Kategori: Bilgi Bankası

  • Takı Setlerindeki Fiyat Farklılıkları Neden Kaynaklanmaktadır

    Takı Setlerindeki Fiyat Farklılıkları Neden Kaynaklanmaktadır

    Takı setleri genellikle, nişan ve düğün törenlerinde, damadın kendisi ya da ailesi tarafından geline takılan altın setleridir. Bunun dışında özel günlerde eşlere, arkadaşlara vb kişilere hediye etmek için de takı setlerini tercih edebilirsiniz. Ayrıca kişi kendi içinde bu benzersiz, özel tasarlanmış setlerden satın alabilir. El işçiliğinde en son moda ve son derece modern, birbirinden güzel takı setleri için İstanbul Kuyumcuları sizlerle. 

    Takı setleri yukarıda da belirttiğimiz üzere, el işçiliği ile üretilen takılardan oluşur. İşçiliğin yoğun ve zahmetli olduğu takılar, daha rahat üretilen basit işçiliğin kullanıldığı takılara oranla daha yüksek fiyatlarla satışa sunulurlar. Gramı aynı olmasına rağmen iki farklı takı seti arasında fiyat farkı olabilmesi bu sebeple mümkündür. 

     Şık Tasarım Takı Setleri

    Takı setleri için yoğun emek harcayan el işçileri, modern, günün moda koşullarına ayak uydurmak için birbirinden şık tasarımlı yüzük, küpe, bileklik, kolyeler oluşturmak için kolları sıvıyor. Bazı çok özel tasarımlar için günler belki de haftalarca mesai harcıyorlar. En sonunda görenlerin hayranlıkla seyrettiği takılar üretiliyor. Bu takılar en nihayetinde zarif hanımefendilerle bütünleşiyor.

    Göz kamaştıran bu özel tasarımların yanı sıra sade, el işçiliğinin az olduğu takıları tercih eden zarif hanımefendiler içinde son derce şık görünümlü setlerimiz mevcut. 

     

  • Yatırım İçin Hangi Altınlar Alınmalıdır?

    Yatırım İçin Hangi Altınlar Alınmalıdır?

    Altın yatırımı yapmak isteyenler uzun araştırmalar sonucunda, hangi altınların bozdurulma vakti geldiğinde tasarruflarını daha verimli ve kazançlı kullanacağını bilmek istiyor. Ekonomik sıkıntıların olduğu dönemlerde türü fark etmeksizin altına sahip olmak her şeyden daha anlamlı olsa dahi, uzun vadeli yatırımlar söz konusu olduğunda hangi altın türü diğerlerine göre daha karlı bilinmek isteniyor. Bu yatırımı yapmak isteyenlere birçok seçenek olarak gram altın, çeyrek altın ve genellikle 22 ayar bilezikler yer alıyor. Bu sorunun cevabına en iyi karşılık olarak yatırım için alınacak altın, işçilik maliyeti olmayan gram altın, işçiliksiz bilezik ve tasarruf ziynet altınları en uygun olanlarıdır denilmektedir. Ayrıca kuyumcular bu konuda öneride bulunuyor. Çünkü işçilik maliyeti olan takılarda bozdurulduğu vakitte yaklaşık olarak %30 kadarlık bir zarar edilmiş oluyor. Gram altında işçilik maliyeti bulunmadığından böyle bir husus söz konusu olmuyor. Aynı zamanda altınlar bozdurulduğu vakitte eski ya da yeni tarihli altın şeklinde bir tasniflemeye tabi tutuluyor.

    Gram altına alternatif olarak işçilik maliyetinin olmadığı 22 ayar bilezikler ve eski ya da yeni tarihli altın şeklinde tasniflemeye tabi tutulmayan cumhuriyet altınları da bir diğer seçenek olarak kullanılabilir. Cumhuriyet altını ve 22 ayar bilezik fiyatları ne kadar da yarım ve çeyrek altına karşı yüksek görünse de yatırım olarak alındığında bozdurma vakti işçilik maliyeti olmadığından dolayı zararı diğer altınlara oranla düşük olmaktadır.

  • Beyaz Altın mı daha değerli Sarı Altın mı?

    Beyaz Altın mı daha değerli Sarı Altın mı?

    Hem dünyada hem ülkemizde altın ziyadesiyle değer gören yatırım aracıdır. Özellikle ülkemizde düğünlerde, sünnetlerde, çocuk doğumu, evlilik yıl dönümü, sevgililer vs. gibi kutlamalarda da rağbet görmektedir.

    Altın Hangi Renktedir? Neden Farklı Renkleri Mevcuttur?

    Altın saf olarak sarı renkte çıkan bir madendir. Altın yapısının yeteri kadar sert ve dayanıklı olmamasından dolayı eğilme ve bükülme gibi problemlerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu sorunu çözmenin yolu ise altını diğer elementlerle belirli oranlarda karıştırmaktır. Bu sayede altını daha dayanıklı hale getirip takı, çeyrek, tam, cumhuriyet, bilezik vs. şekillerde kullanma mümkün olabilecektir. İstanbul kuyumcuları içerisinde aradığınız altın çeşidini bulabilirsiniz. Renklerinin farklı olması ise altının karıştırıldığı elementin farklılığına dayanmaktadır.

    Peki Beyaz Altın Mı Sarı Altın Mı?

    Sarı altın ile beyaz altın arasında çok ufak farklar olabilmesine karşın temeldeki fark sadece renktir. Renk farkı da altının alaşımında kullanıldığı elementlerden kaynaklanmaktadır. Beyaz altının alaşımında nikel, sarı altının alaşımında ise bakır gibi elementler kullanılır. Beyaz altın sarı altına göre daha dayanıklı olmasına karşın alerji yapma özelliği sarı altına göre daha azdır. Bu nedenle vücudun sarı altına olan alışması beyaz altına nazaran daha kolay olacaktır.

    Sonuç olarak, aralarında fiyat farkı olmamasından dolayı renk seçimi kişinin şahsi zevkine kalacaktır. Hangi rengi kendinize göre düşünürseniz o sizin tercihiniz olacaktır. Yatırım konusunda aralarında bir fark olmayacaktır.

  • Alyans Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Alyans Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Kelime olarak ittifak anlamına gelen alyans, çiftlerin birbirine olan bağlılığını simgelemektedir. Kişilerin medeni durumu hakkında bilgi veren bu yüzükler, nişan yüzüğü ya da söz yüzüğü olarak da adlandırılmaktadır. Alyans takma kültürü çok eski dönemlerden beri kullanılmakta olup, günümüzde de hala devam ettirilmektedir. Çiftler, uzun yıllar hayatlarının her anında kullanacakları, alyansları seçerken ortak zevklerine hitap edecek modeller tercih etmelidir. Ortak zevk konusunda seçim yapmakta zorlanan çiftler, İstanbul kuyumcuları tarafından sunulan, kadın ve erkek seçenekli çift alyanslarını daha çok tercih etmektedir.

    Alyans Seçimi Nasıl Yapılmalı ?

    Alyans seçimi sırasında gelinler genellikle bol taşlı ve desenli modellere, damatlar ise daha sade modellere yönelmektedir. Birbiri ile uyumlu ama farklı çift alyansları sayesinde çiftler istedikleri uyumu rahatlıkla yakalayabilmektedir. İstanbul kuyumcuları birbirinden farklı yüzlerce çeşit ile çiftlere en uygun alyans seçeneklerini sunmaktadır. Kullanımı kolay ve şık bir alyans seçmek için şu noktalara dikkat etmek gerekmektedir.

    *Seçtiğiniz modelin kullanışlı ve rahat olmasına özen göstermelisiniz.

    *Seçtiğiniz alyansın ergonomik olmasını göz önünde bulundurarak, parmağınızı sıkacak ve terletecek kadar kalın olmamasına dikkat etmelisiniz.

    *Hayatınızın hemen hemen her anında kullanacağınız alyansların, parmağınızı rahatsız edecek kadar sıkı ve parmağınızdan düşecek kadar bol olmamasına özen göstermelisiniz.

    *Seçeceğiniz alyans modelinin keskin kenarlı olmamasına dikkat etmelisiniz. Çünkü, keskin kenarlı yüzükler takıp, çıkartırken parmağınızın zarar görmesine neden olabilmektedir.

  • Altınların Zekatı nasıl hesaplanır?

    Altınların Zekatı nasıl hesaplanır?

    Altın zekatı nasıl hesaplanır sorusuna cevap vermeden önce zekat kavramına göz atalım; Zekat kavramı İslam dininde malın kırkta birlik kısmına yıllık olarak tekabül eden kısmı için kullanılır. İslam dininin 5 şartından biri olan zekat vermek, bir malı edinmenin üzerinden bir sene geçtikten sonra o malın değeri üzerinden verilen miktardır. Eğer edindiğiniz menkul malın üzerinden henüz bir yıl geçmediyse o mala henüz zekat tekabül etmez ancak dilerseniz kendiniz önden zekat verebilir bir yıl dolduğunda tekrar hesap yapıp eksik kalan miktarı da ödeyebilirsiniz.

    Peki Altın zekatı nasıl hesaplanır?

    Yukarıda da zikrettiğimiz üzere zekat malın kırkta biri üzerinden yani %2,5 olarak hesaplanıp verilmelidir. Altında nisap miktarı 80.17 gramdır yani bir kimsenin 80 gramdan fazla altını varsa o kişi zekat vermekle mükelleftir. Daha ince bir hesap ihtiyacı duyuyorsanız lütfen din adamlarından görüş alınız.

    Zekat hesabı yapmak için öncelikle elimizdeki farklı ayarlardaki altınları has altına çevirmemiz lazım. Örneğin 10 gram 14 ayar bir ziynet eşyanız var bunu 0.585 ile çarpıp saflık miktarını bulmanız lazım. Bu 18 ayar için 0.750, 22 ayar bilezik için 0.916’dır. Farklı ayarlarda altınlarınız var ise ayar tablosundan bu ayarın saflığını öğrenip çarpa işleminizi ona göre yapmalısınız.

    Elinizde sarrafiye dediğimiz yani çeyrek, yarım, tam, Cumhuriyet ata lira, gremse, beşi bir yerde gibi altınlarınız var ise bunlar standart gram dadır ve ayarları ise 22 ayardır yani aşağıda gramlarını paylaşacağımız miktarı 0.916 ile çarpmalısınız.

    Cinsi Gramı
    Çeyrek 1,75
    Yarım 3,50
    Tam 7,00
    Cumhuriyet Ata Lira 7,20
    Gremse 17.50
    Cumhuriyet Beşli 36,00

    Örnek sarrafiye zekat hesabı:

    Diyelim ki 20 tane cumhuriyet altınınız var

    20×7.20*0.916=131.90 gram saf altınınız var sayılır bunu da x 0.025 ile çarpabiliriz veya 40 a bölebiliriz. Sonuç 3.29 gram has altın zekatınız olduğu anlamına gelir. Bunu da zekatı vereceğiniz günün Altın – TL kuruna çarpıp çıkan miktarı ödemelisiniz.

    Örnek altın zekat hesabı:

    Diyelim ki elinizde 10 gram 14 ayar takı, 10 gram 18 ayar takı, 100 gram da 22 ayar bilezik var bunun hesabı nasıl olmalıdır açıklayalım;

    14 ayar: 10,00×0,585= 5.85 has altın
    18 ayar: 10,00×0.750= 7.50 has altın
    22 ayar: 100,00×0,916= 91.60 has altın

    Elinizde bulunan takıların gramını biliyorsanız yukarıdaki örneğe göre hesap yapıp çıkan sonucu toplayıp yine kırka bölmeli ve çıkan tutarı güncel altın kuruna çarpıp ödemelisiniz.

    Tabii daha çok düşük ayar takılarda taş vs süslemelerden ötürü net gramını çıkarmak zor olabilir ancak dilerseniz tanıdığınız bir kuyumcuya gidip kaba taslak takılardaki taş miktarını öğrenebilirsiniz ancak yine de net olarak bilmek için taşların sökülmesi gerekecektir bu da takıya zarar vereceğinden gönlünüze göre dilerseniz taş miktarı düşmeden hesap yapıp zekatınızı bir miktar fazla da ödeyebilirsiniz. Yine de zikrettiğimiz gibi imkanınız varsa güvendiğiniz ve işin ehli din bilginlerine

  • Altında Ayar Farklılıkları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    Altında Ayar Farklılıkları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    İstanbul kuyumcuları olarak müşterilerimizi sıkça sorulan altında meydana gelen ayar farklılıkları konusunda bilgilendirmek istedik. Öncellikle altın herhangi bir bozulma olmaması, ağırlığından bir şey kaybetmemesi ve az bulunur olmasından dolayı her dönem popülerliğini sürdürmüştür. Günümüzde altın, para yerine kullanıldığı gibi mücevher yapımında da kullanılmaktadır. Bilinen en eski kıymetli madenlerden olan altının uluslararası piyasada saflığını anlatmak için karat kelimesi kullanılır. Ülkemizde ise altının saflığını ifade etmek için ayar kelimesi kullanılır. Saf altın yani farklı bir metalle karışmayan altın 24 ayardır. Ayrıca altının içindeki has altının binde ile ifade edilmesine milyem denir. 24 ayar altın 1000 milyeme tekabül eder.

    Altında Ayar Farklılıkları Nedir?

    Altının saf hali yumuşak bir yapıya sahiptir. Bu yüzden bakır, gümüş, nikel veya platinle karıştırılarak şekil verilir. Bu durum madene göre renginde farklılaşmalar meydana getirir. Örneğin; altın gümüşle karıştırılınca sarı rengi alırken bakırla karıştırılınca kırmızı rengi alır. Ayrıca altının içindeki farklı metalin oranı artıkça altın sertleşir. Altına ne kadar fazla metal karışırsa altınında buna bağlı olarak oranı düşer. Örneğin; bir takıda 24’de 18’i altın 24’de 6’sı gümüş veya bakır ise o takı 18 ayar altından yapılmış demektir ve bu da 750 milyeme tekabül eder. Bir altının ayarı düştükçe değeri de azalacaktır. Ayarı yüksek altınlar çeyrek altın, Cumhuriyet altını gibi daha çok yatırım amaçlı alınan altınlardır.

    Altın ayar tablosu:

    Ayar Saflık (Binde)
    8 Ayar 333
    14 Ayar 585
    18 Ayar 750
    22 Ayar 916
  • İşçiliksiz bilezikler hangileridir?

    İşçiliksiz bilezikler hangileridir?

    Merhaba,

    Bu sitenin adına bakarak sadece kuyumculara yönelik yayın yapan bir portal olduğunu sanmayın, burası tüm İnternet kullanıcıları için kuyumculuk sektörüne ve altın piyasasına dair tüm merak edilenlere ışık tutmak için açıldı. Kuyumcuların Dünyası ailesinde yer almaktan dolayı mutluyum. Bundan böyle haftada 2 yazı ile sizinle birlikte olmaya çalışacağım. Bu yazılarda bazen sizlere pratik bilgiler verecek, bazen ekonomik ve finansal veriler üzerinden tahminlerde bulunacak bazen de gündeme dair yorumlar yazacağım. Madem bu ilk yazım ben de sizlere ilk yazımda çok merak edilen bir sorunun cevabını vermeye çalışayım.

    İşçiliksiz bilezik var mıdır? Varsa bunlar hangileridir?

    Şunu açık yüreklilikle söylemem gerekir ki takılarda “sıfır işçilik” diye bir durum söz konusu değildir. Size altının eritilerek çeşitli formlarda ulaşan bütün takıların ve hatta devlet tarafından üretilen sarrafiye dediğimiz tasarruf altınlarının tamamında belli bir işçilik vardır. Takdir edersiniz ki bu takılar kendiliğinden ortaya çıkmıyor illa ki bir zanaatkar, usta, çalışan tarafından üretiliyor. Tabi hemen de üzülmeyin işçiliksiz ürün yok derken işçiliği çok düşük ürün de yok demedik. Hem takı olarak kullanabileceğiniz hem de tasarruflarınız için koruyucu olabilecek onlarca uygun işçilikli bilezik modeli var ve bu modeller kuyumculuk sektöründe işçiliksiz diye adlandırılır ki bu modeller çok düşük işçilik oranları sayesinde bu tanımlamayı gerçekten hak ediyorlar. Şöyle ki altının gram fiyatının 350 liraları dahi aşan günümüzde bu bileziklerin işçilik oranı gramda bazen 5 liralara denk gelmektedir.

    Bugün piyasada işçiliksiz diye satılan çoğunluğu makine üretimi, az çaba ve personel gerektiren, üretim aşamaları çok uzun olmayan takılar mevcut. Özellikle sürekli değişen altın fiyatları göz önüne alındığında bunlara ödenen işçilik yok denecek kadar az bir tutara denk geliyor. Kuyumculuk sektöründe çok düşük işçiliğinden ötürü işçiliksiz adı ile bilinen ve bu nam ile satılan bilezikler ile ilgili semtinizdeki kuyumculardan bilgi alabilirsiniz ama biz yine de kısaca değinelim;

    İşçiliksiz bilezikler hangileri

    Burma bilezik bunların en çok bilineni. Yöreye göre adı ve tipi değişse de kısaca 22 ayar altından üretilen, üzerinde herhangi bir toka veya kelepçe bulunmayan, direkt bilekten geçen, tellerin burulması neticesinde imal edilen bileziklere en yaygın adıyla Adana burması deniyor. Bu bileziğe üç telli, iki telli, Erzurum, Antep, burgu ve benzeri isimler de verilebiliyor. Ben aşağıda birkaç örnek paylaşayım:

    Tabi işçiliksiz olarak niteleyeceğimiz bilezikler bu modellerle sınırlı değil. Özellikle son yıllarda kuyumculuk sektöründe üretim teknolojileri çok gelişmiş ve daha kolay üretilen bileziklerin modelleri epeyce çoğalmıştır. Sayfalara sığmayacak kadar çok olan bu modeller ile ilgili müşterisi olduğunuz meslektaşlarımızdan bilgi alabilirsiniz.

    Bu yazının size faydalı olduğunu umuyor, sorularınız için aşağıda bulunan yorum alanını kullanabileceğinizi hatırlatmak istiyorum.

    Saygılarımla.

  • Kuyumcu ne demektir?

    Kuyumcu ne demektir?

    Kuyumcu kelimesi köken olarak kuyum kelimesinden türemiştir. Kuyum eski Türkçe kökenli bir kelime olup, koymak-dökmek-döküm gibi anlamlara gelir. Madenlerin eritilip bir kalıba dökülmesinden doğduğuna inanılmaktadır.

    Kuyumcu daha çok değerli metalleri işleyip, bir şekle sokup, kullanılabilir bir forma getirerek satan kişiye denir.

    Türk Dil Kurumu sözlüğünde kuyumculuk:

    Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci:
    “Kuyumcu vitrini önünde nadir bir zümrüdü seyrettiğim sırada yanıma sokulmuş…” – Hüseyin Cahit Yalçın

    TDV İslam Ansiklopedisinde Kuyumculuk:

    Türkçe kud-mak > kuy-mak “(maden) dökmek” kökünden (bk. Clauson, s. 596, 677) türeyen kuyumcu “dökümcü, dökmeci” ve kuyumculuk “dökümcülük, dökmecilik” anlamını taşımaktadır. Terim olarak yalnız kıymetli madenleri kapsamına alan kelime için bugün, “birtakım teknik bilgilerle el becerisi yanında zevkiselim ve yüksek bir estetik anlayışı gerektiren kıymetli maden ve taşlardan ziynet eşyası imal etme sanatı” tanımlaması yapılabilir. Devamı>>
  • Kuyumculuk Terimleri Sözlüğü

    Kuyumculuk Terimleri Sözlüğü

    Hayatımızın bir parçası haline gelen kuyumculuk mesleğinde kullanılan kavramlara ne kadar hakimiz? Kuyumculuk terimleri sözlüğü size bu sektörde kullanılan tüm kavramları sunmak için hazırlandı.

    -A-

    Ag: Gümüşün kimyasal simgesi

    Agat Taşı: Koyu renkli sert bir taş.

    Ağartma: Altın gümüş eşyaların sulandırılmış sülfirik asit (Zaç Yağı) içerisinde temizlenip oksitlerinden arındırılması.

    Ajur: Altın veya gümüş levhaların üzerine yapılan motiflerde kıl testere ile lüzumsuz yerlerin boşaltılarak kafeslerin açılması işlemidir.

    Akışkanlık: Erimiş alaşımın kalıba iyi akabilme ve kalıbın tam şeklini alabilme özelliğini gösteren karmaşık özellik. Genellikle, aşırı ısıyla ve oksitlenme olmadığında artar. Çok çeşitli deneysel döküm test parçaları tarafından değerlendirilir.

    Alafranga: Mıhlamacılıkta altı açık çeşitli yuvalara taş takma tekniği.

    Alametifarika: Ürün üstünde ürünü yapan veya satan kişi veya kurumun kimliğini belirten işaret patent.

    Alaşım, Alaşım Yapmak: İki ya da daha fazla sayıda metalin, bileşen metallerin ayrı ayrı olduğundan daha iyi ya da daha dengeli özelliklere sahip olacak şekilde genellikle bir arada eritilerek oluşturulmuş bileşimi.

    Alaturka: Mıhlama işlmelerinde, taşın foyalı kabara içine sıvama tekniği ile yerleştirilmesi.

    Alçı: Erimiş altın alaşım elde edilmesi ve modelin tam ayrıntılı olarak kopyalanması için, hızlı-çöken silis cürufu ve bağlayıcının (etil silisat ya da asit fosfat), form elde etmek için plastik ya da mum model tarafına dökülüp yakıldığı refrakter kalıp.

    Alefi: Elmasın pırlanta kesiminde tabla üzerinde oluşan fasetlere verilen isim.

    Alman Gümüşü: Bakır, birinç ve %20-25 oranında çinko alaşımı.

    Amalgam: Metallerin cıva ile yaptığı alaşım.

    Amyant: Altın-gümüş objelerin üzerine konularak kaynak işlemlerinin yapıldığı yanmaz kağıt.

    Amonyak: Azot ve hidrojen bileşimi, keskin kokulu bir gaz. Kir ve yağ sökücü olarak kullanılır.

    Ana Metal: Altın, gümüş ve platin grubu metaller dışındaki hemen tüm metaller (örneğin; bakır, nikel, çinko). Ancak, alaşım bir araya getirme ya da kaplama yapılan değerli metallerle de ilişkilidir.

    Anot: Elektro kaplama,elektroformlama, elektroliz  işleminde metal temin eden pozitif elektrot.

    Anti-Eritken Madde: Bir takım alanlarının kaplanması için kullanılan ve kaynağın ıslanmasını ve akmasını önleyen bir bileşik.

    Astar: Külçe altın veya metal levhalarının silindirde inceltilerek işlenmeye hazır hale gelmiş hali

    Aşırı Isı: Döküm sırasında akışkanlık kazanması için bir metalin ya da sıvılaşmış bir alaşımın erime noktasının üzerindeki ekstra sıcaklık marjıdır ve erimiş metalin vaktinden önce donmaksızın kalıbı doldurmasını mümkün kılar.

    Au: Altının kimyasal simgesi

    Ayar (Karat): Metalin kendi cinsinden saflık derecesinin matematiksel ifadesi.
    Ayrıca, değerli taşların ağırlık birimidir.

    Ayar Damgalama: Altın, gümüş ve platin parçalarının saflığının belirtilmesi için, İngiltere Ayar Damgalama Yasasına tabi UK altın ayarlama (analiz) dairesi tarafından damgalanması, ancak diğer ülkelerde genellikle gayri-resmi ayar damgalamaya başvurulmaktadır.

    Ayar Kontrolü: Değerli metal karışımlarının saflığının belirlenmesi için değerli metal alaşımının, külçe, ingot, döküm ürünlerinin ve özellikle altın takıların analizi.

    Ayar Taşı Suyu: Küçük işlemden doğan çizik, sıyrık, eğe izleri ve ateş lekelerinin giderilmesi için kullanılan doğal, yumuşak kayağantaşı. 2 mm ile 25 mm arasında değişen küçük çubuklar halinde tedarik edilebilir. Suya batırılarak el eğesi gibi, genellikle pomzadan sonra ve cilalamadan önce kullanılır.

    -B-

    Baget: Değerli taşların dikdörtgen prizma halinde kesilmiş şekli.

    Bağlantı Kaynağı (Yada Sızdırmaz Kaynak):
     Elektronik bir kontrol aygıtıyla sıralanan nokta kaynakların üst üste bindirilmesiyle kesintisiz sızdırmaz kaynak oluşturan art arda gerçekleştirilen nokta kaynak uygulaması; tek nokta kaynakta olduğu gibi, elektrotlar çubuk değil, disk olabilir.

    Başlık/Uç (Şalümoyla Kaynatma):
     Alev çapını kontrol eden gaz/oksijen karışımı çıkışının türünü (başlık-karışık ya da enjeksiyon-karışık) ve büyüklüğünü açıklar. Gaz hızı, alev uzunluğunu kontrol eder.

    Başlık: Başa konulan süs eşyası, tepelik.

    Besleme: Döküm katılaştıkça meydana gelen büzülmenin telafi edilmesi için, döküm yolu, döküm ağızlarından erimiş durgun metalin döküm kalıplarına beslenmesi için gereken işlem. Ağırlıktan kaynaklanabilir, aksi takdirde basınçlı olabilir. Beslemenin yetersiz olması, poroziteye ve çekilme boşluğu kusurlarına yol açar.

    Beşibiryerde: Sarrafiye ürünü. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait, beş altın lira gramına eşit altın paranın halk arasındaki ismi.

    Beyaz Radyasyon: Tayfın görülebilir ışık aralığında bulunan, dalgaboyu karışık radyasyon (sözgelimi 400-750 nm). Bu radyasyon bazı dalga boyu tepe değerlerini (renk şeritleri) içerebilir, ayrıca kızılötesi ve morötesi radyasyonla da ilişkilidir.

    Bezel: Elmasın pırlanta kesiminde tabla üzerinde oluşturulan en büyük yüzeyli sekiz fasetin adı.

    Bezeme:
     Süsleme, dekore etme.

    Bileği Taşı: Çelik kalemlerin ağzının keskinleştirildiği dikdörtgen prizma şeklinde sert taş.

    Bileşim Çubukları: Eriyebilir çubuklar, cilalama tekerlerine, cilalama derilerine uygulanır; mum ya da sabun bağlı ince öğütülmüş oksitlerden yapılır. Renkler, olası oksit ve kesme gücünü göstermektedir.

    Bor Nitrit: Pırlantaya yakın sertlikte ve 1900 °C üzerinde kararlı, son derece yüksek basınç ve sıcaklıklarda üretilen kızıl kara küp taneleri. Özellikle, elmas ile reaksiyon sorun olduğunda kaplanmış yapışkan madde olarak kullanılır.

    Boraks: Teneker diye bilinen boraks, kimyada sodyum tetraborat diye geçer. Kuyumcular kaynak yaparken alevin hararetini arttırmak ve kaynaklanacak kısmın yağ ve oksitlerden arınması için temizleyici özelliklerinden yararlanırlar. Kaynak işleminin vazgeçilmez malzemesidir.

    Boşaltma: Mıhlama işleminde kullanılan yarım yuvarlak uçlu çelik kalem.

    Bronz: Bakır ve çinko alaşımıdır. Bakır, pirinç, çinko alaşımına da aynı ad verilir.

    Brose: Takılarda matlaştırma amaçlı aşındırıcı sert keçe.

    Broş: Süs iğnesi olarak kullanılan takı.

    Buharla Lehimleme: 
    Kuyumculukta kaynak oluşturmada kullanılan katkı maddesi.

    -C-

    Cd: Kadmiyumun simgesi

    Cevahir: Arapça’da cevherin çoğul hali. Elmas yakut gibi değerli taşlardan üretilmiş mücevher.

    Cilalama: Genellikle zımparadan sonra, perdah tozu cilalayıcı bileşenleriyle dolu fırça ya da döner tekerler kullanılarak metale parlaklığın kazandırıldığı son bitirme aşaması.

    Cimar: Yüksek ayarla üretilmiş takılara antik görüntü ve mat has rengi kazandıran kaplama tekniği. Güherçile, sodyum klorürlü su ile karıştırılır. Kaplama yapılacak bu obje bu eriğiye batırılarak işlem tamamlanmış olur.

    Cu: Bakır’ın kimyasal simgesi.

    Cüruf:
     Eritilen maddenin boraks, karbonat ve nişadırla temizlenmesinden sonra kalan ramatlık artığı. Kal sistemiyle geri dönüşüm sonrası oluşan posa.

    -Ç-

    Çapak: Santrifüj veya kum döküm esnasında taşan ve dökülen parçaların ek yerlerindeki fazlalıklara denir.

    Çapla: Mıhlayıcılıkta kullanılan düz ağızlı çelik kalem.

    Çekme: Zımbanın levhayı bir kalıptan iterek geçirdiği, ancak, levhanın çevresinin radyal çekmenin engelleneceği şekilde sınırlandırıldığı bir levha presleme işlemi. Oluşan şekil, zımbanın çevresine çekilir.

    Çentik:
     Testerenin açtığı gerçek yarık ya da kanal; ayrıca, malzemenin kesme genişliği ve hacmi de maden talaşı haline getirilir.

    Çırak: Sanata meraklı, aydınlatılması gereken kabiliyeti keşfedilmiş çocuk.

    Çift: Küçük maşa görünümünde tezgah ve kaynak işlemlerinde kullanılan kuyumcu aleti.

    Çörüşme: Isıl işlem ve kaynak işlemlerinde, maddenin fiziki görünümünün bozularak pürüzlü hale gelmesi.

  • Kuyumculuğun Tarihçesi

    Kuyumculuğun Tarihçesi

    Antik takıların karmaşık kompozisyonları, ayrıntılı ve özenli işçilikleri incelendiğinde, akla hemen bunların hangi aletlerle, hangi üstün teknik bilgiyle yapıldığı sorusu geliyor. İnsanın yaratıcı gücünün bir uzantısı olan bu teknik gelişimler, aynı zamanda insanın çevresindeki malzeme ile savaşımının da bir göstergesi.

    Kültürün en eski çağlarından itibaren teknik ve insan iç içe. . . Plastik deformasyonu çok yüksek olan altının bu özelliği, İlk Tunç Çağı’nda biliniyordu. Eski çağların ustaları, saf altını döverek zar gibi inceltebiliyorlardı. Varak ve varak kaplama denilen bu teknik Mısırlılar, Çinliler, Yunanlılar tarafından kullanılmıştı. İslam sanatında altın ve gümüş varaklar, ahşap ve metal eşyanın yanı sıra minyatürlerin renklendirilmesinde, baskı motiflerinde ve elyazmalarında geniş ölçüde kullanılmıştı. Kuyumculuk tarihinin başlangıcı gibi kabul edilebilecek varakçılık sanatı, 19. yüzyıl sonlarında savaş döneminin ekonomik sıkıntıları ve değişen sosyo-kültürel koşullarda hızla geriledi ve unutuldu. Kuyumculuğun tarihi, doğal olarak sayısız tekniklerle dolu. Günümüz kuyumculuğunda seri ve standart üretim için kullanılan santrifüj (merkezkaç) veya vakum gibi döküm tekniklerinin temeli olan kaybolan mum tekniği, delikli süslemeler yapmak için kullanılan ajur, kazıma tekniği, taneleme anlamına gelen granülasyon ya da Türk kuyumculuğundaki karşılığıyla güherse, tombaklama ve mine tekniği bunların belli başlıları. . .

    Uşak/Lydia hazinesi ya da popüler adı ile “Karun Hazinesi” Anadolu’da kuyumculuk ve kullanılan aletlerle ilgili önemli bilgiler sunuyor. Bu hazine içinde yer alan iki tane bronz üfleme borusu ile takı ve heykelcilik üretiminde kullanılan 30 parça bronz kalıptan oluşan kuyumcu aletleri özel bir öneme sahip. Bronz üfleme boruları metalin ergitilmesi sırasında körük uçlarına takılıyordu. Bulunan kalıpların bir bölümü stampa pinçonlarıydı. Bir bölümü de kalıp üzerine konulan ince soy metal levhaların, çekiçlenerek kalıbın formunu alması için kullanılan dövme kalıplarıydı.

    DEĞERLİ MADENLER, TAŞLAR

    Günümüzde kuyumculuk, gelişmiş teknolojiyi kullanan, insanlığın eski çağlardan bugüne taşıdığı bilgi birikimiyle ve estetik değerlerle beslenen bir meslektir. İnsanların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak amacıyla ürünler tasarlamak, üretmek ve onların beğenilerine sunmak kuyumculuğun çalışma alanlarıdır.

    Kuyumcu, dünyanın en değerli madenleri ve taşları ile uğraşmaktadır. Beğeni düzeyi yüksek müşteriler için ürün ve hizmet üretmektedir. Bu gerçekten çok zevkli, ama özveri isteyen bir meslektir. Bilgi, beceri, deneyim sahibi olmak, kültürel yapıyı iyi gözlemlemek, insanlarla sağlıklı iletişim kurabilmek ve en önemlisi, güvenilir olmak gerekmektedir.

    Makine kalemlerinin kullanım alanları çok geniştir. Başta alyans ve bilezikler olmak üzere, kuyumculukta hemen hemen her ürün grubu bu tür kalemlerin kullanımına uygundur.

    Bugün freze kalemin kuyumculukta çok geniş bir kullanım alanı vardır. Örneğin; makine kalemleri (posalux) daha çok alyans ve bilezikte kullanılabilirken, freze kalemleri bunun aksine her ürün üzerinde kullanılabilir. Freze kalemin makine merkezli değil, el işçiliği merkezli olması da, yeni modeller üretmeye çok uygun bir altyapı oluşturmuştur.

    Zincir kalemler tıraşlama, makineden çıkan zincirin üzerinin alınmasıyla olur. Bu her zincirde başvurulmayan bir işlem olmakla birlikte, kimi modellerde ise büyük bir zorunluluktur. Diğer bir işlem ise tıraşlamadır. İç- Dış torna kalemler Alyansın içi, iç torna kalemiyle temizlenirken, dış torna kalemiyle de yanları düzeltilmekte, modele göre farklı noktalarda kullanılmaktadır. Ülkemizde CNC kalemlerin başlıca kullanım yeri alyanslardır. Bunun yanında bilezik de CNC uygulamasına oldukça müsait bir üründür. Lazer yüzük ve küpeler, lazerin en fazla kullanıldığı alanlardır. Altın üretiminde lazer kullanımı iyice azalmış, gümüşe kaymıştır. Çelik kalemler, kullanıcı kalemi mat olarak atmak istediğinde çelik kaleme başvurur. Bunun yanında kanal açma, malın belli bölümünü alma gibi kaba işler de çelik kalemle yapılır. Çelik kalem alyans üretiminin vazgeçilmez unsurudur ve öyle ki karşılaştırdığımızda elmas kalemlerden bile önemli olabilmektedir.