Blog

  • Has Altın fiyatı tüm zamanların rekorunu kırdı

    Has Altın fiyatı tüm zamanların rekorunu kırdı

    Daha önce 16 Nisan’da 387.65 lira ile en yüksek kur rekorunu kıran altın has fiyatı Türkiye’de piyasaların kapalı olduğu bugün bilhassa ons cephesinde yaşanan yükselişlerden güç bularak 388.03 seviyesine kadar yükselerek tüm zamanların fiyat rekorunu kırdı.

    Peki Altın neden yükseliyor?

    Dünya piyasalarında yaşanan derin kriz ortamı, emtia fiyatlarında yaşanan şok düşüşler ve dünya üzerindeki tüm devlet paralarına karşı olan güven zayıflaması her devrin güvenli limanı olma başarısı göstermiş altın fiyatına yansıyor.

    23 Nisan tatilinden ötürü Türkiye’de piyasalar kapalı olsa da uluslararası gelişmelerden ötürü güvenli liman özelliğini pekiştiren ons fiyatının yükselmesi dolar fiyatının düşmesine rağmen Altın – TL kuruna ciddi bir etki sağladı ve altın fiyatları tüm zamanların rekoru olan 388 seviyelerine kadar yükseldi.

    Grafik: bigpara

    Altın daha fazla yükselir mi?

    Son aylara nazaran yüksek dolar kuru ve zaten tüm zamanların zirvesi rekorlarını ay içinde birkaç kere kıran ons (XAUUSD) fiyatlarından destek alan altın fiyatlarının nereye kadar yükseleceği bilinmez fakat bu ortamda en güçlü yatırım araçlarından biri olduğu muhakkak.

  • Serbest piyasada altının kapanış fiyatları (22.04.2020)

    Serbest piyasada altının kapanış fiyatları (22.04.2020)

    İstanbul serbest piyasada 24 ayar külçe altının gramı günü yüzde 1,99 artışla 384,70 liradan tamamladı.

    İstanbul’da, bugün kapanışta çeyrek altın 624,00 lira, Cumhuriyet altını 2.555,00 liradan satılırken, 24 ayar külçe altının gram fiyatı ise dünkü kapanışa göre yüzde 1,99 yükselişle 384,70 liradan işlem gördü.

    İstanbul serbest piyasada alınıp satılan altın türlerinin, önceki ve bugün itibarıyla kapanış fiyatları (TL) şöyle:

    SALI ÇARŞAMBA
    Alış Satış Alış Satış
    24 Ayar Külçe Altın(Gr.) 377,00 377,20 384,50 384,70
    Cumhuriyet Ata Lira 2.485,00 2.506,00 2.534,00 2.555,00
    22 Ayar Bilezik(Gr.) 344,00 348,00 351,00 355,00
    Lira(Tam) Ziynet 2.428,00 2.448,00 2.476,00 2.496,00
    Yarım Ziynet 1.214,00 1.224,00 1.238,00 1.248,00
    Çeyrek Ziynet 607,00 612,00 619,00 624,00
  • İşçiliksiz bilezikler hangileridir?

    İşçiliksiz bilezikler hangileridir?

    Merhaba,

    Bu sitenin adına bakarak sadece kuyumculara yönelik yayın yapan bir portal olduğunu sanmayın, burası tüm İnternet kullanıcıları için kuyumculuk sektörüne ve altın piyasasına dair tüm merak edilenlere ışık tutmak için açıldı. Kuyumcuların Dünyası ailesinde yer almaktan dolayı mutluyum. Bundan böyle haftada 2 yazı ile sizinle birlikte olmaya çalışacağım. Bu yazılarda bazen sizlere pratik bilgiler verecek, bazen ekonomik ve finansal veriler üzerinden tahminlerde bulunacak bazen de gündeme dair yorumlar yazacağım. Madem bu ilk yazım ben de sizlere ilk yazımda çok merak edilen bir sorunun cevabını vermeye çalışayım.

    İşçiliksiz bilezik var mıdır? Varsa bunlar hangileridir?

    Şunu açık yüreklilikle söylemem gerekir ki takılarda “sıfır işçilik” diye bir durum söz konusu değildir. Size altının eritilerek çeşitli formlarda ulaşan bütün takıların ve hatta devlet tarafından üretilen sarrafiye dediğimiz tasarruf altınlarının tamamında belli bir işçilik vardır. Takdir edersiniz ki bu takılar kendiliğinden ortaya çıkmıyor illa ki bir zanaatkar, usta, çalışan tarafından üretiliyor. Tabi hemen de üzülmeyin işçiliksiz ürün yok derken işçiliği çok düşük ürün de yok demedik. Hem takı olarak kullanabileceğiniz hem de tasarruflarınız için koruyucu olabilecek onlarca uygun işçilikli bilezik modeli var ve bu modeller kuyumculuk sektöründe işçiliksiz diye adlandırılır ki bu modeller çok düşük işçilik oranları sayesinde bu tanımlamayı gerçekten hak ediyorlar. Şöyle ki altının gram fiyatının 350 liraları dahi aşan günümüzde bu bileziklerin işçilik oranı gramda bazen 5 liralara denk gelmektedir.

    Bugün piyasada işçiliksiz diye satılan çoğunluğu makine üretimi, az çaba ve personel gerektiren, üretim aşamaları çok uzun olmayan takılar mevcut. Özellikle sürekli değişen altın fiyatları göz önüne alındığında bunlara ödenen işçilik yok denecek kadar az bir tutara denk geliyor. Kuyumculuk sektöründe çok düşük işçiliğinden ötürü işçiliksiz adı ile bilinen ve bu nam ile satılan bilezikler ile ilgili semtinizdeki kuyumculardan bilgi alabilirsiniz ama biz yine de kısaca değinelim;

    İşçiliksiz bilezikler hangileri

    Burma bilezik bunların en çok bilineni. Yöreye göre adı ve tipi değişse de kısaca 22 ayar altından üretilen, üzerinde herhangi bir toka veya kelepçe bulunmayan, direkt bilekten geçen, tellerin burulması neticesinde imal edilen bileziklere en yaygın adıyla Adana burması deniyor. Bu bileziğe üç telli, iki telli, Erzurum, Antep, burgu ve benzeri isimler de verilebiliyor. Ben aşağıda birkaç örnek paylaşayım:

    Tabi işçiliksiz olarak niteleyeceğimiz bilezikler bu modellerle sınırlı değil. Özellikle son yıllarda kuyumculuk sektöründe üretim teknolojileri çok gelişmiş ve daha kolay üretilen bileziklerin modelleri epeyce çoğalmıştır. Sayfalara sığmayacak kadar çok olan bu modeller ile ilgili müşterisi olduğunuz meslektaşlarımızdan bilgi alabilirsiniz.

    Bu yazının size faydalı olduğunu umuyor, sorularınız için aşağıda bulunan yorum alanını kullanabileceğinizi hatırlatmak istiyorum.

    Saygılarımla.

  • COVID – 19 Salgınında Kuyumcuların tedbirleri

    COVID – 19 Salgınında Kuyumcuların tedbirleri

    Covid-19 olarak adlandırılan yeni korona virüs salgını dünya genelinde bir pandemiye dönüştükten bir süre sonra ülkemizde de etkili olmaya başladı. Özellikle ilk günlerde yayılma hızını düşürmek adına resmi makamların vatandaşı evde kalmaya davet etmesi üzerine birçok ticari faaliyet alanında belli başlı yavaşlamalar yaşandı.

    Neden Covid 19 deniyor? Daha önce bilindiği şekli ile SARS ve MERS hastalığını yayan virüsün yeni bir tip korona virüs olduğu anlaşıldı. 2019’un sonlarına doğru Çin’in Wuhan eyaletinde ortaya çıktığı için adı fark edildiği yılın son iki rakamından ötürü COVID-19 oldu.

    Türkiye’nin en hareketli sektörlerinden biri olan kuyumculuk sektöründe de belli başlı korona virüs önlemleri alınmaya çalışılıyor. Özellikle sektörün Türkiye’deki kalbi sayılan İstanbul kapalıçarşı esnafı bir süre tümüyle kapalı kaldı. Kuyumculuk sektöründe alınan tedbirleri kısaca şöyle sıralayabiliriz;

    • Kimi illerde kuyumcular il hıfzıssıhha kurullarının aldığı kararlar neticesinde haftada 4 gün çalışıp 3 gün kapalı oluyor
    • Bazı illerde bağlı bulunan meslek odalarının kararları neticesinde bir süre kuyumcular tümüyle kepenk kapattı.
    • Mesai düzenlemesi yapıldı, günlük çalışma saatleri 10-11 saatten 6-7 saate düşürüldü.
    • Müşteri ile yakın temas kurulan sektörümüzde sosyal mesafe oluşturmak adına tedbirlere başvuruldu.
    • Mağazalara maskesiz müşteri kabul edilmedi, çalışanların maske, koruyucu siper gibi ihtiyaçları giderildi.

    Sosyal hareketi azaltma, pandeminin bulaşıcılığını sınırlamak adına ülkemizde hemen herkeste olduğu gibi kuyumculuk sektöründe de ciddi tedbirler alındı diyebiliriz.

    İşte yurdun bazı noktalarından kapalı mağaza manzaraları.

  • Kuyumcu ne demektir?

    Kuyumcu ne demektir?

    Kuyumcu kelimesi köken olarak kuyum kelimesinden türemiştir. Kuyum eski Türkçe kökenli bir kelime olup, koymak-dökmek-döküm gibi anlamlara gelir. Madenlerin eritilip bir kalıba dökülmesinden doğduğuna inanılmaktadır.

    Kuyumcu daha çok değerli metalleri işleyip, bir şekle sokup, kullanılabilir bir forma getirerek satan kişiye denir.

    Türk Dil Kurumu sözlüğünde kuyumculuk:

    Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci:
    “Kuyumcu vitrini önünde nadir bir zümrüdü seyrettiğim sırada yanıma sokulmuş…” – Hüseyin Cahit Yalçın

    TDV İslam Ansiklopedisinde Kuyumculuk:

    Türkçe kud-mak > kuy-mak “(maden) dökmek” kökünden (bk. Clauson, s. 596, 677) türeyen kuyumcu “dökümcü, dökmeci” ve kuyumculuk “dökümcülük, dökmecilik” anlamını taşımaktadır. Terim olarak yalnız kıymetli madenleri kapsamına alan kelime için bugün, “birtakım teknik bilgilerle el becerisi yanında zevkiselim ve yüksek bir estetik anlayışı gerektiren kıymetli maden ve taşlardan ziynet eşyası imal etme sanatı” tanımlaması yapılabilir. Devamı>>
  • Altın fiyatları rekor kırdı! 15 Nisan çeyrek ve gram altın fiyatları!

    Altın fiyatları rekor kırdı! 15 Nisan çeyrek ve gram altın fiyatları!

    15 Nisan 2020 Altın Fiyatları:
    TÜRÜ ALIŞ SATIŞ DEĞİŞİM
    HAS ALTIN 374,96 379,67 %1.37
    ONS 1.728,8 1.731,8 %0.31
    USD/KG 54.930 55.330 %0.91
    EUR/KG 49.980 50.430 %1.10
    14 AYAR 209,98 243,72 %16.20
    22 AYAR 339,34 352,46 %3.98
    YENİ ÇEYREK 607,40 621,90 %2.49
    ESKİ ÇEYREK 599,90 615,10 %2.64
    YENİ YARIM 1.211,10 1.243,40 %2.78
    ESKİ YARIM 1.199,90 1.226,30 %2.32
    YENİ TAM 2.422,20 2.483,10 %2.63
    ESKİ TAM 2.399,80 2.456,50 %2.48
    YENİ ATA 2.489,70 2.555,20 %2.74
    ESKİ ATA 2.482,20 2.536,20 %2.29
    YENİ ATABEŞLİ 12.430,0 12.719,0 %2.44
    ESKİ ATABEŞLİ 12.373,7 12.681,1 %2.60
    YENİ GREMSE 6.036,90 6.264,60 %3.89
    ESKİ GREMSE 5.999,40 6.245,60 %4.22
    GÜMÜŞ TL 3,277 3,727 %13.59
    GÜMÜŞ ONS 15,710 15,750 %0.13
    GÜMÜŞ USD 480,620 550,620 %14.34
  • Kuyumculuk Terimleri Sözlüğü

    Kuyumculuk Terimleri Sözlüğü

    Hayatımızın bir parçası haline gelen kuyumculuk mesleğinde kullanılan kavramlara ne kadar hakimiz? Kuyumculuk terimleri sözlüğü size bu sektörde kullanılan tüm kavramları sunmak için hazırlandı.

    -A-

    Ag: Gümüşün kimyasal simgesi

    Agat Taşı: Koyu renkli sert bir taş.

    Ağartma: Altın gümüş eşyaların sulandırılmış sülfirik asit (Zaç Yağı) içerisinde temizlenip oksitlerinden arındırılması.

    Ajur: Altın veya gümüş levhaların üzerine yapılan motiflerde kıl testere ile lüzumsuz yerlerin boşaltılarak kafeslerin açılması işlemidir.

    Akışkanlık: Erimiş alaşımın kalıba iyi akabilme ve kalıbın tam şeklini alabilme özelliğini gösteren karmaşık özellik. Genellikle, aşırı ısıyla ve oksitlenme olmadığında artar. Çok çeşitli deneysel döküm test parçaları tarafından değerlendirilir.

    Alafranga: Mıhlamacılıkta altı açık çeşitli yuvalara taş takma tekniği.

    Alametifarika: Ürün üstünde ürünü yapan veya satan kişi veya kurumun kimliğini belirten işaret patent.

    Alaşım, Alaşım Yapmak: İki ya da daha fazla sayıda metalin, bileşen metallerin ayrı ayrı olduğundan daha iyi ya da daha dengeli özelliklere sahip olacak şekilde genellikle bir arada eritilerek oluşturulmuş bileşimi.

    Alaturka: Mıhlama işlmelerinde, taşın foyalı kabara içine sıvama tekniği ile yerleştirilmesi.

    Alçı: Erimiş altın alaşım elde edilmesi ve modelin tam ayrıntılı olarak kopyalanması için, hızlı-çöken silis cürufu ve bağlayıcının (etil silisat ya da asit fosfat), form elde etmek için plastik ya da mum model tarafına dökülüp yakıldığı refrakter kalıp.

    Alefi: Elmasın pırlanta kesiminde tabla üzerinde oluşan fasetlere verilen isim.

    Alman Gümüşü: Bakır, birinç ve %20-25 oranında çinko alaşımı.

    Amalgam: Metallerin cıva ile yaptığı alaşım.

    Amyant: Altın-gümüş objelerin üzerine konularak kaynak işlemlerinin yapıldığı yanmaz kağıt.

    Amonyak: Azot ve hidrojen bileşimi, keskin kokulu bir gaz. Kir ve yağ sökücü olarak kullanılır.

    Ana Metal: Altın, gümüş ve platin grubu metaller dışındaki hemen tüm metaller (örneğin; bakır, nikel, çinko). Ancak, alaşım bir araya getirme ya da kaplama yapılan değerli metallerle de ilişkilidir.

    Anot: Elektro kaplama,elektroformlama, elektroliz  işleminde metal temin eden pozitif elektrot.

    Anti-Eritken Madde: Bir takım alanlarının kaplanması için kullanılan ve kaynağın ıslanmasını ve akmasını önleyen bir bileşik.

    Astar: Külçe altın veya metal levhalarının silindirde inceltilerek işlenmeye hazır hale gelmiş hali

    Aşırı Isı: Döküm sırasında akışkanlık kazanması için bir metalin ya da sıvılaşmış bir alaşımın erime noktasının üzerindeki ekstra sıcaklık marjıdır ve erimiş metalin vaktinden önce donmaksızın kalıbı doldurmasını mümkün kılar.

    Au: Altının kimyasal simgesi

    Ayar (Karat): Metalin kendi cinsinden saflık derecesinin matematiksel ifadesi.
    Ayrıca, değerli taşların ağırlık birimidir.

    Ayar Damgalama: Altın, gümüş ve platin parçalarının saflığının belirtilmesi için, İngiltere Ayar Damgalama Yasasına tabi UK altın ayarlama (analiz) dairesi tarafından damgalanması, ancak diğer ülkelerde genellikle gayri-resmi ayar damgalamaya başvurulmaktadır.

    Ayar Kontrolü: Değerli metal karışımlarının saflığının belirlenmesi için değerli metal alaşımının, külçe, ingot, döküm ürünlerinin ve özellikle altın takıların analizi.

    Ayar Taşı Suyu: Küçük işlemden doğan çizik, sıyrık, eğe izleri ve ateş lekelerinin giderilmesi için kullanılan doğal, yumuşak kayağantaşı. 2 mm ile 25 mm arasında değişen küçük çubuklar halinde tedarik edilebilir. Suya batırılarak el eğesi gibi, genellikle pomzadan sonra ve cilalamadan önce kullanılır.

    -B-

    Baget: Değerli taşların dikdörtgen prizma halinde kesilmiş şekli.

    Bağlantı Kaynağı (Yada Sızdırmaz Kaynak):
     Elektronik bir kontrol aygıtıyla sıralanan nokta kaynakların üst üste bindirilmesiyle kesintisiz sızdırmaz kaynak oluşturan art arda gerçekleştirilen nokta kaynak uygulaması; tek nokta kaynakta olduğu gibi, elektrotlar çubuk değil, disk olabilir.

    Başlık/Uç (Şalümoyla Kaynatma):
     Alev çapını kontrol eden gaz/oksijen karışımı çıkışının türünü (başlık-karışık ya da enjeksiyon-karışık) ve büyüklüğünü açıklar. Gaz hızı, alev uzunluğunu kontrol eder.

    Başlık: Başa konulan süs eşyası, tepelik.

    Besleme: Döküm katılaştıkça meydana gelen büzülmenin telafi edilmesi için, döküm yolu, döküm ağızlarından erimiş durgun metalin döküm kalıplarına beslenmesi için gereken işlem. Ağırlıktan kaynaklanabilir, aksi takdirde basınçlı olabilir. Beslemenin yetersiz olması, poroziteye ve çekilme boşluğu kusurlarına yol açar.

    Beşibiryerde: Sarrafiye ürünü. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait, beş altın lira gramına eşit altın paranın halk arasındaki ismi.

    Beyaz Radyasyon: Tayfın görülebilir ışık aralığında bulunan, dalgaboyu karışık radyasyon (sözgelimi 400-750 nm). Bu radyasyon bazı dalga boyu tepe değerlerini (renk şeritleri) içerebilir, ayrıca kızılötesi ve morötesi radyasyonla da ilişkilidir.

    Bezel: Elmasın pırlanta kesiminde tabla üzerinde oluşturulan en büyük yüzeyli sekiz fasetin adı.

    Bezeme:
     Süsleme, dekore etme.

    Bileği Taşı: Çelik kalemlerin ağzının keskinleştirildiği dikdörtgen prizma şeklinde sert taş.

    Bileşim Çubukları: Eriyebilir çubuklar, cilalama tekerlerine, cilalama derilerine uygulanır; mum ya da sabun bağlı ince öğütülmüş oksitlerden yapılır. Renkler, olası oksit ve kesme gücünü göstermektedir.

    Bor Nitrit: Pırlantaya yakın sertlikte ve 1900 °C üzerinde kararlı, son derece yüksek basınç ve sıcaklıklarda üretilen kızıl kara küp taneleri. Özellikle, elmas ile reaksiyon sorun olduğunda kaplanmış yapışkan madde olarak kullanılır.

    Boraks: Teneker diye bilinen boraks, kimyada sodyum tetraborat diye geçer. Kuyumcular kaynak yaparken alevin hararetini arttırmak ve kaynaklanacak kısmın yağ ve oksitlerden arınması için temizleyici özelliklerinden yararlanırlar. Kaynak işleminin vazgeçilmez malzemesidir.

    Boşaltma: Mıhlama işleminde kullanılan yarım yuvarlak uçlu çelik kalem.

    Bronz: Bakır ve çinko alaşımıdır. Bakır, pirinç, çinko alaşımına da aynı ad verilir.

    Brose: Takılarda matlaştırma amaçlı aşındırıcı sert keçe.

    Broş: Süs iğnesi olarak kullanılan takı.

    Buharla Lehimleme: 
    Kuyumculukta kaynak oluşturmada kullanılan katkı maddesi.

    -C-

    Cd: Kadmiyumun simgesi

    Cevahir: Arapça’da cevherin çoğul hali. Elmas yakut gibi değerli taşlardan üretilmiş mücevher.

    Cilalama: Genellikle zımparadan sonra, perdah tozu cilalayıcı bileşenleriyle dolu fırça ya da döner tekerler kullanılarak metale parlaklığın kazandırıldığı son bitirme aşaması.

    Cimar: Yüksek ayarla üretilmiş takılara antik görüntü ve mat has rengi kazandıran kaplama tekniği. Güherçile, sodyum klorürlü su ile karıştırılır. Kaplama yapılacak bu obje bu eriğiye batırılarak işlem tamamlanmış olur.

    Cu: Bakır’ın kimyasal simgesi.

    Cüruf:
     Eritilen maddenin boraks, karbonat ve nişadırla temizlenmesinden sonra kalan ramatlık artığı. Kal sistemiyle geri dönüşüm sonrası oluşan posa.

    -Ç-

    Çapak: Santrifüj veya kum döküm esnasında taşan ve dökülen parçaların ek yerlerindeki fazlalıklara denir.

    Çapla: Mıhlayıcılıkta kullanılan düz ağızlı çelik kalem.

    Çekme: Zımbanın levhayı bir kalıptan iterek geçirdiği, ancak, levhanın çevresinin radyal çekmenin engelleneceği şekilde sınırlandırıldığı bir levha presleme işlemi. Oluşan şekil, zımbanın çevresine çekilir.

    Çentik:
     Testerenin açtığı gerçek yarık ya da kanal; ayrıca, malzemenin kesme genişliği ve hacmi de maden talaşı haline getirilir.

    Çırak: Sanata meraklı, aydınlatılması gereken kabiliyeti keşfedilmiş çocuk.

    Çift: Küçük maşa görünümünde tezgah ve kaynak işlemlerinde kullanılan kuyumcu aleti.

    Çörüşme: Isıl işlem ve kaynak işlemlerinde, maddenin fiziki görünümünün bozularak pürüzlü hale gelmesi.

  • Kuyumculuğun Tarihçesi

    Kuyumculuğun Tarihçesi

    Antik takıların karmaşık kompozisyonları, ayrıntılı ve özenli işçilikleri incelendiğinde, akla hemen bunların hangi aletlerle, hangi üstün teknik bilgiyle yapıldığı sorusu geliyor. İnsanın yaratıcı gücünün bir uzantısı olan bu teknik gelişimler, aynı zamanda insanın çevresindeki malzeme ile savaşımının da bir göstergesi.

    Kültürün en eski çağlarından itibaren teknik ve insan iç içe. . . Plastik deformasyonu çok yüksek olan altının bu özelliği, İlk Tunç Çağı’nda biliniyordu. Eski çağların ustaları, saf altını döverek zar gibi inceltebiliyorlardı. Varak ve varak kaplama denilen bu teknik Mısırlılar, Çinliler, Yunanlılar tarafından kullanılmıştı. İslam sanatında altın ve gümüş varaklar, ahşap ve metal eşyanın yanı sıra minyatürlerin renklendirilmesinde, baskı motiflerinde ve elyazmalarında geniş ölçüde kullanılmıştı. Kuyumculuk tarihinin başlangıcı gibi kabul edilebilecek varakçılık sanatı, 19. yüzyıl sonlarında savaş döneminin ekonomik sıkıntıları ve değişen sosyo-kültürel koşullarda hızla geriledi ve unutuldu. Kuyumculuğun tarihi, doğal olarak sayısız tekniklerle dolu. Günümüz kuyumculuğunda seri ve standart üretim için kullanılan santrifüj (merkezkaç) veya vakum gibi döküm tekniklerinin temeli olan kaybolan mum tekniği, delikli süslemeler yapmak için kullanılan ajur, kazıma tekniği, taneleme anlamına gelen granülasyon ya da Türk kuyumculuğundaki karşılığıyla güherse, tombaklama ve mine tekniği bunların belli başlıları. . .

    Uşak/Lydia hazinesi ya da popüler adı ile “Karun Hazinesi” Anadolu’da kuyumculuk ve kullanılan aletlerle ilgili önemli bilgiler sunuyor. Bu hazine içinde yer alan iki tane bronz üfleme borusu ile takı ve heykelcilik üretiminde kullanılan 30 parça bronz kalıptan oluşan kuyumcu aletleri özel bir öneme sahip. Bronz üfleme boruları metalin ergitilmesi sırasında körük uçlarına takılıyordu. Bulunan kalıpların bir bölümü stampa pinçonlarıydı. Bir bölümü de kalıp üzerine konulan ince soy metal levhaların, çekiçlenerek kalıbın formunu alması için kullanılan dövme kalıplarıydı.

    DEĞERLİ MADENLER, TAŞLAR

    Günümüzde kuyumculuk, gelişmiş teknolojiyi kullanan, insanlığın eski çağlardan bugüne taşıdığı bilgi birikimiyle ve estetik değerlerle beslenen bir meslektir. İnsanların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak amacıyla ürünler tasarlamak, üretmek ve onların beğenilerine sunmak kuyumculuğun çalışma alanlarıdır.

    Kuyumcu, dünyanın en değerli madenleri ve taşları ile uğraşmaktadır. Beğeni düzeyi yüksek müşteriler için ürün ve hizmet üretmektedir. Bu gerçekten çok zevkli, ama özveri isteyen bir meslektir. Bilgi, beceri, deneyim sahibi olmak, kültürel yapıyı iyi gözlemlemek, insanlarla sağlıklı iletişim kurabilmek ve en önemlisi, güvenilir olmak gerekmektedir.

    Makine kalemlerinin kullanım alanları çok geniştir. Başta alyans ve bilezikler olmak üzere, kuyumculukta hemen hemen her ürün grubu bu tür kalemlerin kullanımına uygundur.

    Bugün freze kalemin kuyumculukta çok geniş bir kullanım alanı vardır. Örneğin; makine kalemleri (posalux) daha çok alyans ve bilezikte kullanılabilirken, freze kalemleri bunun aksine her ürün üzerinde kullanılabilir. Freze kalemin makine merkezli değil, el işçiliği merkezli olması da, yeni modeller üretmeye çok uygun bir altyapı oluşturmuştur.

    Zincir kalemler tıraşlama, makineden çıkan zincirin üzerinin alınmasıyla olur. Bu her zincirde başvurulmayan bir işlem olmakla birlikte, kimi modellerde ise büyük bir zorunluluktur. Diğer bir işlem ise tıraşlamadır. İç- Dış torna kalemler Alyansın içi, iç torna kalemiyle temizlenirken, dış torna kalemiyle de yanları düzeltilmekte, modele göre farklı noktalarda kullanılmaktadır. Ülkemizde CNC kalemlerin başlıca kullanım yeri alyanslardır. Bunun yanında bilezik de CNC uygulamasına oldukça müsait bir üründür. Lazer yüzük ve küpeler, lazerin en fazla kullanıldığı alanlardır. Altın üretiminde lazer kullanımı iyice azalmış, gümüşe kaymıştır. Çelik kalemler, kullanıcı kalemi mat olarak atmak istediğinde çelik kaleme başvurur. Bunun yanında kanal açma, malın belli bölümünü alma gibi kaba işler de çelik kalemle yapılır. Çelik kalem alyans üretiminin vazgeçilmez unsurudur ve öyle ki karşılaştırdığımızda elmas kalemlerden bile önemli olabilmektedir.

  • Kuyumcular için Ustalık ve Kalfalık Belgeleri Nasıl alınır?

    Kuyumcular için Ustalık ve Kalfalık Belgeleri Nasıl alınır?

    Bu yazımız her ne kadar Kuyumcular için ustalık ve kalfalık belgeleri nasıl alınır başlığını taşıyor olsa da birçok meslek için aynı yönetmelik geçerlidir. Bu meslekler 3308 sayılı kanunun ilgili yönetmeliğinde açıkça belirtilmiştir.

    1. Kalfalık

    Kalfalık Nedir?

    Kalfalık Belgesi Örneği
    Kalfalık Belgesi Örneği

    Çıraklık eğitimini başarı ile tamamlamış ve bir işe başlama yeterliliğine sahip olduğu düşünülen kişiye kalfa denir. Örnek vermek gerekirse Üniversitelerde Öğretim görevlileri usta ise asistanları da kalfa sayılabilir. Kısacası bir öğreticinin himayesi altında mesleğini rahatlıkla icra edebilen kişi kalfadır.

    Kalfalık belgesi nereden alınabilir?

    3308 sayılı kanunun kapsama almış olduğu mesleklerde gerekli şartları taşıyanlara Mesleki Eğitim Merkezleri tarafından verilir.

    Kalfalık sınavına girebilecekler.

    • İlköğretim ya da Lise mezunu, bir işyerinde çalışıp mesleklerinde teorik ve pratik eğitim sürelerini başarıyla tamamlayanlar
      (Eğitim süreleri 1,5 – 3 Yıl )
    • Mesleki Müdürlükçe ilan edilen mesleki af dönemlerinde
    • Mesleğin kanun kapsamına alındığı tarihte bir işyerinde çalıştığını belgelendirenlerden 18 yaşını doldurmuş olanlar, 16 yaşını doldurmuş olanlar intibak eğitimine katıldıktan sonra doğrudan kalfalık sınavına girebilirler.
    • Meslekleri ile ilgili
    • Meslek Liseleri ara sınıflarından ayrılanların durumu değerlendirilme sonucu belirlenerek.
    • Yurt dışında meslek eğitimi alınmış olup, belgelendirme işlemine geçememiş olanların durumu değerlendirme sonucu belirlenerek
    • Mesleği ile ilgili yönetmeliklerce kabul edilebilir. Kurs belgeleri değerlendirilerek
    • Mesleki Eğitim Merkezlerinde eğitimi yarım kalmış ve belirtilen şartları (Pratik çalışmalar)tamamlayanlar.

    Not: Yukarıda bahis konusu olan konular denklik işlemlerinde açıklanacaktır. Sonuç: Kalfalık sınavına, çıraklık Eğitimini tamamlamış kanunun denklik veya geçici madde hükümleri doğrultusunda bu sınavlara katılmaya hak kazanmış olanlar girebilir.

    Kalfalık sınav başvurularında

    • Kalfalık sınavına girebileceklerin durumları ile ilgili bilgilerinin belgeleri (Belgeler: Geçmiş hizmet belgelendirme evrakları
      (Bonservis ) sertifika-diploma-durum yazıları vb.)
    • Nüfus hüviyet cüzdanı aslı ve örneği ( T.C. kimlik no)Öğrenim belgesinin aslı ve örneği ( En az İlkokul/ İlköğretim)
    • Üç adet vesikalık fotoğraf
    • Sağlığı ve Fiziki durumunun, mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olduğunu gösterir, doktor raporu
    • Haberleşme gereği, posta pulu ( M.T.E. Yön.Mad.38)

    Kalfalık sınav uygulamaları

    • Kalfalık sınavları her sene şubat- Haziran ve Eylül dönemlerinde yapılır.
    • Kalfalık sınavları –Yazılı – Mesleki dersler – Genel bilgi dersleri
      Pratik uygulama
    • Kalfalık sınavları, Milli Eğitim Bakanlığından 2 Esnaf ve Sanatkarlar birliklerinden 2, Sanayi ve Ticaret odalarından 1 temsilciden oluşan komisyonlar tarafından yapılır.
    • 0-Geçersiz 1 –Zayıf 2 – Geçer 3 – Orta 4 – İyi 5 – Pekiyi notları ile değerlendirilir. Sınavlara katılım esas olup Türkçe ve meslek dersleri sınavlarından en az “Geçer” not alması, mesleki uygulama sınavından “ Orta” alması, tüm derslerden sınava girmiş olması koşulu ve aritmetik ortalamasının en az “2.00” olması koşuluyla başarılı sayılır.
    • Sınavlarda başarısız olanlar sadece başarısız oldukları derslerden sınavlara katılırlar.
    • Sınava giren kalfa adayının 12 dönem sınav hakkı vardır. (Yönetmelikle belirlenen özürleri olan adaylar ilgili dönem ya da dönemlerdeki sınav haklarını kullanmamış sayılır.)
    • Sınavlarda başarılı olan adaylara kalfalık belgeleri düzenlenir

    2.USTALIK BELGESİ

    USTALIK NEDİR?

    Ustalık Belgesi Örneği
    Ustalık Belgesi Örneği

    Kalfalık dönemini başarı ile tamamlayan, bir mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını kazanmış ve bunları mal ve hizmet üretiminde iş hayatınca kabul edilebilecek standartlarda uygulayabilen; üretimi planlayabilen; üretim sırasında karşılaşılabilecek problemleri çözümleyebilen kişiye kısaca usta denir.

    KALFALARIN USTALIK EĞİTİMİ

    İsteyen kalfalar için ustalık eğitimleri düzenlenir. Kalfaların katılacağı ustalık eğitiminin kapsam ve süresi, Bakanlıkça hazırlanacak programlarda belirlenir. Bu eğitim; çalışma saatleri dışında valilikçe uygun görülecek yerlerde yapılır. Söz konusu eğitim kurum müdürlüğünce hazırlanacak ve valilikçe onaylanacak çalışma takvimine göre düzenlenir

    Ustalık eğitimine kayıt edilen kalfalar, kalfa değerlendirme ve kütük defterine kaydedilir ve bunlar için kalfa kayıt dosyası düzenlenir. İlişiği kesilen veya başka bir kuruma nakli yapılan kalfanın durumu, kalfalık belgesinin arkasına ve kalfa değerlendirme ve kütük defterindeki açıklama bölümüne yazılır.

    Ustalık eğitiminde teorik eğitimin yanı sıra pratik eğitime devam esastır. Eğitim süresince kayıtlı kalfaların meslekleri ile ilgili bir iş yerinde çalışıp

    çalışmadıkları ilgili müdürlükçe izlenir. Kalfaların iş yeri değişikliklerinde iki aydan fazla pratik eğitim eksiklikleri, pratik eğitim süresine eklenir. İşinden ayrıldığı belirlenen kalfaların kayıtları, iki ay içinde yeni bir iş yerinde çalışmaya başlamamaları durumunda silinir.

    Müdürlükçe bir meslek dalında ustalık eğitimine kaydedilen kalfa sayısının sınıf oluşturacak kadar olmaması ya da ustalık eğitiminin çeşitli olanaksızlıklar nedeniyle yapılamaması durumunda, eğitime alınamayan kalfaların kayıtları, eğitim ve ulaşım olanağı bulunan en yakın kuruma nakledilir. Bu konuda, il meslekî eğitim kurulunca gerekli plânlama yapılır.

    Bu kalfaların durumu ve meslek dalları itibarıyla sayısı, ilgili müdürlükçe öğretim yılı başlamadan önce il meslekî eğitim kurulunun sekreterya görevini yürüten müdürlüğe bildirilir. İl meslekî eğitim kurulu kararıyla başka bir kuruma nakledilemeyecekleri yönünde karar alınması durumunda kalfaların eğitimi, aynı meslek alanı içindeki meslek dallarına ait meslek bilgisi dersleri birleştirilmiş sınıflarda yapılabilir. Birleştirilmiş sınıflarda da eğitime alınamayan kalfalar, beşinci yılın sonunda mesleklerinde beş yıl çalıştıklarını belgelendirmeleri durumunda ustalık sınavlarına katılabilirler.

    Ustalık eğitimine kayıt yaptıranların ustalık sınavlarına girebilmeleri için kalfalık belgesinin düzenlendiği tarihten sonra, mesleklerinin özelliğine göre Bakanlıkça belirlenecek süre kadar çalışmış olduklarını belgelendirmeleri ve eğitimi başarı ile tamamlamaları gerekir.

    Ustalık eğitimine devam ederken askerlik görevi nedeni ile bu eğitimden ayrılanların askerlik görevi sırasında aynı meslekte yapmış oldukları çalışmalar, pratik eğitim süresine dahil edilmez. Bu gibi durumlarda olanların ustalık sınavlarına girebilmeleri için yarım kalan eğitim süresini tamamlamaları gerekir.

    Ustalık eğitimine kayıt yaptırmayan kalfaların ustalık sınavlarına girebilmeleri için meslekleri ile ilgili işlerde en az 5 yıl süre ile çalışmış olduklarını sosyal güvenlik kuruluşlarından alacakları hizmet belgesi ile belgelendirmeleri gerekir.

    Meslek kuruluşlarına kayıtlı iş yerlerinde çırak olarak çalışıp kalfa olanlar, aynı iş yerinde en az bir yıl kalfa olarak çalışmak zorundadırlar.

    Kalfalar;

    • Zorunlu askerlik hizmeti
    • İkâmetini başka il/ilçeye taşıması,
    • Sağlığının mesleğini sürdürmesini olanaksız kılacak şekilde bozulduğunu sağlık raporu ile belgelendirmesi,
    • İş yeri sahibi gerçek kişi ise ölümü, tüzel kişi ise dağılması veya iş yerinin iki aydan fazla süre ile kapalı bulunması ve benzeri nedenlerle iş yerinden ayrılabilirler.

    Kanun kapsamındaki herhangi bir meslek dalında kalfalık belgesi almış olan kalfalardan: Ustalık sınavına girmek için süresi yeterli olmayanlar
    Mesleki eğitime devam ederek kalfalık belgesi almış olanlar, ustalık eğitimine katılabilirler.
    Ustalık eğitimi 3308 sayılı kanun´un ve Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği´nin 27. maddesine göre düzenlenir.

    • Ustalık eğitimi teorik ve pratik olmak üzere iki bölümden oluşur.
    • Ustalık eğitimi mesai saatleri dışında yapılır.
    • Ustalık eğitimine katılan adaylardan, pratik eğitim sonunda ayrıca çalışmışlıklarını sosyal güvenlik kuruluşundan belgelendirmesi istenmez.
    • Ustalık eğitimine kayıt yaptırmayan kalfaların ustalık sınavlarına girebilmeleri için meslekleri ile ilgili işlerde en az 5 yıl süre ile çalışmış olduklarını sosyal güvenlik kuruluşlarından alacakları hizmet belgesi ile belgelendirmeleri gerekir.
    • Ustalık eğitimine katılmak isteyen adaylar bizzat merkezimize gelerek kayıt yaptırabilirler. Pratik eğitim süresi, adayın kalfalık belgesini aldığı tarihi takip eden 3 ay içerisinde kayıt yaptırırsa kalfalık belgesini aldığı tarihten itibaren başlar. 3 ay geçtikten sonra kayıt yaptıran adayın pratik eğitim süresi başvurduğu tarihten itibaren başlar.
    • Ustalık eğitimine katılan adaylar teorik derslerini başarıyla tamamlayıp,2 yıllık pratik eğitim sürelerini tamamladıktan sonra Ustalık sınavına girebilirler.
  • Kuyumculara Güvenlik Önerileri

    Kuyumculara Güvenlik Önerileri

    Bir anket yapılsa ve “günümüzün en tehlikeli mesleği hangisidir?” diye sorulsa kuyumculuk mesleğinin ilk 5 içerisinde yer bulması su götürmez bir gerçektir.
    Bizim sektörümüzün en büyük açığı şüphesiz sattığımız metanın kolaylıkla nakde çevrilebilmesi ve henüz takip edilememesidir. Değerli mal satan sektörümüzde piyasa koşullarının her geçen gün ağırlaşmasının yanı sıra sektörün tarihi kadar eski olan soygun, gasp ve hırsızlık riskleri de esasen belimizi büken başka ağır unsurlardır. Bir kuyumcunun can ve mal güvenliğini sürekli tehdit altında bırakan bu gibi faktörler için hem can güvenliği hem de cana yonga kabul edilen mal güvenliği için neler yapılabilir sorusuna cevaplar türeterek bir araya toplamaya çalıştık. KuyumcularınDünyası.com olarak sizlere bu makalede faydalı olabilmek en büyük arzumuzdur.

    BİR KUYUMCUNUN MAKSİMUM GÜVENLİK İÇİN ALABİLECEĞİ BAŞLICA ÖNLEMLER

    • Güvenilir ve kurumsal bir firmadan alarm hizmeti alın:

    Güvenlik teknolojisi ile paralel gelişen soygun taktikleri için %100 güvenlik anlamına gelmiyor olsa da bir kuyumcunun şah damarı şüphesiz ki hâlâ alarm sistemidir. Alarm sistemi kuran güvenlik şirketlerinin takip merkezleri, gelişmiş sinyal çözümleri, teknik destek ağı bizim için hayati önem taşımaktadır. Maalesef iki masa bir bilgisayar ile bu işi yapmaya çalışan şirketler de vardır ama “neyse ki” işini hakkıyla yerine getirmeye çalışan şirketler de vardır. Burada güvenlik şirketlerinin en büyük ortak handikabı evinde 2 bilezik saklayan abonesine de kasasında onlarca kilo altın saklayan abonesine de aynı yaklaşım ile yaklaşmasıdır. Bize göre kuyumculuk gibi menkul mallar satan tüm sektörlere ayrıcalıklı güvenlik ve alarm çözümleri üreten güvenlik şirketlerinin oluşturulmasıdır. En azından mevcut şirketler abonelerini risk düzeyine göre kategorize etmeli ve bu doğrultuda ayrı birim kurmaları gerekmektedir.

    • Alarm sistemi kurulurken;
    1. PIR denilen hareket sensörleri ve darbeyi algılayan darbe sensörleri titizlikle konumlandırılmalıdır.
    2. Sinyal kanalları Telefon, ADSL ve GPRS olarak çeşitlendirilmeli ve alarm sistemine mümkünse farklı bir telefon hattı, ADSL için ise başka bir telefon hattı kullanılmalıdır. Bu hatların kablolarına erişim mümkün olmamalıdır.
    3. GPRS sinyali kesildiği vakit muhakkak güvenlik şirketi ile koordineli bir halde iletişimde olunmalıdır.
    4. Yeni soygun tekniklerine göre ilk önce sinyal kesici JAMMER olarak bilinen cihazlar devreye sokulmaktadır.
    5. Panik butonları kolay erişilebilir, birden çok olmalıdır.
    6. Alarm sirenleri birden çok olmalı ve biri mutlaka iç mekana konuşlandırılmalıdır.

    Güvenlik kamerası deyip geçmeyin

    Sektörümüzde güvenlik kameraları ilkin gündüz yaşanan tırnakçılık ve hırsızlık olayları için yaygınlaşmış ama daha sonra çok daha fazla anlam taşıdığı anlaşılmıştır. Güvenlik kameralarının doğru konumlandırılması ve sağlıklı kayıt yapmalarını sağlamak son derece önemlidir. Gelişen teknoloji ile birlikte maliyetleri daha makul seviyelere inen güvenlik kameraları bir kuyumcu için gören göz işiten kulaktır. Gündüz soygunları ile birlikte gece soygunlarında da çok büyük önem teşkil eden güvenlik kameraları bir olayın çözülmesi için en ciddi ipuçlarını kayıt altına almaktadır.

    • Güvenlik kameralarının kayıt ettiği görüntüler korunaklı bir şekilde saklanmalıdır.
    • Kayıt cihazları hırsızların erişemeyeceği yerlerde olmalıdır. Günümüze İnternet üzerinden sunucularda (server) saklanabilen kayıtlar bilhassa gece soygunlarının ilk aşamasını görebilmek açısından çok değerlidir. Güvenlik şirketinizden kendi sunucularına kayıt yapan kameraları temin etmeniz mümkündür.
    • Güvenlik sistemi muhakkak kapalı devre olmalı ve mümkünse kabloları takip edilemeyecek şekilde labirent olmalıdır.
    • Kayıt cihazının birden çok olması da seçenek dahilindedir.
    • Kamera sistemimiz mutlaka sabah ve akşam kontrol edilmeli, sistemin kayıt aldığından emin olunmalıdır.

    Çelik kasanız bayrak burcunuzdur!

    Tüm tedbirlere rağmen içeri girebilmiş ve çelik kasanın başına ulaşabilmiş soyguncuların profesyonellikleri de takdirinizdedir. Çelik kasalarımız bayrak burçlarımızdır. Çelik kasalarımız güvenilir ve kendini kanıtlamış firmalardan alınmalıdır. Kuyumcular bilhassa ana kasalarını asla ikinci el almamalı, meslektaşlarımız ne istediğini bilen, üretim safhasını takip eden bir anlayış ile kendine özel çelik kasa ürettirmelidir.

    Çelik kasalar genellikle anahtar deliklerinin altı delinip içindeki mekanizma kırılarak açılmaktadır. Bu sebeple anahtar girişinin çevresi mutlaka güçlendirilmelidir.

    Kilit mekanizması için farklı seçenekler geliştirilmeli, düzeneği birbirine bağlayan kollar olabildiğince sağlam olmalıdır.

    Kasanın bir bölümüne başka bölümüne ait anahtarlar asla konulmamalıdır. Unutmayın iki anahtarın ağırlığı yaşayacağınız bir olumsuzluğun acısından büyük değildir.

    Kasalardaki şifre sistemleri muhakkak kurulmalıdır. Maalesef meslektaşlarımızda bu alışkanlık son derece zayıftır. Unutmayın soyguncuya kaybettireceğiniz her dakika sizin lehinize işleyecektir.

    İş yerinizin gece ışıklandırması net olmalıdır.

    Hırsızın en sevdiği şey karanlıktır. Kalbi kararmış insan azmanlarının bu fırsatı yakalamalarına olanak sağlamayın.

    • İş yerinizin içi net olarak görünmelidir.

    Maalesef elektrikli kepenkler kullanılmaya başladıktan sonra bu sorun ciddi derecede artmıştır. Kuyumcu vitrininizdeki cam kırılmaz ve dağılmaz cam ise işyerinin vitrini kepenkle kapatılmamalıdır. Sadece kapı üstüne bir kepenk yapılabileceği gibi kepenk kullanılmaması kullanılmasından daha faydalı olabilir. Zira gece soygunlarının büyük bir kısmı duvar delinerek yahut içeri girilebilecek başka noktalar keşfedilerek gerçekleşmektedir. Kapıdan girilerek yapılan soygunlar ciddi derecede azdır. Yapılan kepenkler iç mekanın net görülmesini engellemekte ve soyguncuya rahat bir ortam sağlamaktadır.

    Gündüz soygunları en büyük kabus

    Şuana kadar yazdığımız maddeler daha çok gece soygunları için yararlı olabilir. Her ne kadar güvenlik ve kamera sistemi gündüz soygunu için de olmazsa olmazdan olsa da gözünü karartıp kar maskeleri ile tepemize çöken kara kalpli canilere karşı yapabileceklerimiz oldukça sınırlıdır. Son günlerde kuyumcular içinde yaygınlaşan sis ve siren sistemi daha önce kullanılan ülkelerde küçümsenmeyecek derecede başarılı olmuştur. Bu sistemi kullanmak bize hiçbir şey kaybettirmez. Tüm tedbirlerle birlikte gündüz yaşanan silahlı soygunlarda direnmek, aşırı panik sonucu iradeyi kaybetmek maalesef birçok meslektaşımızın malı ile birlikte canına da mal olmuştur. Bütün bunlara rağmen ruhsatlı silah bulundurmak, soygun sonrası hırsızlar kaçarken arkalarından kontrollü ateş açmak, soyguncuları etkisiz hale getirici biber gazı ve benzeri tedbirler almak yapabileceklerimizdendir.

    Yukarıda yazdığımız tüm tedbirler yine de riski sıfıra indirmez ancak “tedbir kuldan takdir Allah’tan” inancıyla hareketle caydırıcı olabilir ve hatta soygun sonrası elimize koz geçmesini sağlayabilir. Can tehlikesi ile birlikte mal tehlikesi altında çalışan nadir mesleklerden birini icra eden meslektaşlarımıza esenlikler diliyor kötülerin eline fırsat geçmemesini Allah’tan niyaz ediyoruz.

    Kuyumcuların Dünyası
    Özgün makale