Etiket: Piyasa

  • Fed korkuları, daralan arz sayesinde toparlanan petroldeki artışı sınırlıyor

    Fed korkuları, daralan arz sayesinde toparlanan petroldeki artışı sınırlıyor

    Investing.com – Fed’den gelen şahin sinyallerin ardından faiz oranlarının yükseleceği korkusu, hissiyatı azaltmaya devam etse de petrol fiyatları, Çarşamba günü ABD arzının sıkılaşacağı beklentisiyle son dönemdeki kayıplarının bir kısmını telafi etti.

    Amerikan Petrol Enstitüsünden (API) alınan veriler, ABD ham petrol stoklarının 10 haftalık artışın ardından geçen hafta ilk kez azaldığını gösterdi ve günün ilerleyen saatlerinde paylaşılacak olan hükümet verileri için de benzer bir eğilimin habercisi oldu.

    Petrol şirketi yöneticilerinin, ABD üretiminin zirveye ulaştığına dair son yorumlarıyla birlikte stoklardaki düşüşe dair işaretler, dünyanın en büyük petrol tüketicisinde arzın önümüzdeki aylarda sıkılaşacağına dair bazı beklentilerin artmasına yardımcı oldu.

    Brent %0,6 artışla 83,42 dolara yükselirken WTI 77,57 dolar civarında değişmedi. Her iki kontrat da Salı günü %3,5 ila %4 arasında değer kaybetti.

    Fed Başkanı Jerome Powell; enflasyon ve istihdam piyasasındaki son güçlenmenin, faizlerin piyasa beklentilerinden daha fazla artmasına neden olabileceği uyarısında bulundu. Ardından ham petrol fiyatları, son iki ayın en büyük kaybını yaşamaya devam etti.

    Bu yorumlar, artan faiz oranlarının bu yıl potansiyel bir resesyona yol açabileceği ve bunun da ham petrol talebini düşüreceği endişelerini artırdı. Powell’ın sunumunun ardından dolar da keskin bir şekilde güçlenerek petrol piyasaları üzerinde daha fazla baskı oluşturdu.

    Piyasaların kısa süreliğine pozitif bölgeye geçtiği pozitif haftaların ardından Salı günkü kayıplarla petrol fiyatları, yıllık bazda negatife döndü.

    Bu hafta gözler, Fed’in Çarşamba günü açıklayacağı Bej Kitap raporundan başlayarak ABD ekonomisine ilişkin daha fazla ipucu sağlayacak verilerde olacak. Tarım dışı istihdam verileri Cuma günü açıklanacak ve istihdam piyasasındaki herhangi bir güç işaretinin, Fed’e faiz oranlarını yükseltmek için daha fazla alan sağlayacağı düşünülüyor.

    Artan faiz oranları ve yavaşlayan ekonomik büyüme korkuları, bu yıl ham petrol fiyatları üzerindeki en büyük ağırlık oldu ve Çin talebindeki potansiyel toparlanmaya ilişkin iyimserliği büyük ölçüde dengeledi.

    Ancak ülkeden gelen karışık ekonomik veriler, bu hafta Çin’deki toparlanmaya ilişkin beklentileri zayıflattı.

    Ülke Ocak-Şubat döneminde rekor düzeyde yüksek bir ticaret fazlası kaydederken aynı zamanda ithalat, beklenenden daha büyük bir düşüş yaşadı; bu da Çin talebinin, COVID-19 kısıtlamaları kaldırılmasına rağmen zayıf kaldığını gösterdi.

    Çin’e ilişkin daha fazla ekonomik ipucu için gözler, Cuma günü açıklanacak olan Şubat ayı enflasyon verilerine çevrilmiş durumda.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Kıymetli Madenler & Enerji – Haftalık Değerlendirme ve Gelecek Takvimi

    Kıymetli Madenler & Enerji – Haftalık Değerlendirme ve Gelecek Takvimi

    Investing.com – Bir emtianın – ya da herhangi bir şeyin – fiyatı, her zaman arz ve talebe bağlıdır. Petrol konusunda son üç yılda yaşananlar, arzın muhtemelen talepten daha büyük bir fiyat belirleyicisi olduğunu göstermiştir.

    Geçen yıl petrolün varilini 100 doların üzerine çıkaran talep değil, OPEC’in arzı kısması ve Ukrayna işgali nedeniyle Rusya’ya uygulanan yaptırımlardı. Aynı şekilde 70 dolara geri dönüş de büyük ölçüde Biden yönetiminin ABD rezervinden 200 milyon varilden fazla petrol çekmesinin bir sonucuydu ancak Çin’in, o dönemde uyguladığı acımasız COVID-19 kısıtlamaları, en büyük ham petrol ithalatçısının talebine ciddi bir engel oluşturdu.

    Bu nedenle Wall Street Journal, Cuma günü Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), OPEC’ten ayrılma olasılığı hakkında bir iç tartışma yaşadığını bildirdiğinde, petrol piyasası bir süreliğine hızla dibe vurdu.

    BAE’nin OPEC’ten ayrılma kararı; küresel üretimin yaklaşık %38’ini gerçekleştiren grubun, petrol fiyatlarını belirleme gücünü azaltacaktır. BAE günlük 3 milyon varilden fazla petrol üretiyor ve OPEC’in en verimli üçüncü üreticisi konumunda.

    The Journal; BAE’nin OPEC’ten çıkma fikrinin, OPEC’te neredeyse her şeye karar veren Suudilerle, Yemen savaşı konusundaki hoşnutsuzluğunun artmasıyla ortaya çıktığını belirtti.

    Haberin yayımlanmasından birkaç saat sonra Reuters, bir BAE yetkilisinin Journal’ın konuyla ilgili açıklamasının “gerçeklerden uzak” olduğunu söylediğini aktaran bir yalanlama paylaştı.

    OPEC’in dağılabileceği endişesiyle daha önce varil başına 2,30 dolar değer kaybeden ham petrol, tüm kayıplarını geri alarak günü %2, haftayı ise %4 artışla tamamladı.

    New York enerji hedge fonu Again Capital’in ortağı John Kilduff, “Journal’ın haberi olmasaydı gün içinde bu kadar kazanç elde edip edemeyeceğimiz tartışılır.” dedi.

    Kilduff, “Temel olarak ABD’nin rekor ham petrol ihracatında ve benzin talebinde artış olduğunu gösteren verilerle petrol için olumlu bir haftaydı.” dedi. Ancak boğaları ralli için tetikleyen şeyin, OPEC’in statüsünün teyit edilmesi olduğunu söyledi. Kartelin Ekim ayından bu yana piyasadan uzak tuttuğu günlük iki milyon varile atıfta bulunan Kilduff;

    Journal’ın haberi petrolden çok siyasete dayanıyordu. BAE’nin neden OPEC’ten ayrılmak istediğine dair uzun bir açıklama yapan gazete, BAE Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan ile Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman arasındaki ilişkilerin bozulduğunu ve iki liderin, Körfez’deki kamuya açık etkinliklerde birbirlerinden kasıtlı olarak kaçındığını söyledi.

    Rapora göre anlaşmazlık, aslında 2021 yılının ortalarında, Suudilerin OPEC’in tamamı için üretim kesintilerinde ısrar etmesi üzerine petrolden çıktı. Emirlikler, pandeminin en kötü dönemi geçtikten sonra yeniden canlanan talepten yararlanmak için musluklarını tamamen açmak istiyordu.

    Yemen savaşı da bu çekişmede rol oynadı; BAE, Kızıldeniz’deki nakliye yollarını güvence altına almak için ülkedeki nüfuzunu korumayı umuyordu. Bu arada Suudiler, savaşı sona erdirme umuduyla Husi isyancılarla -BAE olmadan- görüşmeler yapıyordu. BAE, Suudi destekli Yemen hükümetiyle, yakın bir tehdit olması halinde müdahale etmelerine izin veren bir güvenlik anlaşması imzaladı ve Bab el-Mendeb boğazında bir askeri üs ve pist inşa etmek istiyor. Ancak Journal’a göre Suudi yetkililer, bu anlaşmaya gizli kapılar ardında itiraz etti.

    Körfez’deki siyasi gelişmelerin BAE’nin istediği gibi gitmediği ortada. Burada tehlikede olan çok şey var ve bunu, ülkenin OPEC’ten çıkma olasılığı söylemine kadar genişletmek anlaşılabilir bir durum.

    Ancak işin aslı şu: OPEC’in BAE’ye ihtiyacı olduğu kadar BAE’nin de OPEC’e ihtiyacı var.

    Burada OPEC kelimesi Suudi Arabistan ile değiştirilebilir çünkü petrol bağlamında gerçekten de böyle: OPEC içindeki hiçbir ülke, Suudilerin, 70’lerdeki Petrol Ambargosu’ndan bu yana piyasa üzerindeki etkisi en yüksek seviyedeyken gruptan ayrılmak istemez.

    OPEC içindeki birlik – İranlılar, Suudiler ve Emirlikler birbirlerinin arkasından bıçak çekerken bunu böyle adlandırmak komik – grubun üretim kesintilerine uymasını sağlayan ve fiyat belirleme gücüne dönüşen şey. Sırf daha fazla petrol üretmek için bu anlaşmanın dışında kalmak isteyecek bir üretici düşünmek zor. İzole olma ya da daha kötüsü OPEC’in çöküşünün tohumlarını atma riski, hiçbir üye ya da müttefik için hayal edilemez.

    Petrol: Piyasa Özeti ve Faaliyeti

    New York’ta işlem gören WTI, Cuma günü seansı 79,68 dolardan tamamladıktan sonra gün içinde 1,52 dolar artışla 79,85 dolardan son işlemini gerçekleştirdi. ABD ham petrolü haftalık bazda %4,4 değer kazandı.

    Londra’da işlem gören Brent, son işlemini 1,08 dolar artışla 85,83 dolardan gerçekleştirdi. Küresel ham petrol göstergesi haftalık bazda %3,7 yükseldi.

    Ham petrol fiyatları haftaya tökezleyerek başladı, ardından en büyük petrol ithalatçısı Çin’den gelen olumlu fabrika verileriyle ivme kazandı.

    Çarşamba günü Enerji Bilgi İdaresinin (EIA), ABD ham petrol ihracatının geçen hafta 5,629 milyon varil ile rekor seviyeye ulaştığını bildirmesinin ardından faiz artırımı tartışmaları ve enflasyon endişeleri, piyasadaki bir fırtınayı önledi.

    Cuma günkü seans yine dalgalı bir seyir izledi ve Journal’ın, BAE’nin OPEC’ten çıkabileceğine dair haberiyle fiyatlar, ilk başta geriledi. Ancak sabah saatlerinde Reuters’in, Journal’ın haberini yalanlayan bir başka raporunun ardından piyasa, kaybettiklerini geri aldı.

    Online ticaret platformu OANDA’nın analisti Craig Erlam, Cuma günkü yükselişe rağmen ham petrol fiyatlarının belirli bir aralıkta kalmaya devam edeceğini ve WTI’nin 75 ila 80 dolar arasında sıkışacağını söyledi.

    “Fiyatlar aylardır belirli bir aralıkta dalgalanıyor ve şu anki fiyat da aşağı yukarı bu aralığın ortasında yer alıyor. Yatırımcılar, Çin’deki toparlanma konusunda daha iyimser hale gelirken faiz beklentileri yükseldiği için küresel ekonomiye yönelik riskler artıyor olabilir.” diyor Erlam.

    ABD Çalışma Bakanlığının, Şubat ayı tarım dışı istihdam raporunu açıklayacağı önümüzdeki hafta, aşağı yönlü riskler yeniden artabilir. İstihdam raporunun, Ocak ayındaki 517.000’lik patlamanın ardından geçen ay için 215.000 ile daha yavaş bir istihdam artışı göstermesi bekleniyor.

    Kilduff şöyle ekledi:

    Petrol: Fiyat Görünümü

    SKCharting.com baş teknik stratejisti Sunil Kumar Dixit, WTI’nin 80 dolar ve üzerindeki ana direnci aşması için önümüzdeki hafta 79,90 doların üzerine çıkması gerektiğini söyledi.

    Doğal Gaz: Piyasa Özeti ve Faaliyeti

    Doğal gaz vadeli işlemleri, piyasayı 1 dolar bölgesine taşıyan 2,5 aylık uzun bir satış döneminin ardından haftalık %23 artışla kritik 3 dolar fiyatına geri döndü.

    New York Ticaret Borsasının Henry Hub’ında işlem gören en aktif Nisan ayı gaz sözleşmesi, Cuma günü 3,016 dolardan işlem gördü. Seansı birim başına 3,0090 dolardan kapattı. Bu, gün içinde 24,4 sent artış anlamına geliyordu. Haftalık bazda ise 55,8 sent yükseldi.

    Aynı zamanda 24 Ocak’tan bu yana ilk kez Henry Hub’da ön ay kontratı, 3 doların üzerine yerleşti, zira gaz vadeli işlemleri, anormal derecede sıcak geçen kışın yol açtığı yoğun satışlar nedeniyle 2 dolar seviyesini kaybetti.

    Gaz fiyatlarındaki toparlanma, baharın resmi olarak başlamasına üç haftadan az bir süre kalan ABD genelinde, beklenen geç kış soğuklarının etkisiyle gerçekleşti.

    Doğal Gaz: Fiyat Görünümü

    SKCharting’den Dixit; doğal gaz vadeli işlemlerinin, haftalık grafiklerde güçlü bir şekilde konumlandırılan ve toparlanmayı destekleyen ana göstergeler RSI ve Stokastik ile 3 dolar bariyerini aşarak ilerleme eğilimi gösterdiğini söyledi.

    Yükseliş yolunda, 3,30 dolarlık 50 Günlük EMA (Üstel Hareketli Ortalama) öncesinde 3,18 ve 3,26 dolarda ani direnç görülüyor.

    Altın: Piyasa Özeti ve Faaliyeti

    Nisan vadesi için altın, Cuma günü 1,862.80 dolardan işlem gördü. Daha önce resmi seansı 14,10 dolar artışla 1.854,60 dolardan tamamladı. Gösterge altın vadeli işlem sözleşmesi, haftalık bazda 45,40 dolar artış gösterdi.

    Bazı yatırımcılar tarafından vadeli işlemlerden daha yakından takip edilen spot fiyat, Cuma günü 20,69 dolar artışla 1.856,43 dolardan işlem gördü.

    Altın: Fiyat Görünümü

    SKCharting’den Dixit’e göre altın, 4 saatlik zaman diliminde aşırı alım koşullarını yeniden dengelemeye karar vermesi halinde, 1.850 dolara kadar bir geri çekilme yaşayabilir ve bu seviyenin altına inilmesi halinde 1.845-1.838 dolarlık destek alanlarına ulaşabilir.

    Yazar: Barani Krishnan

    Yasal Uyarı: Barani Krishnan, hakkında yazdığı emtia ve menkul kıymetlerde pozisyon sahibi değildir.

  • Fed piyasaları rahatlattı: Bu ay 50 baz puanlık faiz artışı ihtimali ortadan kalktı mı?

    Fed piyasaları rahatlattı: Bu ay 50 baz puanlık faiz artışı ihtimali ortadan kalktı mı?

    Investing.com – Wall Street’te dün yaşanan rallinin ardından Avrupa piyasaları –Ibex 35, CAC 40, DAX… – Cuma günü pozitif seyrediyor.

    ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bazı üyelerinin açıklamaları, haftalardır gergin olan sinirleri yatıştırmaya yardımcı oldu.

    Link Securities’e göre, “Son günlerde çok aktif olan Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, Fed’in ay sonundaki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında yarım puanlık faiz oranı artışını tercih etmeyi düşünmesi gerektiğine inanmadığını belirtti ve açıkça sadece 25 baz puanlık bir tercih yaptığını söyledi.”

    “Piyasanın ilk seçeneğe verdiği olasılık dün hâlâ düşük olsa da, diğer FOMC üyelerinden gelen bazı “şahin” görüşlerin ardından son günlerde arttığı doğrudur. Bununla birlikte, Fed’in faiz artırımlarının miktarını yeniden artırma olasılığını hiçbir zaman göz önünde bulundurmadık; piyasanın fiyatlandırdığı iki ek 25 baz puanlık artırımdan daha fazlası, eğer gerekirse, daha uygulanabilir olacaktır.”

    Bankinter ‘e (BME:BKT) göre ise, “Fed üyeleri, birim işgücü maliyetlerinin yukarı yönlü revizyonu ve haftalık işsizlik maaşı başvurularındaki düşüşün ardından işgücü piyasasının gücüne odaklanıyor. Waller (Fed), %5,1 / %5,4’lük bir nihai aralıktan bahsetti ki verilerin çok güçlü kalmaya devam etmesi durumunda bu aralık daha yüksek olabilir. Bostic’in (Fed) ise yaza doğru artırımlara ara verebilmeyi bekliyor.”

    Link Securities, “Belirttiğimiz gibi, hisse senetleri bu açıklamalara çok olumlu tepki vermesine rağmen, sabit getirili varlıklar aynı şeyi yapmadı ve son haftalarda olduğu gibi ‘acı çekmeye’ devam etti ve özellikle eğrinin kısa ucunda getirilerde keskin artışlara yol açtı.” ifadesini kullandı.

    Haber: Laura Sánchez

  • Borsalarda gerginlik: ‘Kötü haberler’ ECB’yi kritik bir noktaya getirdi

    Borsalarda gerginlik: ‘Kötü haberler’ ECB’yi kritik bir noktaya getirdi

    Investing.com – Avrupa piyasaları –Ibex 35, CAC 40, DAX… – bu Çarşamba, makroekonomik verilerin baskısı karşısında yeşil kalmaya çalışıyor.

    Bazı Avrupa ülkelerinde açıklanan TÜFE verileri de –Fransa, İspanya (dün) ve Almanya (bugün) – Avrupa Merkez Bankası (ECB) için iyi haber değil.

    Link Securities’e göre, “Başlıca Euro Bölgesi ekonomilerinin bazılarında enflasyonun yeniden yükselişe geçmesi ECB için iyi bir haber değil ve bu değişkenin kontrol altına alınmaya başladığı söylemiyle çelişiyor.”

    “Her ne kadar birkaç ay bir trende işaret etmese de, önümüzdeki aylarda bölgede enflasyon ciddi bir şekilde aşağıya doğru dönmezse, piyasaların başlangıçta tahmin ettiğinden çok daha yüksek faiz oranları göreceğiz.” diye ekliyor bu uzmanlar.

    Renta 4’e (BME:RTA4) göre, “Bu veriler yarınki Euro Bölgesi TÜFE figürü kötü bir emsal teşkil ediyor (önceki %8,6’lık yıllık orana kıyasla tahmin %8,2, çekirdek ise %5,3’lük zirvelerde kalabilir). Bu veriler, ECB’nin para politikası üzerindeki etkileri nedeniyle (piyasa tahminine göre tavan 2024 başında %3,9’a yükseltildi), dün getirilerin daha da yükselmesine yol açtı ve Bund‘u 7 baz puan artışla en son 2011 sonlarında görülen %2,65’lik zirvelere taşıdı.”

    Bankinter (BME:BKT) analistleri ise, “Cuma günü KTH ile gördüğümüz gibi mesaj açıktı: enflasyonist baskıların hafifletilmesi o kadar kolay olmayacak. ECB üyelerinin Mart ayı toplantısı sonrasında daha fazla faiz artırımına ilişkin yorumları da yardımcı olmadı. Piyasa faiz oranının Şubat 2024’te %4’e yakın olmasını bekliyor, bu da +150 baz puanlık bir artış anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı.

    Link Securities son olarak, “Ayrıca, vadeli işlemlerin ECB’nin faiz artırım sürecini sonlandıracağı seviye olan nihai faiz oranını, sadece birkaç ay önce %3,5 iken şu anda %4’e yerleştirdiğini de belirtmek gerekir. Dahası, piyasalar ECB’nin Mart ayındaki Yönetim Kurulu toplantısında gösterge faiz oranını yine yarım puan artıracağından emin.” açıklamasında bulundu.

    Haber: Laura Sánchez

  • EPDK’dan yeni düzenleme

    EPDK’dan yeni düzenleme

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlandı.

    Düzenleme ile zelzeleden etkilenen bölgelerdeki tedarikçinin de üreticinin de mümkün finansal kahırlarına karşı arz güvenliğinin sekteye uğramaması amaçlandı.

    Açıklamada “Piyasa iştirakçileri tarafından Piyasa İşletmecisine iletilen faturaların bedelleri, birebir piyasa iştirakçisinin fatura borçlusu olması durumunda borç fiyatı toplamı fatura bedelinden düşülmek kaydı ile Piyasa İşletmecisi tarafından alacaklı piyasa iştirakçilerine yapılacak ödemeler, en geç fatura bildiri tarihini takip eden yedi işgünü içerisinde, ilgili fatura devri için piyasa iştirakçilerinden tahsil edilen tüm meblağların net alacak meblağlarına oranına nazaran, Piyasa İşletmecisi tarafından işletilen piyasalara ait olarak piyasa iştirakçisinin müddetinde ödenmemiş borçları düşülerek Piyasa İşletmecisinin merkezi uzlaştırma kuruluşundaki hesabından, aracı bankalar kullanılarak ödenir. Bu ödemelerin yapılmasını müteakip bir sonraki ön uzlaştırma bildirimi yayımlanana kadar yeni bir tahsilat yapılırsa bunlar da birinci cümledeki adaba nazaran alacaklı piyasa iştirakçilerine dağıtılır” sözleri yer aldı.

    Buna nazaran, üretici ile tedarikçi ortasında faturalandırmada temel olan sayaçlar her ayın 30’unda ölçülür. Sayaç bedelleri de ayın 12’sinden evvelki son iş gününe kadar EPİAŞ’a bildirilir. EPİAŞ da bu bedellere nazaran hesaplamasını yapar tedarikçinin portföyündeki tüketicileri için ne kadar elektrik çektiğini üreticinin de ne kadar ürettiğini ve sisteme arz ettiğini hesaplar.

    EPİAŞ üreticiden bu kıymete nazaran faturasını göndermesini talep eder, tedarikçiye de çektiği gücün bedeli olan faturayı gönderir. EPİAŞ tedarikçiden gelen para girişi çerçevesinde üreticilere üretim bedellerinin karşılığı olan meblağı gönderir.

    Düzenleme öncesi EPİAŞ birinci faturayı kim yani hangi üretim santrali kestiyse birinci olarak ona ödeme yapıyordu. Fiyat ödemesi fatura kesme sırasına nazaran ilerliyordu.

    EPDK’dan yapılan açıklamaya nazaran, yapılan düzenlemelerle yekün olarak tedarikçilerden gelen bütün meblağ eş vakitli olarak bütün üretim santrallerine fatura fiyatlarına nazaran hisse edilecek. Böylelikle kimse sıra beklemeyecek ve bilhassa zelzele bölgesindeki üretim santralleri nakit akışında problem yaşamayacak.

  • Uzmanlardan uyarı: “Hisselerde ilk tehlike çanları çalıyor”

    Uzmanlardan uyarı: “Hisselerde ilk tehlike çanları çalıyor”

    Investing.com – haftalardır süren yüksek oynaklıktan kurtulmaya çalışan ve merkez bankası faiz kararlarına her zamankinden daha yakın olan Avrupa piyasaları –Ibex 35, CAC 40, DAX… – Pazartesi günü yeşile büründü.

    eToro kıdemli piyasa analisti Javier Molina, hisse senetlerinde ilk tehlike çanlarının çoktan çaldığı konusunda uyarıyor. “Bu ve herhangi bir piyasa ortamında, riskin doğru yönetimi konusunda her yatırımcının hedefinde çok net olması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyoruz. Daha azı için daha fazlasının ödendiği, şu anda tanık olduğumuz katsayılardaki artış, yatırımcıların hesapladığından daha güçlü bir faiz oranı artışı karşısında ekonominin resesyona girmesi halinde haklı çıkmayabilir.” diye açıklıyor Javier Molina.

    Link Securities’e göre, şimdilik konsolidasyon sürecinin bir parçası olarak gördüğümüz bu olumsuz performansın ardında şu gerçek yatıyor:

    • ABD ekonomisi ve (Almanya hariç) başlıca Avrupa ekonomileri, yüksek enflasyona ve resmi faiz oranlarındaki hızlı ve dikey artışlara rağmen, resesyona girmekten kaçınarak başlangıçta beklenenden daha dirençli olduklarını kanıtladılar; bu bağlamda, her iki bölgede de işgücü piyasalarının gösterdiği neredeyse tarihi gücün altını çizmek gerekir.
    • Enflasyon, doğru yönde ilerlemekle birlikte, daha “iyimser” yatırımcıların beklediği kadar hızlı düşmüyor.
    • Merkez bankalarının faiz oranlarını daha da yükseltmek zorunda kalma olasılığının artması, nihai oranlarını birkaç hafta öncesine kadar piyasanın beklediğinin önemli ölçüde üzerine çıkarıyor.
    • Güçlü ekonomi ve özellikle hizmet sektöründe enflasyonun aşağı yönlü direnci göz önüne alındığında merkez bankalarının bu yıl faiz oranlarını düşürmeye başlamayacağı inancı.
    • Bazı yatırımcıların merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına almak için atacağı adımların 2024 yılında gelişmiş ekonomilerde “sert inişe” yol açacağı korkusu.

    Enflasyonla mücadele

    Link Securities’e göre, “Dolayısıyla yatırımcılar birkaç hafta içinde ‘pes etmek’ ve büyük merkez bankalarının bir süredir açıkladıkları şeylere uyum sağlamak zorunda kaldılar. Enflasyonla mücadele karmaşık ve uzun bir süreç olacak ve hem ABD, hem de Avrupa’da finansal koşulların bugün olduğundan daha sıkı hale gelmesini gerektirecek.”

    “Dolayısıyla, daha önce de birçok kez belirttiğimiz gibi, bundan sonra finansal piyasalar, para birimleri, tahviller ve hisse senetleri için hızı belirleyecek olan makroekonomi olacak, bu nedenle öncü göstergelere ve açıklanacak verilere çok dikkat etmemiz gerekecek.”

    Renta 4 (BME:RTA4) analistlerine göre ise, “Şimdiye kadar, ekonomik döngünün görünürdeki dayanıklılığı ve hem Avrupa, hem de ABD’de yumuşak iniş beklentisi, ABD gözlemlenen dezenflasyonla birleşerek ekonomik döngünün ana itici gücü oldu. Buna yaz sonrası zirvelerin ardından son aylarda görülen dezenflasyon da eklenerek destek sağladığında, piyasalar enflasyonun hızla %2 hedefine döndüğü, kâr marjlarının ve çeyreklik sonuçların enflasyon ve yavaşlamadan etkilenmediği, faiz artışlarının sona erdiği ve hatta yıl sonundan önce düştüğü bir senaryo fiyatladı ve bu da katsayılarda hisse başına kâr büyümesinin takip edip etmeyeceğinden henüz emin olamadığımız bir artışa yol açtı.”

    “Bununla birlikte, enflasyonist baskıların son zamanlardaki istikrarı ve işgücü piyasasının güçlülüğü, fiyat istikrarı hedeflerine bağlı merkez bankalarının ek faiz artışlarını destekledi ve bu da belirsizlik senaryosunda bile değerlemeler üzerinde tekrar baskı oluşturabilir.

    Haber: Laura Sánchez

  • Uzmanlar küresel piyasalarda neler bekliyor?

    Uzmanlar küresel piyasalarda neler bekliyor?

    Investing.com – Wall Street bugün Başkanlar Günü tatili sebebiyle kapalıyken, Avrupa piyasaları –Ibex 35, CAC 40, DAX… – bu Pazartesi pozitif bölgede.

    Link Securities’e göre, “Makroekonomik koşullar tahvil ve hisse senedi piyasalarının performansında kilit rol oynamaya devam edecek, özellikle de son haftalarda çoğu yatırımcının iskonto ettiği ve yılın başından bu yana hisse senedi piyasalarını yukarı çeken senaryonun gerçekleşmeyecek gibi göründüğünü dikkate alırsak”.

    “Şimdi, en olası ve yatırımcıların stratejilerini uyarlamak zorunda kalacakları senaryo; ekonomilerin 2023’te muhtemelen bir resesyondan kaçınmasıyla birlikte merkez bankalarının faiz artırım sürecini sonlandıracakları oran olan nihai faiz oranlarını başlangıçta beklenenden daha yüksek bir seviyede, muhtemelen 2023 yılı boyunca ve 2024 yılının bir bölümünde, en azından enflasyon hem ABD Merkez Bankası (Fed) hem de Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından belirlenen %2’lik hedefe doğru tersine dönme yönünde net işaretler gösterene kadar, öngörülenden daha uzun bir süre boyunca sabit tutacaktır.”

    eToro’nun kıdemli piyasa analisti Javier Molina’ya göre, “yatırımcı hissiyatı Ekim 2022’deki aşırı korku okumalarından bugün aşırı coşkuya yakın seviyelere taşındı. Hisse senedi girişleri son haftalarda olumluya döndü”.

    Molina, “Paraşütle devam ediyoruz, ancak gördüğümüz katsayı genişlemeleri (daha az birim kâr için daha fazla ödeme yapılıyor), borç maliyetindeki artış ve çok olumluya dönen bir yatırımcı hissiyatı nedeniyle özellikle hassas bir zamanda, hangi koruma sınırlarını üstlenmek istediğimizi belirlemek ilginç bir süreç.” diye ekliyor.

    Link Securities’e göre, “Daha kısa vadede, açıklanan ‘yeni’ senaryo piyasalar için, özellikle de hisse senetleri için mutlaka olumsuz olmak zorunda değil, çünkü şirketler daha yüksek finansal maliyetleri üstlenmek zorunda kalacak olsalar da, iskonto edilen resesyon senaryosunun şimdilik yatırımcıların radarından kaybolduğu da bir gerçek.”

    “Önümüzdeki aylarda hisse senedi piyasalarının performansı büyük ölçüde başlıca gelişmiş ekonomilerin nasıl gelişmeye devam edeceğine ve bu ekonomilerde enflasyonun nasıl seyredeceğine bağlı olacak, bu nedenle bundan sonra açıklanacak makroekonomik verilere önem veriyoruz, çünkü bunlar aynı zamanda borsada işlem gören şirketlerin kazanç beklentilerinin nasıl gelişeceğini ve büyük ölçüde hisselerinin farklı borsalarda nasıl performans göstereceğini de belirleyecek.”

    Haber: Laura Sánchez

  • Yatırım ve emeklilik fonları süreçleri durduruldu

    Yatırım ve emeklilik fonları süreçleri durduruldu

    SPK, Kahramanmaraş merkezli 10 ili etkileyen zelzeleler nedeniyle fon süreçlerine ait unsur kararlarını yayımladı.

    Konuya ait yapılan duyuruda, zelzeleler nedeniyle Borsa İstanbul AŞ hisse piyasasının kapalı olması sebebiyle 8 Şubat’tan itibaren piyasa tekrar açılıncaya kadar portföy saklayıcısının bilgilendirildiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

    “Borçlanma araçları şemsiye fonu, para piyasası şemsiye fonu, garantili/koruma maksatlı şemsiye fonu, değerli madenler şemsiye fonuna bağlı olarak ihraç edilen fonlar, unvanında Döviz, para piyasası ve kısa vadeli ibareleri yer alan hür fonlar ile unvanında yabancı ibaresi yer alan fonlar, iştirak şemsiye fonuna bağlı fonlardan unvanında muhakkak bir varlık kümesi (kira sertifikası, altın, değerli madenler, para piyasası) geçen fonlar dışındaki fonların ünite hisse pahası hesaplamamaları ve katılma hissesi alım satımını durdurmaları uygun bulunmuştur. Bu kapsamda, kelam konusu fonların TEFAS süreçleri de durdurulmuştur.”

    Aynı biçimde, BEFAS süreçlerinin de durdurulduğu aktarılan duyuruda, “Pay alım/satım süreçleri durdurulan yatırım fonu ve emeklilik yatırım fonları için değerleme tarihi 8 Şubat olan hisse alım/satım talimatlarının gerçekleştirilmesinde değerleme tarihi olarak hisse piyasasının açıldığı birinci gün dikkate alınacaktır.” bilgisi verildi.

  • Borsa İstanbul’da bugün 14 hissenin üzerindeki tedbir kalktı

    Borsa İstanbul’da bugün 14 hissenin üzerindeki tedbir kalktı

    Investing.com – Borsa İstanbul’da işlem gören hisseler arasında Volatile Bazlı Tedbir Sistemi kapsamında işlem gören 14 hissenin tedbir süreleri sona erdi. 

    Aşağıda sıralanan hisseler, yeni haftaya tedbiri kalkmış şekilde başlayacak.

    RYGYOSANEL, TUREXARSANPEGYO, PSGYO, ALCTL, MAGEN için bir aydır uygulanan uygulanan kredili alım ve açığa satış yasağı kalktı. 

    SAMAT için uygulanan brüt takas, kredili alım yasağı, açığa satış yasağı, emir iptali, emir miktarı azaltımı – emir fiyatı kötüleştirme yasağı, piyasa emri ile piyasadan limite emir girişinin kısıtlanması ve emir toplamanın bilgi yayının kısıtlanması tedbirleri kalktı.

    TERAADEL ve BRKVY hisseleri için brüt takas, kredili alım yasağı, açığa satış yasağı tedbirleri son buldu.

    AYCES için uygulanan brüt takas, kredili alım yasağı, açığa satış yasağı, tek fiyat uygulanması, emir iptali, emir miktarı azaltımı – emir fiyatı kötüleştirme yasağı, piyasa emri ile piyasadan limite emir girişinin kısıtlanması ve emir toplamanın bilgi yayının kısıtlanması tedbirleri kalktı.

    BRKO için brüt takas, kredili alım yasağı, açığa satış yasağı, internetten işlem yasağı, tek fiyat uygulanması, emir iptali, emir miktarı azaltımı – emir fiyatı kötüleştirme yasağı, piyasa emri ile piyasadan limite emir girişinin kısıtlanması ve emir toplamanın bilgi yayının kısıtlanması tedbirleri kalktı.

    Yazar: Günay Caymaz

  • Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Investing.com – Dünyanın en büyük üç merkez bankasının politika toplantılarını gerçekleştireceği ve piyasa değerine göre ABD’nin ilk dört şirketinden üçünün kazançlarını açıklayacağı hareketli bir hafta olacak. Fed’in faiz artırım hızını yavaşlatması beklenirken Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE), faiz oranlarını 50 baz puan artırması bekleniyor. Cuma günkü ABD istihdam raporu da gündemde olacak. Çin’de piyasalar, Ay Yeni Yılı tatilinin ardından yeniden açılıyor.

    Yeni haftaya başlarken bilmeniz gerekenler:

    1. Fed vites küçültecek mi?

    Fed, yavaşlayan enflasyon karşısında faiz artırım hızını yavaşlatmaya devam edecek mi yoksa silahlarına sadık mı kalacak?

    Piyasa gözlemcileri, Çarşamba günü faizlerin, nispeten daha yavaş olan 25 baz puan artarak %4,5 ila %4,75 aralığına çıkarılmasını bekliyor.

    Yatırımcılar, faizlerin ne kadar yükseleceğine ve yetkililerin ne zaman duraklamayı düşünebileceğine dair herhangi bir ipucu için Fed Başkanı Jerome Powell’ın, toplantı sonrası yapacağı basın toplantısını yakından izleyecek.

    Bu arada Cuma günkü istihdam raporunun, ekonominin Ocak ayında 185.000 kişilik istihdam yaratarak bir önceki ay görülen 223.000’e oranla yavaşladığını göstermesi beklenirken işsizlik oranının %3,6’ya yükselmesi öngörülüyor. Ortalama saatlik kazançlar için beklentiler ise bir önceki aya göre biraz yavaşlamış olduğu yönünde.

    Haftanın ekonomi takviminde ayrıca Çarşamba günü paylaşılacak olan Aralık ayı iş olanakları raporu ve ISM PMI verileri yer alıyor.

    2. ECB 50 baz puan faiz artıracak; Lagarde şahin tutumunu sürdürecek

    Perşembe günü toplanacak olan ECB’nin, 50 baz puanlık bir artışla faizleri %3’e çıkarması kesinleşmiş gibi görünse de bundan sonra ne olacağı belirsizliğini koruyor. Piyasa gözlemcileri, yetkililerin ne kadar ileri ve ne kadar hızlı gitmeye niyetli olduklarına dair ipuçları arayacak.

    ECB Başkanı Christine Lagarde; politikacılar arasında enflasyonun rekor seviyelerden gerilediğini savunan daha güvercin sesler artmasına rağmen çekirdek enflasyonun, inatla yüksek kalmaya devam etmesi nedeniyle muhtemelen şahin tutumunu koruyacak.

    Politika şahinleri, enflasyonun hâlâ ECB’nin %2’lik hedefinin oldukça üzerinde olması nedeniyle Mart ayında da aynısının devam etmesi için bastırıyor.

    Perşembe günkü ECB toplantısından önce; Euro Bölgesi’nin bir miktar daraldığını göstermesi beklenen dördüncü çeyrek GSYİH verileri, Salı günü açıklanacak. Çarşamba günü ise Ocak ayına ilişkin enflasyon verileri paylaşılacak ve bu verinin de üçüncü ay üst üste yavaşlama göstermesi bekleniyor.

    3. BOE Fed ve ECB’yi takip edecek

    Büyük merkez bankaları arasında faiz artırımına başlayan ilk banka olan BeE‘nin, Perşembe günü Aralık 2021’den bu yana onuncu faiz artırımını yapması bekleniyor.

    Yetkililerin faizleri 50 baz puan artırarak %4’e yükseltmesi bekleniyor. Ana enflasyon, Aralık ayında %10,5’e geriledi ancak bu oran yine de bankanın resmi hedefinin beş katından fazla ve ücretlerdeki artış, ısrarla yüksek seyretmeye devam ediyor.

    Piyasa gözlemcileri, politika yapıcıların sıkılaştırma döngüsünün sonuna yaklaştıklarını düşünüp düşünmediklerine dair işaretler arayacak. Para piyasaları şu anda Mart ayında 25 baz puanlık son bir artış bekliyor ve bu da bankanın faizini %4,25’lik zirveye taşıyacak.

    4. Kazanç raporları

    Piyasa değerine göre ABD’nin en büyük dört şirketinden üçü olan Apple (NASDAQ:AAPL), Amazon (NASDAQ:AMZN) ve Alphabet (NASDAQ:GOOGL), Perşembe günü sonuçlarını açıklayacak. Meta Platforms (NASDAQ:META) Çarşamba günü rapor verecek.

    ABD’nin mega ölçekli isimlerinin dördüncüsü olan Microsoft (NASDAQ:MSFT) geçen hafta rapor vermişti. Bulut işi Wall Street hedeflerini tutturdu ancak daha geniş teknoloji sektörüne pek neşe vermeyen tatsız bir kılavuz sundu.

    Teknoloji şirketleri, genel olarak potansiyel bir resesyon öncesinde maliyetleri düşürürken büyüme baskısı altında.

    Bu kazanç sezonunda şimdiye kadar S&P 500 endeksindeki şirketlerin 143’ü raporlama yaptı. Refinitiv’e göre bunların %67,8’i, Wall Street beklentilerini aşarak %66’lık uzun vadeli ortalamadan biraz daha iyi ancak son dört çeyrekteki %76’lık aşma oranının oldukça altında kaldı.

    Refinitiv’e göre analistler, 1 Ocak’ta görülen %1,6’lık daha hafif yıllık düşüşe kıyasla toplam S&P 500 kazançlarının, yıllık bazda %2,9 düştüğünü düşünüyor.

    5. Çin piyasaları geri dönüyor

    Çin finans piyasaları, bir haftalık Ay Yeni Yılı tatilinin ardından geri dönecek.

    Devlet medyasının Cumartesi günü bildirdiğine göre yetkililerin, COVID-19 kısıtlamalarını kaldırmasının ardından Çin içindeki tatil seyahatleri geçen yıla göre %74 arttı. Bu arada resmi veriler, tatil seyahatlerinin yeni bir enfeksiyon dalgasını tetikleyeceği endişelerine ters düşerek COVID-19 kaynaklı ölümlerin, bu ayın başındaki zirveye göre yaklaşık %80 düştüğünü gösterdi.

    Salı günü açıklanacak PMI verileri, Çin’in yeniden açılmasının etkisini bir nebze gösterecek ve hizmet sektör faaliyetlerinin, genişleme bölgesine geri dönmesi bekleniyor. Büyük ölçüde Yeni Yıl tatilinin zamanlamasına bağlı olarak imalat sektörünün daralmaya devam etmesi ve önümüzdeki ay güçlü bir toparlanma görmesi bekleniyor.

    Yazar: Noreen Burke

    –Bu raporda Reuters’in katkısı bulunmaktadır.