın 2022’de 10,5 milyon araç satarak 3. yılda da dünyanın en çok satış yapan araba üreticisi oldu. Şirket böylece, Alman otomotiv devi Volkswagen AG’ye karşı olan liderliğini de sürdürdü.

    Toyota’nın bağlı kuruluşları olan Daihatsu Motor Co. ve Hino Motors Ltd.’nin satışlarını da içeren küme satışları, yıl boyunca 10,5 milyon adede ulaşırken, zayıflayan global talebin ve teslimat müddetlerinin uzamasının şirketin en büyük sorunu olduğu kaydedildi.

    Müşterilerin belli modeller için aylarca beklediklerini belirten şirket, Nisan ayında başlayan mali yıl için bilhassa çipler olmak üzere kâfi kesim tedarik edememesi durumunda en son sevkiyatların yüzde 10 daha düşük olabileceği ikazını yaparak üretim maksadını 10,6 milyon araç olarak belirlemişti.

    S&P Küresel Mobility, Toyota’nın 2023’te Alman araba üreticisinin 7,99 milyon araç satışına karşı 10,4 milyon hafif araç satışıyla Volkswagen üzerindeki liderliğini muhafazaya devam edeceğini varsayım ediyor.

    Diğer taraftan araştırmacılar, Volkswagen satışlarının 2024’te toparlanacağını kestirim ederken, Toyota’nın on yılın sonunda yıllık hafif araç satışlarında 11 milyona ulaşacağını öngörüyor.

  • Trend Micro’dan 5G çağına yönelik yeni bir siber güvenlik oluşumu

    Trend Micro’dan 5G çağına yönelik yeni bir siber güvenlik oluşumu

    CTOne, kullanımı her geçen gün daha da artan 5G ağlarında üstün müdafaa sağlıyor ve siber güvenliği problemsiz hale getiriyor.

    Siber güvenlik alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Trend Micro, 5G ağlarını daha inançlı hale getirmeyi amaçlayan yeni alt kuruluşu CTOne’ı hayata geçirdi. Entellektüel yapısını ve liderliği Trend Micro’dan devralan ve bağımsız bir işletme olarak faaliyetlerini yürütecek olan küme, şirketin en son kuluçka projesi olarak öne çıkıyor.

    Trend Micro’nun otuz yılı aşkın bir müddettir ağ altyapısı siber güvenlik teknolojilerinde ön saflarda yer aldığını belirten Trend Micro Türkiye Ülke Müdürü Hasan Gültekin, “5G ile birlikte gelen yeni özellikler ve uygulamalar yeni bir siber güvenlik altyapısı gerektiriyor. Öngörülerimiz ve ağ teknolojilerine yönelik altı yılı aşkın özel araştırmalarımız sayesinde CTOne’ın 5G teknolojisinin kullanıldığı tüm alanlarda işletmeleri koruyacağından eminiz” dedi.

    İşletmelerin, özel 5G ağlarında ortaya çıkan tehditlerle daha tesirli bir formda uğraş edebilmeleri için sahip oldukları tüm kaynakları entegre etmeleri gerekiyor. CTOne, evvelce oluşturulan güvenlik ağı sayesinde dikey uygulama alanlarının dijital dayanıklılığını güçlendirirken özel 5G ağ ortamlarında kullanılan uygulamalara üst seviye güvenlik sağlıyor ve ağdan uç noktaya kadar kapsamlı muhafaza sunuyor.

    5G’nin işletmeler ortasında süratle yayılmasındaki en değerli etkenler ortasında düşük gecikme müddeti, daha fazla bant genişliği ve yüksek yoğunluk özellikleri yer alıyor. Grand View Research tarafından hazırlanan rapora* nazaran, dünya genelinde özel 5G ağlarının pazar büyüklüğü 2021 yılında 1,38 milyar dolara ulaşırken önümüzdeki yıl yüzde 49’luk bir büyüme oranıyla genişlemeye devam etmesi bekleniyor. Özel 5G ağları çoklukla en inançlı kablosuz irtibat standardı olarak kabul ediliyor. Fakat, yaygın olarak kullanılan Açık Radyo Erişimi (O-RAN) yapısı, bulut ağlarının yaygınlaşması, açık kaynaklı yazılımlar ve IoT aygıtlarının çeşitliliği nedeniyle 5G ortamı her zamankinden daha fazla siber tehditle karşı karşıya.

    CTOne CEO’su Jason Huang, “Bugün inançlı olması, yarın da inançlı olacağı manasına gelmez. İrtibat teknolojileri alanında büyük gelişmeler yaşanırken iş operasyonları daha da karmaşık risklere maruz kalıyor. CTOne, işletmelerin özel 5G ağlarını potansiyel siber taarruzlara karşı teminat altına almalarına ve yüksek kaliteli bir endüstriyel uygulama ekosistemi oluşturmalarına imkan tanıyor. Özel 5G ağlarının avantajlarını en üst seviyeye çıkarmak için kapsamlı güvenlik tahlilleri konusunda çeşitli iş birlikleri yapacağız” dedi.

    CTOne, özel 5G ağlarına yönelik uçtan uca güvenlik tahlillerinin yanı sıra işletmelerin ilgili teknolojileri kullanıma alırken karşılaşabilecekleri siber riskleri azaltmalarına yardımcı olmak için O-RAN ve uç nokta bilişim güvenlik tahlilleri de geliştiriyor.

    *Bileşene Nazaran (Donanım, Yazılım, Hizmetler), Frekansa Nazaran (6 GHz Altı, mmWave), Spektruma Nazaran, Dala Nazaran, Bölgeye ve Segmente Nazaran Özel 5G Ağları Pazar Büyüklüğü, Hissesi ve Eğilimler Tahlil Raporu, 2022 – 2030, Grand View Research

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Çankaya’da Şubat Ayı Sanatla Dolu

    Çankaya’da Şubat Ayı Sanatla Dolu

    Çankaya Belediyesi Şubat ayında da birbirinden farklı kültür ve sanat aktifliklerine mesken sahipliği yapacak. Stant, tiyatro, konser ve paneller ile Çankaya’da Şubat dopdolu.

    Ankara’nın kültür ve sanat hayatını zenginleştiren, birbirinden farklı aktiflikleri sanatseverlerle buluşturmaya devam eden Çankaya Belediyesi, Şubat ayında da birçok aktifliğe konut sahipliği yapıyor. Birinci olarak 2 Şubat’ta UNICEF Sanatkarı Kağan Güner’in 1986-2010 yılları ortasında ürettiği farklı alanlarda 80 yapıttan oluşan “Zaman Çemberi” Retrospektif Standı, Çankaya Belediyesi Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Yaşar Kemal Kültür Merkezi ise Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Tiyatroları’nın, Gözlerimi Kaparım Görevimi Yaparım, Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun, Gece Boyunca oyunlarına konut sahipliği yapacak.

    BARIŞ MANÇO YILMAZ GÜNEY SAHNESİ’NDE

    Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük sanatkarlardan olan Barış Manço, “Doludizgin Manço Project” aktifliği ile 4 Şubat saat 19.30’da Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde olacak. Ustalara Hürmet Barış Manço Anma Aktifliği olarak gerçekleşecek aktiflikte Altay Baysal vokalde, Savaş Hacıosmanoğlu gitarda, Levent Yıldız klavyede, Timuçin Kultaş saksafonda, Fazilet Örselli bas gitarda ve Özgür Baloğlu davulda müzik ziyafeti verecek.  

    7 KOCALI HÜRMÜZ

    Yine 4 Şubat’ta saat 20.00 de Türk Tiyatrosu’nun klasiklerinden “7 Kocalı Hürmüz” Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. 1800’lü yılların sonunda İstanbul Taşkasap’ta yaşayan Hürmüz’ün hayatı, renkli oyuncu takımıyla sanatseverlerle buluşacak.  

    18. ANKARA JAPON SİNEMALARI FESTİVALİ

    Japonya Büyükelçiliği iş birliğinde 18. Ankara Japon Sinemaları Şenliği, Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. 16-19 Şubat tarihlerinde düzenlenecek aktiflikte “Mentai-Pırırı – Şiddetli Lezzet”, “Öğretmen ve Sokak Kedisi”, “Takatsu Nehri”, “Başımın Belası Beslenme Çantam”, “Belle” ve “On-Gaku – Bizim Sesimiz” sinemaları Türkçe altyazılı olarak gösterimde olacak.

    TRABZON GÜNLERİ ÇANKAYA’DA

    Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi, 24-24 Şubat tarihleri ortasında Cumhuriyetin 100 yılında Her Tarafıyla Trabzon Günlerine de mesken sahipliği yapacak. Stantlar, konserler, söyleşişer, imza günleri, sinema gösterimleri üzere etkinliklerle Trabzon’un tarihi, kültürü, ticaret ve sanayii, tabiat ve turizm potansiyeli, kaybolmakta olan el sanatları ve yöresel halk oyunları ile tüm zenginlikleri tanıtılacak.

    Çankaya Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezleri Şubat ayı boyunca stant, tiyatro, konser, şenlik üzere birçok aktiflikle Ankaralılara dopdolu bir ay yaşatacak. Etkinlik takvimi ve ayrıntılarına /cankayaks Instagram, Twitter ve Facebook toplumsal medya hesapları ile kultursanat.cankaya.bel.tr  internet sitesinden erişilebilir.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Anahtar kaybı veya çalınması teminat altında mı?

    Anahtar kaybı veya çalınması teminat altında mı?

    Kasko poliçesinde ek teminatlara dikkat

    Araç anahtarının kaybolması, araç sahiplerinin başına gelebilecek en can sıkıcı durumlar ortasında yer alıyor. Sigortam.net, oto çilingir çağırmak, yeni anahtar yaptırmak üzere kaygıların yanı sıra aracın çalınması riskini de yaratan bu duruma karşı kasko teminatının kapsamını güzel bilmenin kıymetine işaret ediyor.

     

    Türkiye’nin başkan insurtech markası Sigortam.net, müşterilerine gereksinimlerine en uygun sigorta teklifleri sunmanın yanı sıra satış sonrası süreçte sunduğu danışmanlıkla poliçelerin kapsadığı haklar konusunda 7/24 dayanak sağlıyor. 

    Kasko ile aracını trafikte yaşanacak problemlere karşı garanti altına alan araç sahipleri, anahtar kaybı üzere durumların sigorta kapsamına girip girmediği konusunda soru işaretleri yaşayabiliyor. Kaskonun anahtar kaybı masraflarını karşılamasının ek teminatlar kapsamında yer aldığını söyleyen Sigortam.net CEO’su Bora Uludüz, “Aracın anahtarı ile çalınması ya da bu nedenle ziyan görmesi ile ilgili olarak 2006 yılında yapılan düzenlemeye nazaran bu ziyanlar ana teminatlar içinde değerlendirilmiyor lakin ek kontratta belirlenen haller sonucunda anahtarın ele geçirilmesi durumunda oluşan ziyan ve hasarlar poliçe teminat kapsamına alınıyor” dedi. 

    Bora Uludüz, kaskonun ek teminatlar kapsamında yer alan araç anahtarı garantisinin kapsamına ait de bilgi verdi. Buna nazaran, araç anahtarı garantisini kapsayan durumlar ortasında şunlar yer alıyor: 

    • Araba anahtarının kaybı yahut çalınması durumunun yanı sıra hırsızların kilit sistemini zorlarken verdiği hasarlar.
    • Araba anahtarlarının kapalı bir yerde bulunması ve bu yere sıkıntı ya da şiddet kullanılarak girilmesi. 
    • Araç anahtarının gasp yoluyla ele geçirilmesi sonucunda aracın çalınması ya da çalınmaya teşebbüs edilmesi. 

    Araç anahtarı teminatını kapsamayan durumlar ise şöyle: 

    • Araca ilişkin anahtarların araç üzerinde bırakılması sonucu hırsızlık yapılması yahut hırsızlığa teşebbüs ziyanları. 
    • Sigortalıyı resmi sıfat takınarak yahut itimat oluşturan hareketlerle yanıltarak araç anahtarlarının elde edilmesi sonucu meydana gelen ziyanlar. 
    • Güç ve şiddet kullanmaksızın araca ilişkin anahtarları ele geçirerek yapılan hırsızlık yahut hırsızlığa teşebbüs sonucu oluşan ziyanlar. 
    • Aracın emanet edilen şahıslarca çalınmaya teşebbüs edilmesi ya da çalınması sonucunda meydana gelen ziyanlar. 
    • Sigorta poliçesi sahibinin algılama yeteneğinin zayıflığından ya da içinde bulunduğu hal ve kurallardan yararlanarak sigortalı aracın anahtarlarının ele geçirilmesi.

    Araç anahtarı teminatının tam kapsamı ve bu durumda uygulanacak prosedürlerin sigorta şirketlerine nazaran farklılık gösterdiğine işaret eden Uludüz, “Hem kasko yaptırma kademesinde hem sonrasında yaşanabilecek hasar anlarında hakikat danışmanlığı almak çok değerli. Sigortam.net olarak Türkiye’nin önde gelen 23 sigorta şirketinin tekliflerini müşterilerimizin değerlendirmesine sunarak, gereksinimlerine en uygun seçeneği bulmalarına yardımcı oluyoruz. Hasar anlarında ise 7/24 kesintisiz hizmet veren Sigorta Dayanak çizgimiz ile en geç 3 saniye içinde aramalara cevap vererek, müşterilerimizin anahtar kayıpları da dahil olmak üzere tüm gereksinim duydukları anda yanlarında yer alıyoruz” diye konuştu. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Aquapark tamam, sıra çevre düzenlemesinde

    Aquapark tamam, sıra çevre düzenlemesinde

    Büyükşehir, Gölcük Değirmendere-Halıdere ortası kıyı alanında yaptığı çift kaydıraklı aquparkın montajını tamamladı

    Kent genelinde hayata geçirdiği etraf dostu hizmetlerle kişi başına düşen yeşil alan ölçüsünü artıran Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gölcük Değirmendere-Halıdere ortasında çalışmalarına devam ediyor. Projede çift kaydıraklı aquaparkın montajı bitti, etraf düzenlemesi devam ediyor. Park tamamlandığı bölgeye kıymet katacak.

    ÇİFT KAYDIRAKLI AQUAPARK KURULDU

    Gölcük Değirmendere-Halıdere ortası kıyı alanında Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları sürüyor. 37 bin m2 proje alanında bin 450 metretül kıyı yürüyüş yolu-bisiklet yolu yapıldı. Proje içerisinde yer alan aquaparkta ise sona gelindi. 2 adet spiral kaydıraklı aquapark ve düşme havuzu imalatı ile sprey action su oyun parkı montajları tamamlandı. Aquaprk alanında hizmet verecek olan 185 m2 alana sahip idari bina, lavabo ve soyunma odalarının bulunduğu yapının kaba inşaatı tamamlandı. Binanın ince işleri sürüyor.

    17 BİN M2’LİK ALAN KULLANIMA AÇILDI

    37 bin m2 toplam proje alanın yaklaşık 17 bin m2’si halkın kullanımına açıldı. Halıdere’den Değirmendere’ye gerçek yaklaşık bin metre yürüyüş yolu-bisiklet yolu ve peyzaj çalışmaları tamamlandı. Alan içerisinde 1 adet çocuk oyun kümesi, 1 adet fitness alanı, onarımı yapılan futbol alanı, futbol alanı idari binası ve kent donatımları vatandaşlar tarafından kullanılıyor.

    ÇEVRE DÜZENLEMESİ SÜRÜYOR

    Proje içerisinde ayrıyeten 45 araç kapasiteli açık otopark, 384 m² kapalı alana sahip restoran binası, 1 adet mescit binasında çalışmalar sürüyor. 384 m2 kapalı alana sahip olan restoran binası tamamlanma etabında. Mescit binası ve basketbol alanı vatandaşların kullanıma hazır hale getirildi. 20 bin m2 alanda elektrik ve sulama tesisatı çalışmaları %90 oranında tamamlandı. Bitkisel peyzaj çalışmaları devam ediyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı