Van’ın Bahçesaray ilçesinde yaşayan bir gurup arkadaş olumsuz hava koşullarından dolayı yiyecek bulamayan sokak hayvanları için sıcak yemek hazırladılar.
Tavuk ve makarnadan oluşan sıcak yemeği ilçede yaşanan kar yağışının ardından yiyecek sıkıntısı çeken hayvanlara dağıtan vatandaşların bu davranışı büyük takdir topladı.
Sokak hayvanları için sıcak yemek hazırlayan vatandaşlardan biri olan Affan Orhan bu iyilik hareketini sosyal medya hesabından şöyle duyurdu:
Arkadaşlarımızla, Bahçesaray'da ki Sokak köpekleri için makarna ve tavuk karışımı ile yemek hazırladık. pic.twitter.com/fG4xveZ1nh
Sokak hayvanları için bunun geçici bir çözüm olduğunu yazan Orhan, kalıcı çözüm arayışına girdiklerini ve dileyen vatandaşların mama göndererek destek olabilecegini açıkladı.
İlçenin belirli noktalarında tespit ettiğimiz köpekleri şimdilik doyurduk.. Kalıcı bir çözüm bulmak gerek.. Sürekli mama bulacakları noktalar, ufak barınakları… pic.twitter.com/kzjJlS2CIl
Kuyumculuk gibi çok kapsamlı bir mesleğe sahip olmak isteyen kişiler için ülkemizde bazı meslek liselerinde Kuyumculuk Teknolojisi adıyla bölümler mevcuttur. Bu yazımızda kuyumculuk bölümü olan meslek liseleri hakkında bilgiler derledik.
[galeri]
Kuyumculuk Teknolojisi Bölümü hakkında
Kuyumculuk teknolojisi alanı, son yıllarda ülkemizde hızlı bir gelişim süreci içerisine girmiştir bu sebeple kuyumculuk bölümü olan meslek liseleri gittikçe daha çok rağbet görmektedirler. Hatta bu kuyumculuk teknolojisi bölümü dışında bir de İstanbul Küçükçekmece ilçesinde sadece kuyumculuk sektörüne yönelik eğitim veren bir lise bulunmaktadır. Bu alanda yetişmiş nitelikli iş gücü ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Gelişim süreci ve çoğalan iş gücü ihtiyacı, sektörde faaliyet gösteren çalışanların bilgi ve yeteneklerini artırarak kişisel gelişimlerini beslemeleri gerekmektedir.
Kuyumculuk sektörü kapsamında yer alan mesleklerde, sektörün ihtiyaçları, bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında gerekli olan meslekî yeterlikleri kazanmış, nitelikli elemanları yetiştirmek amaçlanmaktadır.
Bölüm meslekleri:
Takı tasarımcısı ve imalatçısı
Takının tasarımını, ölçülerini belirleyerek kâğıda aktaran ve üretimini yapan kişilere takı imalatçısı denir.
Dökümcü
Sadekar
Mıhlamacı
Telkarici
Kalemkar
Ocakçı
Kakmacı
Atölyeci
Rodajcı
Cilacı
Mineci
Yaldızcı
Aslında yukarıdakilerle birlikte takı sektörünün tamamında başkaca onlarca alt başlık bulabilmek mümkündür. Her ne kadar teknoloji çağında yaşıyor olsak da kuyumculuk sektöründe el işçiliği nitelikli ürünlere meraklı insan sayısı bir hayli fazladır. Bunun sonucu olarak el işçiliğine yönelik istihdam ihtiyacı nitelikli eleman kıtlığı ve sektörün dünya çapında büyümesinin bir sonucu olarak sürekli artmaktadır.
Sonuç olarak:
Kuyumculuk teknolojisi bölümünde okuyan kişilerin kişisel gelişimlerine ve hayal güçlerine bağlı olarak oldukça yüksek gelirli iş olanağına sahip olmaları kuvvetle muhtemeldir. Özellikle ülkemizin de son yıllarda artan takı ihracı bu sektörün de nitelikli eleman ihtiyacını artırmaktadır.
Hemen her yerleşim biriminde klasik bir esnaf gibi karşımıza çıkan kuyumcular hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Aslında kuyumculuk nedir? Tarihçesini daha önce paylaştığımız bu güzide mesleği daha yakından tanıyalım. Çok boyutlu organizasyon ve operasyona muhtaç olan kuyumculuk mesleği ile ilgili bilgi vermeye çalışalım.
Tarihsel misyonu olarak değerli metal ve taşları takı formuna getiren, bu takıları kullanıcıya sunan zanaatkarlara kuyumcu denir. Geçmişte kuyumcu dendiğinde daha çok atölyede takı işleyen kişisel akla gelmekteydi. Günümüzde ise bu tanım biraz daha genişlemiş, ekonomik bir değer olan altın veya gümüş gibi madenlerin tasarruf amacı ile satıldığı yerlere de kuyumcu denmeye başlanmıştır.
Nostaljik bir kuyumcu terazisi
Kuyumculuğun Tarihi Gelişimi
Değerli taşlar ya da madenler insanoğlunun var olduğu süreçten bugüne her zaman ilgisini çekmiştir. Altın da çıkarılması ve işlenmesi ile ilk çağlardan bugüne dek popüler olarak yerini korumuştur. Bu nedenle kuyumculuğun tarihi de oldukça eskidir. Takı tarihi şuandan 30000 yıl öncesine dayansa da kuyumculuk tarihi olarak baktığımızda M. Ö. 4000 sonlarında başlar. Anadolu, Mezopotamya ve Mısır gibi yerlerde kuyumculuğun gelişmeye başladığı görülmüştür. Altın gibi takılar gösteriş, üstünlük veya süs için eski zamanlardan beri oldukça tercih edilirdi. Bu da bu takıların satışını ve işlenmesini sağladı.
Kuyumculuk Tarihi
Altın ustaları eski çağlarda bile altını döverek çok ince bir madde haline getirebiliyordu. Çin, Yunan ve Mısır bölgesindeki insanlar bu inceltme yani varak tekniğini çok fazla kullanmaktaydı. İslam olan yerlerde ise İslam sanatı ile beraber altın ve gümüş birçok farklı alanda kullanıldı. El yazmalarında, ahşap ürünlerde, minyatürlerin renklendirilmesinde, baskılı motiflerde, metal eşyalarda vb. birçok yerde altın kullanılmaktaydı. Kuyumculuk o dönemde varak tekniği ile bilinirdi. Fakat 19. yy sonlarında tüm dünyada savaşların artması, halkın sosyal ve ekonomik durumu gibi durumlar kuyumculuk sanatını unutturdu. Şimdilerde ise kuyumculuk mesleği farklı bir şekilde gelişse de özünde aynıdır. Kuyumcu altın gibi doğal madenleri ve taşları işleyerek bu ürünlerin üzerinde tasarım yapar. Böylece ortaya farklı ve güzel takılar, motifler çıkar.
Kuyumculuk Terimleri
Bu yazımızda kuyumcu ne demektir sorusuna cevap bulduk. Kuyumculuk terimleri ile ilgili de daha önceden bir makale hazırlamış ve size sunmuştuk. Kuyumculuk mesleğine daha iyi vakıf olabilmeniz için bu terimleri bilmenizde büyük yarar görüyor. Kuyumculuk terimleri sözlüğü için bağlantıyı tıklayınız.
Yatırımcıları karşısına daha çok piyasa analizlerinde çıkan güvenli liman kavramını açıklamaya çalışalım. Güvenli liman nedir, güvenli liman araçları nelerdir birlikte bakalım.
Olağandışı piyasa ortamlarında yatırımcıların korunmak amacı ile yatırım yaptıkları, güvenilirliği geçmişteki performansına göre kanıtlanmış yatırım enstrümanlarına güvenli liman denir. Güvenli liman arayışı parasının değeri çok hareketli olan, enflasyonu yüksek olan gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerde daha fazladır.
Güvenli liman nedir denilince çoğunlukla akla altın geliyor olsa da bazı durumlarda istikrarlı ülke para birimleri de yatırımcılar nezdinde güvenli liman özelliği taşıyabilmektedir. ABD doları rezerv para olduğu için çoğunlukla altın dışında en çok tercih edilen güvenli liman olabilmektedir.
Kazançtan ziyade enflasyon, para değeri kaybı gibi durumlarda kaynaklarını korumak isteyen yatırımcılar güvenli liman olarak gördükleri maden veya para birimlerine yatırım yaparlar. Bu durum çoğu zaman talep eğrisi hareketlerinden ötürü belli bir fiyat enflasyonu oluşturuyor olsa da yatırımcı için kazançtan ziyade kayıp koruma anlamına gelmektedir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB), haftalık gösterge repo faizinde 200 baz puan artışa gitti.
TCMB Para Politikası Kurulu(PPK) toplantısının ardından yapılan açıklamaya göre, haftalık repo faizi %15,00’ten %17,00’ye çıkarıldı.
TCMB önceki iki toplantısında faizi 675 baz puan artırmıştı. Böylece bugünkü toplantıyla birlikte 3 toplantıda artırım toplam 875 baz puana ulaştı.
Merkez Bankası Beklenti Anketinde enflasyon beklentisi yıl sonu için %14,18, 12 ay sonrası için %10,84 ve 24 ay sonrası için %9,24 seviyesinde bulunuyor.
Pandemi dolayısı ile güvenli liman olma özelliğini pekiştiren ve bundan güç alan altın fiyatı aşı haberleri, görece iyimser veriler ve kötümser havanın çoktan fiyatlanmış olması sebebiyle kayda değer bir geri çekilme yaşadı. Peki bu seviyelerden sonra Altın fiyatı yükselir mi sorusuna birlikte cevap arayalım.
Geçtiğimiz aylarda serbest piyasada gramı 540₺ bandına kadar yükselen değerli metal bu ivmesi ile pekçok yatırımcıyı cezbetmiş ve 500’lü seviyeler çok sayıda yatırımcı tarafından alım fırsatı olarak değerlendirilmişti.
Kasım ayının ilk haftasında tarihi rekor seviyesi olan 540₺/gr fiyatı, yine Kasımın son işlem günü 440₺ seviyesine kadar düşerek yatırımcısını ters köşeye yatırdı.
Peki Altın fiyatı yeniden yükselir mi?
Normal bir piyasa ortamında teknik analizler yardımıyla bu soruya daha olası bir cevap vermek mümkün olabiliyor. Ancak pandemi piyasasında öngörüler çok da sağlıklı olmuyor. Örneğin sisli bir havada araç kullanmak gibi görüş mesafemiz epey zayıflamış durumda.
Her ne kadar 440₺/gr seviyesinden yeniden 470₺/gr seviyelerine doğru bir tırmanış yaşanmış olsa da, 470 seviyesi kuvvetli bir direnç noktası oluşturup her seferinde 458-466 bandında bir üçgen hareketi yarattı.
Altın fiyatının yeniden yükseliş trendi için hiç kuşkusuz önce 470 sonra 490 ve nihayet 500 psikolojik noktaları aşılmalı ve bu noktalar üzerinde kuvvetli işlemler oluşmalı. Bu seviyeler asıldığı takdirde yeni bir kuvvetli yükseliş sinyalleri yanıyor demektir. Kısacası teknik analizlerin de bize yardımcı olduğu gibi belli bir yükseliş için önceden geçmekte zorlandığı noktaları geçmesini beklememiz gerekiyor.
Yasal Uyarı: kuyumcularindunyasi.com da yer alan haber ve yorumlar analiz kapsamındadır yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir.
Uzun bir ara olduğunun farkındayım ama maalesef Covid-19 belası yüzünden alışkanlıklarımız ve çalışma tarzımız çok değişti. Bir anda bütün dünyanın düzenini alt üst eden bu pandemik hastalığın bir an önce yok olmasını dileyerek altın takılarda işçilik nedir başlıklı yazıma başlıyorum.
Değerli dostlar biz mağazalarımızda ürün satarken bu kavramı çok sık kullanıyoruz. İşçilik nedir, altın takılarda alınan işçilik hangi anlama gelir biraz da teknik bir konu ve bu teknik detayların da izaha muhtaç olduğunu hissettiğim için bu yazıyı kaleme alıyorum.
Kısaca İşçilik altın veya başka bir değerli madenin takı halini alırken emek sarf eden üretim ve satış elemanlarının bütününün emeğinin karşılığıdır. Bu üretim aşaması altının külçe halinden önce başlar ve kuyumcu vitrinlerinden sizlerin kullanımına sunulur.
Üretim aşaması
Altın veya değerli bir takının üretim aşamasını sıralayacak olursak
Tasarım
Tasarımcıların özel programlar kullanarak çizdikleri çok boyutlu çalışmalardır.
Kalıp
Sektöre özel programlar kullanılarak hazırlanan çok boyutlu tasarımların kalıbının çıkarılma aşamasıdır. Bu kalıplar çoğunlukla özel bir mum kullanılarak çıkarılır.
Döküm
Özel kalıplara önceden belirlenen saflıkta sıvı hale getirilmiş altın dökülür.
Sadekâr
Kalıp sonrasında oluşan fazlalıkları törpüleyen, ürünü son formuna getiren ustalara sektörde sâdekâr denir. Bu uzmanlar büyük titizlikle bir takının son haline gelmesini sağlarlar.
Mıhlama
Taşlı ürünlerde bu taşların ürüne monte edilmesine mıhlama denmektedir.
Cila ve İstim
Bir ürünün kullanılabilecek son hali ise cila ve istimden sonra otaya çıkar. Kuyumcu vitrinlerinde gördüğünüz o ışıl ışıl takıların parlaklığı cilacı ustaların maharetli ellerine borçludur.
Üretim aşamasından sonra
Üretim aşamasından sonra bir de bu ürünlerin dağıtımını yapan büyüklü küçüklü firmalar ürünlerin kuyumcu vitrinlerine ulaşmasını sağlar. Üretimden son kullanıma kadar ciddi bir emek ürünü olan altın takıların, işçilik farkları işte böyle ortaya çıkar. Sattığınız zaman zarar ediyorsunuz deyimini kullanmayı sevmiyorum; daha çok zevk işi bir takıyı bir süre kullandıktan sonra bile önemli bir değer elde edebiliyorsunuz.
Bir üründe ne kadar işçilik alınır?
Geldik herkesin merak ettiği bir sorunun cevabına. Değerli dostlar hemen bütün tüketim ürünlerinde olduğu gibi değerli madenlerle veya taşlarla yapılmış ürünlerin de standart bir işçiliği olamaz. Basit bir anlatımla özel bakım gerektiren sebzelerin dahi aynı türden sıradan üretimle elde edilmiş sebzelerden daha farklı fiyatlara satıldığı malumunuzdur. Bazı takılar da yukarıda zikrettiğimiz aşamalarının büyük bölümü makinalarca tamamlandığı gibi bazılarında ise büyük kısmı el emeği ile sizlere ulaşıyor ve haliyle işçilikleri farklı olabiliyor.
Umarım faydalı bir yazı olmuştur, saygılarımı sunuyorum.
Sevdiğiniz birine yüzük alacaksınız ama haberi olsun istemiyorsunuz. Bu durumda yapmanız gerekenleri anlatan bir yazı kaleme aldık.
Sevgilinizle ilişkiniz ilerledi ve artık o evreye geldiğinizi düşünüyorsunuz. Evlenmeye hazırsınız. Tabii ilk adım olarak bir yüzükle ona meşhur soruyu sormak istiyorsunuz. Bu yüzük ömür boyu eşinizin parmağında olacak. Bu yüzden seçerken çok dikkat etmeniz gerekiyor. Dikkat etmeniz gereken tek şey yüzüğün güzelliği değil. Bir diğer konu da yüzüğün ölçüsü. Göz kararı yapılan tahminlerle alınan yüzükler genellikle yaptırılmak için geri dönüyor. Bu duruma düşmemeniz için sevgilinizin yüzük ölçüsünü almanıza yardım edeceğiz.
Birinci Aşama
Sevgilinizin yüzük parmağına taktığı bir adet yüzüğü ele geçirmeye çalışın. Öncelikle sevgilinizin yüzük parmağına taktığı yüzükleri inceleyin. Bunlar arasında rahatsız olduğu varsa ölçü almak için bunu seçmekten kaçının. Sevgiliniz ile buluşmalarınız sırasında taktığı yüzüğü almak için pek çok fırsat yakalayabilirsiniz. Sevgilinizi o gün yüzüğünü çıkartması gereken bir yere götürebilirsiniz. Mesela sevgilinizi bowling oynamaya götürüp yüzükle rahat oynayamayacağını söyleyip çıkartmasını sağlayabilirsiniz. Böylece yüzüğe erişim sağlarsınız. Bir diğer seçenek ise beraber yaşadığı kişi veya kişilerden odasından bir adet yüzük alması için yardım istemenizdir.
İkinci Aşama
Sırada elinizdeki yüzüğe göre ölçü almanız var. Bunun için en kolay yol ölçü çemberi kullanmaktır. Bir adet ölçü çemberinin üstüne yüzüğü koyup, yüzükle aynı ölçüde olan çemberi bulun. Bu yüzük ölçüsünü verir. Yüzüğü aldığınızı fark ettirmek istemiyorsanız bu aşamayı birinci aşamayla birleştirebilirsiniz. Mesela bowling esnasında cebinizde taşıdığınız ölçü çemberi üzerinde hemen test yapabilir ya da yardım aldığınız ev arkadaşından direkt olarak bu yöntemle ölçü almasını isteyebilirsiniz.