Etiket: İş

  • Bakanlık tek tek paylaştı! İşte 11 ilde depremzedelere ilişkin alınan ekonomik kararlar

    Bakanlık tek tek paylaştı! İşte 11 ilde depremzedelere ilişkin alınan ekonomik kararlar

    Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, deprem bölgesinde yaşayan vatandaşların borçlarına esneklik tanımak amacıyla çeşitli düzenlemeler gerçekleştirildiği belirtildi. Deprem bölgesinde yerleşik kişilere yeni kullandırılacak veya yeniden yapılandırmaya tabi tutulacak konut, taşıt ve tüketici kredilerinin vadelerine ilişkin daha önce belirlenen sürelerin kaldırılması ile ödemesiz dönem uygulamasının bankalara bırakılacağının kaydedildiği paylaşımda, şu bilgilere yer verildi:

    KREDİ KARTLARI TAKSİTLENDİRME SÜRELERİ ARTIRILACAK

    “Depremin etkilediği illerde yerleşik üye iş yerlerince kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet satımlarında kredi kartları taksitlendirme süreleri bir kata kadar artırılacak.

    DEPREMZEDELERİN KULLANDIĞI KREDİ KARTLARINA YENİ DÜZENLEME

    Kredi kartlarında limite bakılmaksızın, asgari ödeme tutarı dönem borcunun yüzde 20’si olarak belirlenecek. Kart limiti tespit edilirken bankalarca dikkate alınan sınırlar yükseltilerek bankalarca toplam kart limitinin ilk yıl için ilgilinin aylık ortalama net gelirinin 4 katını, ikinci ve sonraki yıllar için ise 8 katını aşmayacak şekilde belirlenmesi ve aylık veya yıllık ortalama gelir düzeyinin tespit edilememesi durumunda gerçek kişilerin edinebilecekleri kredi kartlarının toplam limitinin 2 bin liradan 5 bin liraya yükseltilmesi kararlaştırıldı.

    DEPREMZEDELERİN BORCU ÖDENMEYEN KREDİ KARTI KAPATILACAK MI?

    Asgari tutarı ödenmeyen kredi kartlarının nakit kullanımına, mal ve hizmet alımına kapatılmasına, iptaline ve borcun tamamı ödeninceye kadar yeni kredi kartı düzenlenmemesine ilişkin hususlar bankaların inisiyatifine bırakılırken, kart borçlarının ötelendiği süre boyunca asgari tutar da dahil olmak üzere bankaların alacaklarını talep etmeyerek ödemesiz dönemler tanımlayabilmelerine imkan sağlanacak.

    KREDİLERDE ERTELEME SÜRESİ VADE SINIRLARINDA DİKKATE ALINMAYACAK

    Bankalar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici ve taşıt kredilerinin anapara ve faiz ödemelerinin müşterilerin talebi üzerine ertelenmesi halinde erteleme süresi, ilgili mevzuatta belirlenen vade sınırlarında dikkate alınmayacak.

    KREDİ BAŞVURULARINDA ZORUNLU BELGELER BANKALARIN İNİSİYATİFİNE BIRAKILACAK

    Kredi müşterilerinden alınması gereken kredi derecelendirme notları ile alınması zorunlu olan ilave belgelerin temini bankaların inisiyatifine bırakılacak.

    BANKALARA VERİLMESİ ZORUNLU BELGELERİN SÜRESİ UZATILACAK

    Kredi kullandırımlarına ilişkin olarak bağımsız denetime tabi olan şirketler tarafından bankalara tevdi edilmesi gereken bilgi ve belgelere ilişkin süreler deprem bölgesindeki şirketler için uzatılacak.

    GAYRİMENKUL DEĞERLEME SÜRELERİ ERTLENDİ

    Deprem felaketinden etkilenen müşterilere kullandırılan kredilerin gayrimenkul niteliğindeki teminatlarının değerlemesi ile ilgili süreler ertelendi.

    VADE SINIRLARI UZATILDI

    Kredi vade sınırı ve kredi kartı taksit sınırına ilişkin sağlanan esneklikler 1 Ocak 2024’e kadar uzatılacak.

    KİMLİK DOĞRULAMA İŞLEMLERİNDE KOLAYLIK

    Telefon bankacılığı işlemlerinde, kimlik doğrulama sürecinde iki bileşenli doğrulamanın yapılamadığı durumlarda, öncelikle PIN olmak üzere, güvenlik sorusu, müşterinin demografik bilgileri veya bankada yer alan diğer bilgiler kullanılarak kimlik doğrulama işlemi hayata geçirilecek.

    TEMASSIZ ÖDEMELERDE ŞİFRE İSTENECEK

    Müşterilerin bilgileri dışında kart kullanımlarının engellenmesini teminen kartlı ödemelerde yapacak ilk temassız işlemde şifre girilecek, sonraki işlemler için mevcut uygulama sürdürülecek.

    PAYLARI BORSADA İŞLEM GÖREN BANKALARA DÜZENLEME

    Payları borsada işlem gören bankaların, 6 Şubat’tan 1 Ocak 2024’e kadar geri alım yoluyla edindikleri kendi hisse senetleri, çekirdek sermayeden indirim kalemi olarak dikkate alınmayacak.

    YÜKSEK RİSK AĞIRLIKLARI 1 OCAK 2024’E KADAR UYGULANMAYACAK

    Bireysel kredi kartlarına ve bireysel ihtiyaç kredileri ile ticari nitelikteki nakdi kredilere uygulanan yüksek risk ağırlıkları, 6 Şubat tarihinden sonra deprem bölgesindeki illerde 1 Ocak 2024’e kadar uygulanmayacak.

    VADESİ GELMİŞ VE GELECEK OLAN BORÇLAR 6 AY ÖTELENECEK

    Bankacılık hizmetlerinin sürdürülmesi için mobil şubeler afet bölgesine gönderildi. Türkiye Bankalar Birliği ile Türkiye Katılım Bankaları Birliği tarafından bankalara olan vadesi gelmiş veya 6 ay içinde vadesi gelecek borçların vadesi bugünden itibaren 6 ay sonraya kadar ötelenecek ve müşterilere ek kolaylıklar sağlanacak.

    ORTAK ATM’LERDEN YAPILAN İŞLEMLERDEN ÜCRET ALINMAYACAK

    Ortak ATM’lerden yapılacak işlemlerden ücret alınmayacak. Mücbir halin yaşandığı mahalde ikametgahı/iş yeri adresi veya şubede hesabı bulunan müşterilerin kredi risk, kredi ödeme, senet ve çek işlemlerine ilişkin bildirimleri, Risk Merkezi mücbir hal düzenlemesi çerçevesinde yapılacak.”

  • EYT’de takvim nasıl işleyecek?

    EYT’de takvim nasıl işleyecek?

    • 01

      Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesinin bu hafta yasalaşması bekleniyordu, fakat Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük sarsıntının akabinde ulusal yas ve afet bölgeleri için OHAL ilan edildi. TBMM’nin çalışmalarına evvel 21 Şubat’a akabinde da 28 Şubat’a kadar orta verildi.

      EYT’de yasal düzenleme 2 Şubat tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçerek Genel Şurası onayına kalmıştı. Düzenlemenin Genel Kurul’dan geçmesiyle Şubat’ın birinci yarısında Resmi Gazete’de yayınlanması ve müracaatların alınması öngörülüyordu.

      Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin akabinde, hak kazananlar ister e-Devletten ister şahsen toplumsal güvenlik kurumları yahut çalışan memurlar kendi kurumlarına müracaat ederek emekli olmak için başvurabileceklerdi.

    • 02

      Yaklaşık 2 milyon 250 bin kişi emeklilik hakkı elde edecekti

      2 Şubat tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komitesi’nde kabul edilen teklife nazaran, Toplumsal Sigortalar ve Genel Sıhhat Sigortası Kanunu’na eklenen süreksiz hususla, ilgili kanunlara nazaran, teklifin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması talebinde bulunanlardan yaşlılık yahut emekli aylığı bağlanacak olanlar, kelam konusu kararlarda yaş dışındaki başka kuralları taşımaları halinde yaşlılık yahut emekli aylığından yararlanacak.

    • 03

      Prim günü kaidesi aranacak

      Düzenlemeye nazaran EYT’de kademeli prim günü aranacak. 8 Eylül 1999 tarihi öncesinde sigortalı çalışmaya başlayanlar yaş dışındaki şartları yerine getirerek emekli olabilecekler.

      Düzenlemeye nazaran, SSK’lılar 4447 Sayılı Kanun ile getirilen kademeli prim gününe tabi olacaklar. Kademeli prim günü 5 binden başlayarak 5 bin 975 güne kadar çıkacak. 5 bin prim gün sayısı ile emekli olunamayacak. Zira personellerin prim gün sayısı (1995-99 ortası girişliler için) 5 bin 750-5 bin 975 gün ortasında değişiyor.

      Bağ-Kur ve Emekli Sandığı sigortalıları için bayanlarda 7 bin 200, erkekler ise 9 bin gün prim gün kuralı var.

    • 04

      5 puan destek

      Komisyondan geçen teklife nazaran, birinci kere yaşlılık yahut emekli aylığı bağlananlardan, yaşlılık yahut emekli aylığı talebi nedeniyle işten ayrılış bildirgesi verilenlerin işten ayrılış tarihini takip eden 10 gün içinde en son çalışılan özel bölüm iş yerinde toplumsal güvenlik takviye primine tabi çalışmaya başlamaları halinde, çalışılmaya başlandığı tarihten itibaren, toplumsal güvenlik dayanak primi patron payının 5 puanlık kısmına isabet eden meblağ Hazinece karşılanacak.

    • 05

      2,2 milyon kişi emekli olacak

      Düzenlemeyle birinci etapta yaklaşık 2 milyon 250 bin kişi emeklilik hakkı elde edecek.

      Şubat’ta başvurulması halinde birinci maaşların Mart ayında alınması öngörülüyordu. Maaş bağlanan EYT’linin bayram ikramiyesi alacağı da belirtilmişti.

      Kamu kurum ve kuruluşlarında takıma alınan çalışanlar, vilayet özel yönetimleri ve belediyeler ile bağlı kuruluşlarında ve bunların üyesi olduğu mahalli yönetim birliklerinde, birlikte yahut farklı başka sermayesinin yarısından fazlası vilayet özel yönetimleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ilişkin şirketlerde personel statüsüne geçirilenlerin; emeklilik, yaşlılık yahut malullük aylığı almaya hak kazanmaları halinde, çalıştırıldıkları kamu kurum ve kuruluşları yahut şirketlerce iş mukavelelerinin feshedilmesini zarurî tutan düzenlemeler yürürlükten kaldırılacak.

    • 06

      Gözler kritik tarihte

      Son olarak düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçerek Meclis Genel Şurası onayına kalmıştı. Onay sürecinin tamamlanmasıyla Resmi Gazete’de yayınlanacak ve müracaatlar alınacak. EYT çalışmaları için gözler kritik tarihe çevrildi.

      Meclis, 28 Şubat’ta açılacak

      TBMM Plan ve Bütçe Kurulu’ndan geçen lakin asrın felaketi olarak kabul edilen Kahramanmaraş merkezli 2 büyük zelzele nedeniyle EYT kanun teklifi TBMM’de oylanamadı.

      TBMM çalışmalarına siyasi partilerin mutabakatı ile 28 Şubat’a kadar orta verilmesinin kararlaştırıldığı açıklandı.

      Bloomberg HT’ye konuşan kaynakların verdiği bilgiye nazaran, Meclis’in tekrar çalışmaya başlamasıyla gündem bahisler birer birer ele alınacak. Ehemmiyet ve gündem sırasına nazaran EYT’nin de ele alınması kestirim ediliyor.

      Yaşanan bu süreç nedeniyle EYT’de TBMM sürecinin bir mühlet daha uzaması bekleniyor.

  • Müdürlere güzel haber Yagıtay’dan geldi

    Müdürlere güzel haber Yagıtay’dan geldi

    Bir holding bünyesinde fabrika müdürü olarak çalışan yöneticinin haftalık izin ücreti talebini değerlendiren Yargıtay, emsal bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, davacının üst düzey yönetici olarak çalışma süresini kendisinin belirlemiş olmasının haftalık tatil hakkını ortadan kaldırmayacağına hükmetti.

    Sigorta pirimlerinin eksik gösterildiğini, vaadedilen üretim pirimlerinin de yatırılmadığını öne süren fabrika müdürü, sözleşmesini tek taraflı feshederek İş mahkemesi’nin yolunu tuttu. Davacı müdür, pirim ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen primlerinin eksik ödendiğini, müvekkilinin prime esas kazancının Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) eksik bildirilmesi, sürekli olarak fazla çalışma yapması ve hafta tatili günlerinde çalışmış olması sebebiyle istifa ettiğini bildirdi. Taahhüt edilen zam miktarlarının uygulanmaması ve işyerinde psikolojik baskı altında kalması nedeni ile iş sözleşmesinin haklı feshettiğini iddia eden davacı; kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, prim, hafta tatili ücreti, ücret ve ücret farkına ilişkin taleplerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı fabrika avukatı ise davacının işverenden gizli rekabet yasağına ve sadakate aykırı hareketlerinin ortaya çıkması üzerine istifa ettiğini belirterek işyerinden ayrıldığını, davacının işten ayrılma kodunun SGK’ya istifa olarak bildirildiğini dile getirdi. İş Mahkemesi, davacının ücret alacağının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine dikkat çekerek kıdem tazminatına hak kazandığı ancak davacının üst düzey yönetici olması nedeniyle çalışma saatlerini kendisinin belirlediği ve bu nedenle fazla çalışma ücretine hak kazanamadığına hükmetti. Mahkeme, davacının haftada altı gün çalışmış olması nedeniyle de hafta tatili alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Kararı her iki taraf avukatı da istinafa götürdü. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazları geri çevirdi. Bu kez taraf avukatları kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

    Haftalık iznin işçi – yönetici tüm çalışanların hakkı olduğunun vurgulandığı Yargıtay kararında şöyle denildi: “Davacı hafta tatili ücreti talebinde bulunmuş, İş Mahkemesi tarafından davacının hafta tatili alacağına hak kazandığı ancak çalışma saatlerini kendisinin belirlediği ve yüksek ücretle çalıştığı gerekçesiyle talebinin reddine karar verilmiştir. Hafta tatili ücreti, 4857 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesinde, ‘Bu Kanun çerçevesine giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63’üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları şartı ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir’ şeklinde düzenlenmiştir. Hafta tatili dinlenme hakkına ilişkin olup işçinin ücretinin yüksek olması veya çalışma saatlerini kendisinin belirlemesi bu hakkın kullanımına engel teşkil etmez. Hafta tatilinde çalışan işçiye hafta tatili ücreti ödenmelidir. İlk derece mahkemesince hatalı hukuki değerlendirme yapılarak yazılı gerekçe ile hafta tatili alacağı talebinin reddine karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacının bu yöndeki istinaf başvurusuna değer verilmemesi bozma sebebidir.” – BURSA

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel
  • İki günlük artışın ardından altın fiyatları sakin, bakır yükselişte

    İki günlük artışın ardından altın fiyatları sakin, bakır yükselişte

    Investing.com – Altın fiyatları, Fed’in para politikasına ilişkin karışık sinyallerinin ardından Çarşamba günü değişmezken bakır fiyatları, güçlü bir rallinin ardından piyasaların, başlıca ithalatçı Çin’deki talep toparlanmasına güvenmesiyle yükseldi.

    Sarı metal geçen hafta gördüğü yaklaşık bir ayın en düşük seviyesinden toparlanırken iki gün üst üste küçük kazançlar elde etti.

    Altın; Salı günü Fed Başkanı Jerome Powell’ın, merkez bankasının güçlü iş gücü piyasası ve yükselen enflasyon nedeniyle faizleri daha da yükseltmesi gerekebileceğini yinelemesinin ardından dalgalı bir seans geçirdi.

    Ancak Powell aynı zamanda “dezenflasyonun” başladığını ve fiyatların düşmesi için sabırlı olunması gerektiğini de kabul etti. Piyasalar, bunu enflasyona karşı bir miktar ilerleme kaydedildiğinin kanıtı olarak gördü ve bu da dolar üzerinde baskı yaratarak Salı günü altının yükselmesini sağladı.

    Spot altın 1.873,65 dolar seviyesinde yatay seyrederken altın vadeli işlemleri %0,1 artarak 1.886 dolara yükseldi.

    Sarı metal, ABD’de tarım dışı istihdamın Ocak ayında beklenenden çok daha yüksek olduğunu gösteren verilerin ardından geçen hafta son zamanların en yüksek seviyelerinden düştü. Bu veri, Fed’in bu yıl faizleri beklenenden daha fazla artırabileceği korkusuyla finans piyasalarını sarstı.

    Ancak yatırımcıların, ABD ekonomisindeki büyüme yavaşladıkça Fed’in şahin duruşunda nihai bir pivotu fiyatlamasıyla, altın için görünüm yıl bazında olumlu olmaya devam ediyor. Olası bir resesyonun da sarı metale yönelik güvenli liman talebini artırması bekleniyor.

    Diğer değerli metaller Çarşamba günü yükseldi. Platin vadeli işlemleri %0,1 artışla 982,90 dolara yükselirken gümüş vadeli işlemleri %0,4 artarak 22,275 dolara çıktı.

    Endüstriyel metaller arasında bakır fiyatları, dünyanın en büyük bakır ithalatçısı olan Çin’deki ekonomik toparlanmaya ilişkin iyimserliğin yenilenmesiyle, Salı günü yaşadığı ciddi bir sıçramanın ardından sabit kaldı.

    Birinci sınıf bakır fiyatları, bir önceki seansta yaklaşık %1 arttıktan sonra hafif bir yükselişle 4,0708 dolara çıktı. Kırmızı metal Salı günü dört günlük kayıp zincirini de kırdı.

    Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) bu yıl Çin’in ham petrol talebinde güçlü bir toparlanma öngörmesinin ardından Çin’e ilişkin iyimserlik, petrol piyasalarına da yansıdı. Bu tahmin, bu yılın başlarında çoğu COVID-19 kısıtlamasını gevşeten ülkedeki emtia talebi için iyiye işaret.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Altın, 7 ayın en kötü haftasının ardından güne sakin başladı

    Altın, 7 ayın en kötü haftasının ardından güne sakin başladı

    Investing.com – Altın fiyatları son yedi ayın en kötü haftasını geçirdikten sonra Pazartesi günü sakin seyretti ve beklenenden daha güçlü çıkan ABD istihdam verilerinin, daha fazla parasal sıkılaştırma korkularını artırmasının ardından gözler Fed Başkanı Jerome Powell ile yapılacak görüşmeye çevrildi.

    Altın fiyatları Cuma günü %2,5 düştü ve iş gücü verilerinin, ABD istihdamının Ocak ayında beklenenden çok daha güçlü olduğunu göstermesinin ardından geçen hafta %3’ün üzerinde değer kaybetti. Bu veriler, Fed’in faiz oranlarını artırmaya devam etmek için yeterli ekonomik alana sahip olduğuna dair korkuları artırdı ve dolar ve Hazine getirilerinde bir toparlanma rallisine yol açtı.

    Bu durum, çoğu metal fiyatını olumsuz etkilerken Cuma günkü verilere kadar güçlü bir yükseliş gösteren altın, derin kayıplar yaşadı. Sarı metal, yaklaşık bir ay sonra ilk kez 1.900 dolar desteğinin altına düştü.

    Spot altın 1.864,93 dolarda yatay seyrederken Nisan vadeli altın, %0,2 düşüşle 1.876,40 dolara geriledi.

    Piyasalar şimdi Salı günü Washington D.C. Ekonomi Kulübü’nde Başkan Jerome Powell ile yapılacak toplantıyı bekliyor. Son iş gücü verileri ve enflasyonun gidişatına ilişkin yorumlar yakından takip edilecek.

    Fed geçen hafta faizleri beklendiği gibi yükseltti ve yakın vadede bunu yapmaya devam edeceğinin de sinyalini vermişti. Bu durum, merkez bankasının yılsonuna kadar şahin duruşundan uzaklaşabileceği yönündeki iddiaların artmasına neden oldu.

    Ancak bu iddialar, Cuma günkü güçlü iş gücü verileriyle hızla tersine döndü ve bu da ABD enflasyonunun, beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği korkularını besledi.

    Diğer değerli metaller de Cuma günü geriledi ve Pazartesi günü karışık bir aralıkta işlem gördü. Platin vadeli işlemleri 1000 doların altına düştükten sonra %0,2 yükselirken gümüş vadeli işlemleri kayıplarını genişleterek %0,4 düşüşle 22,340 dolara geriledi.

    Endüstriyel metaller arasında bakır fiyatları, piyasaların küresel resesyon korkularına karşı Çin talebindeki toparlanma potansiyelini değerlendirmesiyle, geçen haftaki yaklaşık %4’lük kayıptan hafifçe yükseldi. Yükselen faiz oranları ve yüksek enflasyonun, bu yıl küresel ekonomi üzerinde ciddi bir baskı oluşturması bekleniyor.

    Birinci sınıf bakır vadeli işlemler %0,4 artışla 4,0475 dolara yükseldi.

    Bu hafta Çin’den gelecek ekonomik sinyallerin yanı sıra dünyanın iki numaralı bakır ihracatçısı olan Peru’daki iç karışıklıklara odaklanılacak.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Kontrolmatik, 2024’de ABD’de lityum iyon pil üretimine başlıyor

    Kontrolmatik, 2024’de ABD’de lityum iyon pil üretimine başlıyor

    HANDE BERKTAN

    Ankara Polatlı’ya Türkiye’nin birinci özel dal lityum iyon pil hücresi ve güç depolama sistemleri fabrikasını kuran teknoloji ve mühendislik firması, Kontrolmatik Teknoloji, global pazardaki gereksinimi görerek bu alandaki ikinci yatırımını ABD’de gerçekleştiriyor.

    Gündem Teknoloji programına konuk olan Kontrolmatik Teknoloji Genel Müdürü Osman Şahin Köşker, globalde artan güç talebine ve arz güvenliğine bağlı güç depolama teknolojilerine yatırımların önümüzdeki 20 yıl boyunca artarak devam edeceğini söyledi.

    Köşker “Önümüzdeki 20 yıl yenilenebilir güç yatırımlarının arttığını göreceğiz. Güç arz güvenliğini sağlayabilmek ismine güç depolama yatırımlarına gidiyoruz. 2018 yılından bugüne bu alanda AR-GE çalışmalarımız devam ediyor. Kontrolmatik Teknoloji iştiraklerinden Pomega Güç olarak, lityum temelli pil üretimi için fabrikamız bu yıl üretime başlayacak. Ankara Polatlı’daki fabrikamız, 2.2 gigavatsaat/yıl kapasiteye sahip olacak. Makine ekipmanlarının kabulunu yaptık, konseyime başlıyoruz. Mayıs ayında deneme üretimine başlıyor olacağız. Türkiye’nin birinci lityum demir fosfat (LFP) bazlı lityum iyon pil tesisi olacak. LFP hammaddesi için de bir yatırımımız olacak. Zira bu bir tedarik zinciri idaresidir. Hasebiyle hammaddenin de üretimini gerçekleştiriyor olacağız. 3 fazda hayata geçecek tesis, 2023 yılında üretime başlayacak ve 2024 yılında 2.25 gigavatsaat/yıl kapasiteye ulaşacak” dedi.

    ABD’deki LFP yatırımlarına ait konuşan Kontrolmatik Teknoloji Genel Müdürü Köşker “ABD’de, Pomega Güç olarak yatırımımızın birinci faz kapasitesi 3 gigavatsaat/yıl olacak. Pil kapasitesi olarak daha büyük bir yatırım. Yatırımın finansmanında özkaynak ve uzun vadeli finansman sağladık. ABD’deki yatırımımız, 2024 yılı içerisinde üretime başlayacak biçimde planlamalarımızı yaptık. LFP hücrelerin yanı sıra batarya modülleri ve bütünleşik güç depolama sistemleri üretimi yapacak tesisimizin yatırım finansmanında, ABD’de eyalet teşviğinden yararlandık” dedi.

    Yüksek katma kıymetli teknoloji hizmeti ve üretim gerçekleştiren şirketler için nitelikli insan kaynağı büyük kıymete sahip. Bu doğrultuda, nitelikli işgücüne ulaşma noktasında, Kontrolmatik Teknoloji Genel Müdürü Köşker “Nitelikli işgücüne ulaşmada aşikâr başlı alanlarda iştirak şirketlerimizde ortak fikir havuzu kurduk. Profesyonellerden de dayanak alıyoruz. Uzun soluklu staj programları yapıyor ve işe alım gerçekleştiriyoruz. 36 saat müddet hackathon (kodlama yarışmaları) gerçekleştirdik ve iştirak göstererek başarılı olan beş arkadaşımızı takımımıza dahil ettik. Yazılımcılara, iş dünyasının çok gereksinimi olacak. Elektrik, elektronik, fizik, kimya ve biyoloji üzere temel disiplinlerden mezun gençlere büyük iş fırsatları var “ açıklamasını yaptı.

  • İngiltere’de on binlerce kamu çalışanı “adil maaş” talebiyle son 10 yılın en büyük grevine gitti

    İngiltere’de on binlerce kamu çalışanı “adil maaş” talebiyle son 10 yılın en büyük grevine gitti

    Çeşitli meslek gruplarından on binlerce kamu çalışanı ülke genelinde yürüyüşler düzenledi. Eğitim görevlilerini temsil eden İngiltere Ulusal Eğitim Sendikasından (NEU) yapılan açıklamada, 2010’dan bu yana en az yüzde 23’lük maaş kesintisi yaşayan 300 binden fazla öğretmenin, çift haneli enflasyon oranının üzerinde bir maaş artışı talebiyle İngiltere genelinde yürüyüş düzenlediği belirtildi.

    OKULLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU KAPALI

    NEU Genel Sekreteri Mary Bouted, başkent Londra’daki bir okulun önünde yaptığı konuşmada, göstericilerin protesto yapmakta gönülsüz olduğunu fakat bazı şeylerin değişmesi gerektiği için burada bulunduklarını söyledi. Gösteriler nedeniyle okulların büyük çoğunluğunun kısmen veya tamamen kapalı olduğu ve yapılan mitingler sebebiyle ulaşımın sekteye uğradığı bildirildi.

    İNGİLTERE GENELİNDE PROTESTO KARŞITI YASA TASARISI ELEŞTİRİLDİ

    İngiltere İşçi Sendikaları Kongresi (TUC), gösterileri frenlemesi öngörülen yasa tasarısını protesto etmek için İngiltere genelinde mitingler yapılacağını duyurdu. Hükümet, hazırladığı yasa tasarısında, kamu yararını gözetmek için belirli sektörlerdeki eylemlere kısıtlamalar getirmeyi planlıyor. İngiltere İş, Enerji ve Endüstriyel Strateji Bakanı Grant Shapps, sağlık gibi bazı sektörlerdeki protesto kısıtlamalarını savunarak bu tedbirin öneminin, eylemlerde yaşanabilecek sağlık sorunlarının meydana gelmesi halinde anlaşılacağını söyledi.

    TUC Genel Sekreteri Paul Nowak ise yasa tasarısının, demokratik olmadığını ve eylemlerin daha da artıracağını ifade etti. Söz konusu tasarının, grev gününde çalışmayı reddeden kişinin kovulmasına yol açabileceği kaydediliyor.

    İtfaiye Birliği Genel Sekreteri Matt Wrack da tasarıya ilişkin, “Bu, İngiltere’nin Kovid-19 kahramanlarına ve tüm işçilere yönelik bir saldırıdır. Bu otoriter saldırıya karşı kitlesel bir direniş hareketine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

    KİLİT SEKTÖRLERDE GREVLERİ FRENLEMEK İÇİN YASA ÇIKARACAKLAR

    İngiliz hükümeti, kamuda kilit önem taşıyan sektörlerde çalışanların greve gitmelerini kısıtlayacak yasanın üzerinde çalışıldığı bildirilmişti. Açıklamada, yasanın ülkede demir yolları, itfaiye ve ambulans hizmetlerini kapsamasının öngörüldüğüne işaret edilmişti.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen İngiltere İş, Enerji ve Endüstriyel Strateji Bakanı Grant Shapps, yasanın greve gitmek isteyen çalışanlara karşı halkı orantısız hizmet kesintilerinden korumayı amaçladığını vurgulamıştı. Son dönemde demir yolları ve sağlık sektörü çalışanları başta olmak üzere pek çok kamu ile özel sektör çalışanı, ülke çapında iş bırakma eylemi düzenliyor.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Yarım Asırdır Ahşaba Hayat Veriyor

    Yarım Asırdır Ahşaba Hayat Veriyor

    İznik Belediyesi hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” projesi kapsamında 24.belgeselinde İznik’te yarım asırdır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş’in (78) hayatını ve mesleğini ele aldı.

    Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş bireylerin hayatları İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlgiler Biriminin“Yaşayan İznik Hazineleri” projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda elli üç yıldır ahşap ustalığı yaparak geçimini sağlayan İsmail Güneş icra ettiği mesleğini 1970 yılından buyana tıpkı heyecanla devam ettiriyor.

    1945 yılında İznik’e bağlı Tacir mahallesinde dünyaya gelen İsmail Güneş gençlik yıllarından bu yana meraklı olduğu ahşap işlerine başlar. İşine olan merakı ve heyecanı onu mesleğini geliştirmeye iter.1970 yılında Tacir’de başladığı mesleğini 1992 yılında İznik’e taşır. Hala İznik’te bulunan iş yerinde bu mesleğini icra etmekte.

    “MESLEKLERİ DÜRÜSTLÜK DEVAM ETTİRİR”

    Meslekte geçirdiği elli üç yıllık serüvenini o günleri yaşarcasına anlatan İsmail Güneş (78) konuşmasında “Benim hiç ustam olmadı. Mesleğe olan merakım sayesinde görerek, izleyerek öğrendim. Ahşap işi yapanlardan ne kapabilirim diye uğraştım daima. Birinci başladığım yıllarda küfe ve sepette yaptım. Sonraları doğrama işleri derken bu günlere geldik. Allah’a şükürler olsun. Hiç boş durmadan elli üç yıldır çalışıyorum. Bir mesleğin devam etmesini dürüstlük sağlar. Siz işinizde dürüst ve doğruysanız o meslek ömür uzunluğu devam eder” dedi. Güneş konuşmasında ayrıyeten İznik Belediye Lideri Kağan Mehmet Usta’ya bu çalışmalar ile gelecek nesillere aktarılan deneyimler ve meslekler hasebiyle teşekkür etti.

    İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla Bağlantılar Ünitesinin hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” belgesellerinin birincisi 75 yıllık fıçı ustası Merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75)  altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55)  ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel ise elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) ile gerçekleştirildi.

    Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Zyxel, hibrit çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni uç nokta güvenlik çözümü Astra’yı sundu

    Zyxel, hibrit çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni uç nokta güvenlik çözümü Astra’yı sundu

    Zyxel’in yeni güvenlik tahlili Astra, tüm uç noktaları tek bir portal üzerinden izleme ve müdafaa özellikleri ile hibrit çalışan küçük ve orta ölçekli işletmelerin güvenlik gereksinimlerine tahlil olacak.

    Güvenlik ve bulut dayanaklı mesken ve iş tahlilleri önderi Zyxel Networks, hibrit çalışmanın yükselişi ile küçük ve orta ölçekli işletmelerde ortaya çıkan güvenlik gereksinimlerine karşılık yeni bulut tabanlı uç nokta güvenlik hizmeti Astra’yı pazara sundu. Günümüzde giderek daha fazla insanın uzaktan çalışmayı tercih etmesiyle, kurumların bulut tabanlı sistemlere geçişi hızlanmış durumda. Gartner’ın yakın tarihli bir araştırması, kurumların %85’inden fazlasının 2025 yılına kadar bulut teknolojilerini benimsemiş olacağını ortaya koyuyor.

    Son devirde uzaktan ve esnek çalışma uygulamalarındaki yükseliş, çalışanların iş yeri ağlarına istedikleri yerden bağlanmasına ve çalışmasına imkan sağlıyor. Bu durum, işletmelerin artık şube ofislere ve bulut tabanlı uygulamalara erişim gerektiren birden çok aygıtla daha fazla uzaktan çalışanlarını desteklemesi gerektiği manasına geliyor.

    Bu merkezi olmayan ağ sistemleri çağdaş iş gücünde gereksinim duyulan esnekliği sağlayabilirken, maalesef ki siber güvenlik risklerini artırıyor. Zyxel’in bu probleme tahlil olarak geliştirdiği Astra, kullanıcılara nereden çalıştıklarından bağımsız olarak birinci güvenlik muhafazasını sağlayan ve birden fazla uç noktaya kurulabilen bulut tabanlı bir güvenlik hizmeti sunuyor.

    Çalışanlar ofis hudutlarının dışında dahi güvende

    Zyxel’in yeni tahlili Astra, Dark Web Monitor, IP/URL Prestiji ve Web Filtreleme yetenekleri dahil olmak üzere güvenlikle ilgili tüm denetimi ilgili işletme yöneticisine sağlayarak, çalışanların aygıtlarının ofis dışındayken bile izlemesini ve güvenliklerinin sağlanmasını mümkün kılıyor. Bulut tabanlı Astra’nın tehdit istihbaratı data tabanı otomatik olarak güncelleniyor ve gerçek vakitli olarak uç noktalara gönderiliyor. Bu sayede her vakit yeni kalan Astra için kullanıcıların manuel olarak güncellemeleri indirmelerine ve çalıştırmalarına gerek kalmıyor. 

    Güvenliği sağlamak artık daha kolay

    Astra, ağ yöneticilerinin, bu yıl içinde piyasaya sürülecek masaüstü sürümüyle yesyeni bir taşınabilir uygulama aracılığıyla uzak aygıtlardaki güvenlik ayarlarını kolay kolay izlemesine ve denetim etmesine imkan tanıyor. Bu birleşik platform, muhtaçlığı olan takımlara anında görünürlük ve erişilebilirlik sağlayan ikazları, raporları ve olay tahlillerini bir ortaya getiriyor. Astra uygulaması, aygıt performansından ödün vermeden kullanıcıları kimlik avına ve istismar taarruzlarına karşı korumak için taşınabilir aygıtlara da kurulabiliyor.

    Zyxel Gateway SBU Kıdemli Lider Yardımcısı Bay Ken Tsai, “Günümüz esnek çalışma şartlarını sağlamak için sunulan hibrit uygulamalar çalışanlar için son derece kıymetli, lakin bu durum nedeniyle ortaya çıkabilecek siber riskleri de göz gerisi etmemek gerek. Bilhassa küçük ve orta ölçekli işletmeler, sayısı giderek artan uç noktalar için güvenlik sağlayan ve işletmeleri genişleyen tehdit ortamına karşı koruyan, birçok özelliği bir ortaya getiren ve teknolojik alt yapısı güçlü bir güvenlik tahliline gereksinim duyuyor. Zyxel’in çeşitli güvenlik duvarları ve bulut güvenlik hizmetlerini bir ortaya getiren Astra, küçük ve orta ölçekli işletmelere iş süreçlerini garanti altına almak için birleşik ve dengeli bir yaklaşım sunuyor” dedi.

    Astra uygulaması şu anda, iOS ve Android uygulama marketlerde lisanslı bir hizmet olarak yer alıyor. Ayrıyeten Zyxel, bu yılın sonlarında Astra’nın bir masaüstü sürümünü piyasaya sürmeyi planlıyor. Her lisanslı kullanıcı, Astra’yı en fazla iki uç noktaya kurabiliyor. İşletmeler, 999 çalışana kadar lisans satın alabiliyor ve hepsini tek bir Astra portalından yönetebiliyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Son Dakika! Bakan Dönmez: Elektrik ve doğal gaza mart ayında indirim olabilir

    Son Dakika! Bakan Dönmez: Elektrik ve doğal gaza mart ayında indirim olabilir

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, ‘Enerjide Türkiye Yüzyılı Zirvesi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “KARADENİZ’DE 33 ÜNİTE DENİZ TABANINA İNDİRİLDİ”

    Karadeniz gazının şu anki yaklaşık rezerviyle Türkiye’nin 30 yıllık ihtiyacını karşılayacağını, yeni keşiflerle birlikte sürenin daha da uzayacağını söyleyen Bakan Dönmez, “Karadeniz’de deniz tabanına yerleştirilecek toplam 42 ünitenin 33’ünü deniz tabanına indirdik. Denizden gelecek gazı karada işleyecek Doğal Gaz İşleme Tesisimizin inşaatını da yüzde 90’ını tamamladık. Tesisin devreye alınması için gerekli fonksiyon testlerine de aşama aşama başlıyoruz.

    “FİYATLARDAKİ DÜŞÜŞ SEYREDERSE MART AYINDA İNDİRİM OLABİLİR”

    İnşallah bu müjdelerin devamı geldikçe ve dünyadaki fiyat oynaklığı azalmaya başladıkça bunları indirim olarak vatandaşlarımıza da yansıtacağız. Fiyatlardaki düşüş seyrederse elektrik ve doğal gazda mart ayı içerisinde bir indirim olabilir. Üçüncü FSRU gemimiz de gelecek. İnşallah bir hafta içinde ülkemizde olacak” diye konuştu.

    Bakan Dönmez’in açıklamalarından satır başları şu şekilde;

    “İnsanoğlu kimi zaman geçmişini muhasebe eder. Doğrularını, yanlışlarını masaya yatırır. Kimi zaman pişmanlıklar, kimi zaman da “iyi ki yapmışım” dediği zamanlar olur. Aslına bakarsanız devletlerin, milletlerin kaderleri de bundan çok farklı değil. Sistemler, düzenler, devletler hiçbir zaman doğru bir hat üzerinde ilerlemiyor. İnişler, çıkışlar, krizler, zirveler sürekli bir değişim halindeyiz. Böylesi bir hercümerçte bizleri güvenli limana ulaştıracak iki şey var. Bir, size gideceğiniz yolu gösterecek bir yol haritanız. İki, sizin önünüzü açacak, sizi yeni ufuklara taşıyacak bir liderin varlığı.

    “TÜRKİYE’Yİ GÜVENLİ LİMANA TAŞIYACAK YOL HARİTAMIZ BELLİ”

    Hamdolsun, Türkiye bugün ikisine de sahip. Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi kararlılığı ve vizyonu ile Türkiye’nin kangren olan pek çok meselesi çözüme kavuştu. Türkiye, hızlı karar alabilen, dinamik ve kendini sürekli güncelleyebilen bir yapıya kavuştu. Türkiye’yi güvenli limana taşıyacak yol haritamız da belli: Türkiye Yüzyılı. Türkiye Yüzyılı, geleceğin Türkiye’sinin vizyon belgesidir. Büyük ve Güçlü Türkiye’nin kızılelmasıdır. Çocuklarımıza, gençlerimize miras bırakacağımız müreffeh Türkiye’nin ayak sesleridir. Geçmişimize kilit vuranlara, ipotek altına alanlara inat, geleceğimizin, gelecek yüzyılımızın başarı anahtarıdır.

    “YÜZYILIN ENERJİSİ İLE YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ”

    Bu büyük hedeflere bizleri taşıyacak ana unsur ise enerjidir. Enerjinin büyük oranda yerli kaynaklar, yerli teknoloji ve yerli insan kaynağıyla üretimi olmazsa olmazımız. 6 yıl önce Milli Enerji ve Maden Politikamızı açıklarken güçlü bir niyet beyanında bulunmuştuk. Bugün geldiğimiz noktada açıkladığımız strateji belgesindeki pek çok hususu hayata geçirdiğimizi görüyoruz. Şimdi ise artık Yüzyılın Enerjisi ile yeni bir sayfa açıyoruz.

    Karadeniz gazı, nükleer enerji, doğal gaz depolama, LNG, FSRU tesisleri, gaz merkezi, yenilebilir enerji, nadir toprak elementleri, bor ve diğer madenlerde uç ürün üretimi gibi her bir konu aslında bugünün ya da yarının meselesi değil, gelecek 50 yılın, 100 yılın meselesi. Nükleer enerji diyoruz mesela kullanım ömrü 60 + 20 yıl. Konvansiyonel santrallerin yanı sıra SMR’ları yani küçük ve orta ölçekli nükleer santralleri de gündemimize aldık. Arkadaşlarımız şu an yönetmelik üzerine çalışıyorlar. Tabi bu santrallerin nispeten maliyetleri daha düşük, inşa süreçleri daha hızlı. Mobilitelerinin olması tabi ki ihtiyaç duyulan yerde hızlı bir şekilde inşa edilmelerini de kolaylaştırıyor.

    “YENİ KEŞİFLERLE İNŞALLAH BU SÜRE DAHA DA UZAYACAK”

    Karadeniz gazı şu anki rezerviyle 30 yıllık ihtiyacımızı karşılayacak büyüklükte. Yeni keşiflerle inşallah bu süre daha da uzayacak. Doğal gaz iletim, dağıtım, depolama işleri en az 50 yıla hatta daha fazlasına tekabül ediyor. Yenilenebilir enerji hakeza her bir tesisin en az 30-35 yıllık kullanım ömrü var. Bizler işte bu anlayıştan yola çıkarak Türkiye Yüzyılı’nın enerjisini gelecek yüzyıla taşıyacak vizyonun adına Yüzyılın Enerjisi dedik. Hani tarihimizden ilham alarak bir benzetme yapacak olursak, enerji, çınar ağacı gibidir. Kalkınmanın, üretimin sırtını yasladığı güçlü bir yapısı vardır. Kökleri en derindedir ama dallarıyla büyük bir alanı kaplar. Ömrü de oldukça uzundur. Enerji yatırımlarımızın da mantığı budur. Kısa vadeli değil uzun vadeli düşünüyoruz. Tıpkı bir çınar gibi kökleri derinde ama yapraklarıyla geleceğe uzanıyoruz. Sağlam, sarsılmaz yapısıyla Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini, kalkınmasını sırtlıyoruz.

    “KARADENİZ GAZININ İLK FAZI MART AYINDA DEVREYE GİRECEK”

    Türkiye Yüzyılı, enerjide bağımsızlığın yüzyılı olacak. Bunun için bütün plan ve programlarımızı hazırladık. İşte Karadeniz gazı… İnşallah ilk fazı Mart ayında devreye girecek. Tam kapasite üretimde inşallah gaz ihtiyacımızın dörtte birini buradan karşılayacağız. Bu ne demek? Türkiye’nin gaz ithalatının dörtte bir oranda azalması demek. Bu, Türkiye’nin gaz müzakeresi yaparken elinin daha güçlü olması demek. Gaz merkezi olma hedefine yürüyen Türkiye’nin piyasada daha fazla kaynak çeşitliliği oluşturması demek. Bu nedenle Türkiye’nin enerjide bağımsızlık hedefinin en önemli argümanlarından biri yerli gazımız. Biliyorsunuz doğal gazda dışa bağımlılık oranımız yüzde 95’lerin üzerinde. Karadeniz gazı bu yükü zaman içerisinde hafifletecek inşallah.

    “KARADENİZ GAZI, TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİN KENDİNİ KANITLADIĞI BİR ALAN OLDU”

    Karadeniz gazında deniz tabanının 2.200 metre altına boru yerleştirme işlemlerini geçtiğimiz yıl tamamlamıştık biliyorsunuz. Çalışmaların hangi zorlu ve teknolojik ekipmanlarla yapıldığının zihinlerde canlanması için şöyle ifade etmek istiyorum. Denizin 2.200 metre altı canlı yaşamının dahi olmadığı bir alan. Oradaki bütün iş ve işlemleri uzaktan kumandalı robotlarla, yazılımlarla, gelişmiş su altı kameralarıyla yapıyoruz. Üstelik şunu da büyük bir gururla ifade etmek istiyorum. Su altı robotundan kullandığımız yazılıma kadar ekipmanların büyük bir kısmı yerli teknoloji ürünü. Karadeniz gazı, Türk mühendisliğinin derin deniz sondajcılığında kendini kanıtladığı bir alan oldu. Biliyorsunuz Karadeniz’de bunlar açtığımız ilk kuyular değil. Daha önce uluslararası şirketlerle kiralama usulüyle çalışıyorduk.

    “KARADENİZ’DE DENİZ TABANINA YERLEŞTİRİLECEK TOPLAM 42 ÜNİTENİN 33’ÜNÜ DENİZ TABANINA İNDİRİDİK”

    Şimdi ise büyük oranda kendi imkânlarımızla faaliyet gösteriyoruz. Bu da bize ne sağlıyor? Hareket kabiliyeti esnekliği sağlıyor. Daha önceki faaliyetlerimizin takvimlendirmesini şirketlerin uygunluk durumuna göre yapıyorduk. Ama şimdi öyle değil. Arkadaşlarımız verileri okuyor, işaretliyor, analiz ediyor, diyorlar ki şu bölgeye yoğunlaşacağız. Hızlı bir iş takvimi oluşturuyoruz ve o bölgede arama ya da sondajlarımıza başlıyoruz. Karadeniz gazını örnek alırsak enerji bağımsızlığımıza önce yerli ekipman, yerli teknoloji ve yerli insan kaynağıyla başladık. Bu gelişmeler beraberinde kaynak bağımsızlığını getirdi. Karadeniz’de deniz tabanına yerleştirilecek toplam 42 ünitenin 33’ünü deniz tabanına indiridik. Bu ekipmanların en önemlilerinden biri olan toplama ve dağıtım haznesi, Peçenek ve Çepni adını verdik onlara, bu ekipmanları deniz tabanına başarıyla indirdik. Derin deniz ana kordon hattını deniz tabanına döşemiştik. Ocak ayı başlarında da nihai etütlerine başladık.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez.

    “FATİH SONDAJ GEMİMİZ TÜRKALİ-11 KUYUSUNDAKİ SONDAJINI TAMAMLADI”

    Denizden gelecek gazı karada işleyecek Doğal Gaz İşleme Tesisimizin inşasının da yüzde 90’ını tamamladık. Tesisin devreye alınması için gerekli fonksiyon testlerine de aşama aşama başladık. Yine ocak ayında deniz tabanındaki montaj çalışmaları tamamlanarak, orada da ilk test çalışmalarına başladık. Fatih Sondaj Gemimiz Türkali-11 kuyusundaki sondajını tamamladı. Böylece Faz-1 için gereken bütün kuyuların sondajını tamamlamış olduk. Yavuz, Türkali- 5 kuyusunda üst tamamlama, Kanuni de Türkali-10 kuyusunda yakın zamanda alt tamamlama operasyonlarını bitirecek. Çaycuma-1 kuyusundaki keşfin ardından o bölgede de yeni sondaj çalışmalarımız olacak. Bölgeye komşu benzer yapıdaki diğer jeolojik sahalarda yapacağız bu sondajları. Oralardan da inşallah milletimize yeni müjdeler vermeyi umut ediyoruz.

    “MÜJDELER DEVAM ETTİKÇE İNDİRİM OLARAK VATANDAŞLARIMIZA DA YANSITACAĞIZ”

    İnşallah bu müjdelerin devamı geldikçe ve dünyadaki fiyat oynaklığı azalmaya başladıkça bunları indirim olarak vatandaşlarımıza da yansıtacağız. Geçtiğimiz hafta sanayinin kullandığı doğal gaza yüzde 13,10; elektrik amaçlı doğal gazda da yüzde 16,67 oranında indirim yaptık. 2022 Kasım’dan bu yana sanayinin kullandığı doğal gazda toplam yüzde 24,5 ila yüzde 38 oranında bir indirim oldu. Bu durumun tabi önce üretim maliyetlerinde ve en niayetinde de enflasyonda da bir düşüşe yol açmasını bekliyoruz.

    “FİYATLARDAKİ DÜŞÜŞ SEYREDERSE MART AYI İÇERİSİNDE BİR İNDİRİM OLABİLİR”

    Bir diğer indirimde elektrikten geldi biliyorsunuz. Serbest piyasadaki elektrik tavan fiyatını 2021 Aralık’ta 4.800 TL/MWh’den 4.200 TL/MWh’ye indirmiştik biliyorsunuz. Geçtiğimiz hafta da yeni bir düzenlemeyle tavan fiyatını 4.200 TL’MWh’den 3650 L’MWh’ye düşürdük. Böylece serbest piyasadan elektrik alan büyük sanayi kuruluşlarımızın maliyetlerinde %15’e kadar bir düşüş olacak. Fiyatlardaki düşüş seyrederse mart ayı içerisinde bir indirim olabilir.

    “ÜÇÜNCÜ FSRU GEMİMİZ DE GELECEK”

    Doğal gazla ilgili son zamanlarda sadece üretim değil FSRU ve doğal gaz ihracatı konularında da önemli gelişmeler yaşıyoruz. Üçüncü FSRU gemimiz de gelecek. İnşallah bu hafta sonu ülkemizde olacak. Gemimizi, Saros FSRU terminalimizde kullanmak üzere orada demirleyeceğiz. İnşallah, Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla Türkiye’nin yeni FSRU gemisini hizmete alacağız. Saros FSRU ile tüketimin yoğun olduğu Trakya bölgesine yeni bir giriş noktası daha kazandırmış olacağız. Daha da önemlisi, gaz ticaret merkezi hedefimiz doğrultusunda başta Balkanlar olmak üzere bölgesel gaz ticaretinde daha etkin bir oyuncu olacağız. Biliyorsunuz gaz ticareti merkezi için uzun süredir yoğun bir enerji diplomasisi yürütüyoruz. Son 1 yılda Avrupa’dan Orta Asya ve Körfez’e kadar 15 ülkeyi ziyaret ettik. Kaynak ülkelerin büyük bir kısmıyla görüşmeler yürüttük. Bunlardan bazıları daha önce gaz tedariki yaptığımız ülkelerdi. Bazılarıyla ise daha önce hiç gaz ticaretimiz olmamıştı. Bunların yanı sıra tüketim tarafında da bölgemizdeki ülkelerle de görüşmeler, müzakereler yürütmüştük. İlk adımı geçtiğimiz aylarda Bulgaristan ile attık. Bulgaristan ile 2035’e kadar sürecek yıllık yaklaşık 1,5 milyar metreküplük gaz tedarik anlaşması imzaladık. Bu kapasite Bulgaristan’ın yıllık gaz tüketiminin yaklaşık yüzde 30’una denk geliyor. 13 yıllık sürede Bulgaristan’a toplam 20 milyar metreküplük bir gaz akışı olacak. Bulgaristan’ın yanı sıra Kuzey Makedonya, Romanya ve Moldova ile de benzer süreçleri yürütüyoruz. Gerek gaz tedariki gerekse de ülkelerin iletim kapasitelerini artırmak için vereceğimiz mühendislik ve servis hizmetleri gibi pek çok hususu müzakere ettik. Görüşmelerimiz devam ediyor.

    “UMMAN İLE YENİ BİR GAZ ALIM ANLAŞMASI İMZALIYORUZ”

    Yeni yatırımlarla bölge ülkelerine çok kısa bir sürede 3 kata kadar doğal gaz tedariğinde artış potansiyelimiz var. Az önce de bahsettim bunun için yeni kaynak ülkelerle görüşmeler yaptık. Ve buradan ilk kez ilan edeceğim yeni bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu an BOTAŞ Genel Müdürümüz Umman’da. Umman ile yeni bir gaz alım anlaşması imzalıyoruz. Umman’dan yıllık 1,4 milyar metreküplük gaz tedarik edeceğiz ve anlaşmamız 10 yıl geçerli olacak. Daha sonra yine uygun şartlar oluşursa anlaşmayı uzatma imkânımız da var. Başta Avrupa olmak üzere dünyanın gaz tedariki sıkıntısı çektiği bir dönemde, Türkiye, gaz ticaret merkezi olmak için bütün adımları atıyor. 20 yılda doğal gaz alanında yerli gaz, doğal gaz depolama, LNG, FSRU, uluslararası boru hatları, organize toptan doğal gaz satış piyasası gibi bizi gaz ticaret merkezi yapacak yatırımları hayata geçirdik. Bir karşılaştırma yapacak olursak Türkiye gaz pazarı önümüzdeki dönem büyük bir süpermarket gibi çok farklı seçeneklerin yer aldığı bir yapıya kavuşacak.

    “HEDEFİMİZ REFERANS GAZ FİYATININ BELİRLENDİĞİ GAZ TİCARET MERKEZİ HALİNE GELMEK”

    Ticaret merkezinin mantığı olan çok oyunculu, çok kaynak girişli, çok kontrata ve yüksek bir hacme sahip piyasa varlığına ulaşacak. Doğal gazın üretilmesi, ithal edilmesi, ticaretinin yapılabilmesi ve ihraç edilebilmesi için yeterli altyapıya, teknik donanıma, mental yönetim felsefesine, uluslararası bilgi ve birikime sahibiz. Bundan sonraki hedefimiz üretici ve tüketici ülkeleri bir araya getirmek ve bölgesinde referans gaz fiyatının belirlendiği gaz ticaret merkezi haline gelmek. Bu kapsamda, İstanbul’da 14-15 Şubat tarihlerinde İstanbul Gas Summit düzenleyeceğiz. Orta Doğu, Akdeniz, Hazar ve Orta Asya’nın kaynak ülkeriyle, Avrupa’nın tüketici ülkelerini bir araya getireceğiz. Zirvemizin mottosunu yani sloganı da yine ilk kez buradan açıklıyorum, “Securing the Future Together” yani “Geleceği Birlikte Güven Altına Almak” olarak belirledik. Özellikle şu çalkantılı dönemde daha fazla güven ve iş birliğine vurgu yapmak için böyle bir sloganla yola çıktık. Türkiye olarak bizler bu konuda her zaman üzerimize düşeni yerine getirmeye hazırız.

    “İSTANBUL, ENERJİNİN DE BAŞKENTİ, YENİ MERKEZİ OLACAK”

    Zirvede Enerji Bakanlarının yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarının, özel sektörün ve uluslararası enerji örgütlerinin üst düzey temsilcilerini ağırlayacağız. Zirvede, küresel gelişmelerin enerji sektörüne etkilerini, arz-talepteki değişimleri, fiyatlandırmaları ve küresel arz güvenliği konularını ele alacağız. İstanbul, inşallah yeni dönemde önemli bir misyon daha üstlecek ve enerjinin de başkenti, yeni merkezi olacak. Zaten İstanbul’un tarihsel bir birikimi var. Şimdi bu birikimden daha güvenli bir gelecek inşa etmek adına faydalanacağız. Diğer yandan enerji iş birliğimizi daha fazla ülkeyle daha farklı konularda geliştirmek için Enerji Forumu mekanizmaları tesis ediyoruz. Azerbaycan ve Almanya ile bu mekanizmayı tesis ettik. Her bir toplantıda ülkelerimiz adına önemli çıktılar elde ettik. Bu mekanizmayı ABD ve Japonya ile de yakın zamanda işleteceğiz. Bu sene içerisinde inşallah her iki ülkeyle de ilk toplantıları yapmayı planlıyoruz.